Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır....
Davalı-borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi durumunda, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması bir dava şartı olduğundan mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenir ve takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılırsa, takibin yetkisiz icra dairesinde yapılmış olması nedeniyle davada dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilir. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmediği halde, mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda ise, itirazın iptali davalarının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde yapılacağına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmaması nedeniyle, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi, itirazın iptali davası yönünden yetkili hale getirmeyeceğinden, genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir. Somut olayda icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir....
Borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe, takibe konu borca , borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep etmiştir. Borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksızdır. Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz İtirazın İptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine,Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı ... A.Ş., işbu dava ile “... Mah. ... ... Cad. No:... Gaziosmanpaşa/ISTANBUL" adresindeki ticarethane vasıflı abonelikte ... No'lu tesisattan adıma tahakkuk eden enerji bedelini ödemediğim gerekçesi ile başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğü ......
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur....
İş sayılı dosyalarından alınmış olan ihtiyati haciz kararına dayanılarak......Takip sayılı dosyası ile takip başlatmış ancak davalıların imzaya, borca, faizi ve fer'ilerine itiraz etmeleri sonucunda .. sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun İhtiyati .. Tamamlayan merasim madde başlıklı 264'üncü maddesi uyarınca "Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde .... bulunmaya veya dava açmaya mecburdur. İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur."...
Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır....
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur....
İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;davacının, davalı aleyhinde İzmir ... İcra Müdürlüğünün ......
İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçtiğini, davalının takibe konu borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, 16/02/2022 tarihinde arabuluculuk toplantı sonucunun anlaşamama olarak neticelendiğini, bu tutanağın ibraz edildiğini, takibin 17.876,12-TL üzerinden devamına karar verilmesini, açılan takibe kötü niyetle itiraz edildiğinden icra dosyasında takip çıkışı olan 17.876,12-TL tutarındaki haklı alacağa takip talebinde talep edildiği üzere %20 icra inkar tazminatı ile mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçtiğini, davalının takibe konu borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, 16/02/2022 tarihinde arabuluculuk toplantı sonucunun anlaşamama olarak neticelendiğini, bu tutanağın ibraz edildiğini, takibin 17.876,12-TL üzerinden devamına karar verilmesini, açılan takibe kötü niyetle itiraz edildiğinden icra dosyasında takip çıkışı olan 17.876,12-TL tutarındaki haklı alacağa takip talebinde talep edildiği üzere %20 icra inkar tazminatı ile mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....


