Her ne kadar sonuç olarak İcra Müdürlüğünün icranın iadesi talebi üzerine davacıya gönderdiği ödeme yazısı nedeni ile İcra Hukuk Mahkemesi 2013/462 esas sayılı dosyasında icra müdürlüğü işleminin iptaline karar verimiş olsada, davalının icranın iadesi yoluna başvurmasının nedeni Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2013/2800 esas 2013/4226 karar sayılı ilamının infaz edilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Yapılan hacizlerde bu talep nedeni ile meydana gelmiştir. Bu durumda icranın iadesinin istenmesinde ve yapılan hacizlerde davalının kusuru bulunmadığına göre davanın tümden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu nedenle borçlunun icranın iadesini isteyebilmesi için (İİK.nun 40/2. maddesi gereğince) bozmadan sonra verilecek hükmün kesinleşmesi zorunludur. Somut olayda, bozmadan sonra verilen 20.12.2011 tarih 2011/446-465 Karar sayılı mahkeme ilamı kesinleşmediğinden icranın iadesi şartları bulunmamaktadır. O halde mahkemece şikayetin kabulü icra müdürlüğünün 03.02.2012 tarihli işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.nun 366 ve HMK.nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK 388/4. (HMK 297/4) maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu nedenle, borçlunun, icranın iadesini isteyebilmesi için (İİK.nun 40/2. maddesi gereğince) bozmadan sonra verilecek hükmün kesinleşmesi zorunludur. Somut olayda, Yüksek Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin bozmasından sonra verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme ilamı bulunmadığından icranın iadesi şartları bulunmamaktadır. O halde; mahkemece şikâyetin kabulü İcra Müdürlüğünün 09.03.2012 tarihli işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikâyetin reddi isabetsizdir. Davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğü’nün 2007/8082 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icranın iadesi işleminin iptaline ve davalıya borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesi talep etmiş, 07.12.2020 tarihli dilekçesi ile; huzurdaki menfi tespit davası devam ederken icra tehdidi altında davacı şirkete ait aracın satılarak dosya borcunun kapatıldığını ve menfi tespit davasının kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğünü illeri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, icranın iadesi işleminden dolayı icra tehdidi altında ödenen 80.531,93 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 80.531,93 TL üzerinden harcı ikmal etmiştir. Davadaki uyuşmazlık, Ankara ......
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi - K A R A R - Uyuşmazlığın İİK.nun 40.maddesine dayalı icranın iadesi istemine ilişkin bulunmasına, menfi tespit ya da itirazın iptali biçiminde bir talebin bu davada yar almamasına ve tarafların sıfatına göre kararın temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 11.Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, 04.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
işlemlerine geçildiğini, sonuçta müvekkiline ait aracın satılmasına karar verildiğini, oysa takibin iptal edilmesinin alacağı ortadan kaldırmadığını, takibe konu senetlerdeki imzaların davalıya ait olduğunu ileri sürerek müvekkilinin Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2007/8082 numaralı dosyası üzerinden aleyhine yürütülen icranın iadesi işlemi nedeniyle icra işlemlerinin ve 19.11.2009 tarihli satış işleminin durması için tedbir karar verilmesini ve davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İcra Müdürlüğünün 2011/5797 sayılı dosyasından İİK 40. maddesine göre icranın iadesi talebinde bulunup bulunmadığının ilgili icra müdürlüğünden sorulmasına; b)... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/82 Esas, 2015/43 sayılı kararı gereğince iş bu dosyanın davacı taraflarınca SGK aleyhine icra takibi başlatılıp başlatılmadığı, SGK tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının SGK Müdürlüğü ve dosyanın davacılarından sorulması, alınacak cevapların evraka eklenmesi istenilen hususların eksiksiz olarak tamamlanmasından sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 27/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
doğrultusunda İİK 72/5 maddesi uyarınca icranın tamamen eski hale iadesi talebinde bulunabileceği, vekil ile müvekkili alacaklı arasında vekalet sözleşmesi hükümlerinin ancak kendi aralarında hüküm doğurabileceği ve vekilin vekalet ücretini sözleşme koşullarında müvekkilinden talep edebileceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne, muhtıranın iptaline karar verildiği görülmektedir....
Karar sayılı ve ... tarihli kararı ile kaldırılmasını müteakip anılan icra dosyasında davacı tarafça tahsilat yapıldığından İİK. 40. maddesi uyarınca kaldırma ilamı ışığında icra dairesince yapılacak olan icranın iadesinin durdurulması ve icra müdürlüğünce icranın iadesi zımnında çıkarılan muhtıra ile iadesi talep edilen tutar karar alacak talebi olduğu sonucuna varılmıştır. İcra ve İflas Kanununun "İcranın İadesi" başlıklı 40. maddesinde "...Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." düzenlemesinin yer aldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dava konusu ... İcra Müdürlüğünün ... ( yeni ...) takip sayılı dosyasında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin ......
Mahkemenin nitelendirmesi ve temyiz kapsamına göre, uyuşmazlık; icra mahkemesince verilen icranın iadesi kararının temyiz istemine ilişkin olup, hükmün temyiz incelemesi Yüksek 12. Hukuk Dairesi'nin görevi kapsamındadır. Bu durumda, 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda değişiklik yapılması hakkındaki 6644 sayılı Kanun gereğince dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 02.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


