"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı ..... Esnaf Kefalet Kooperatifi tarafından borçlu ... hakkında 22.02.2013 tarihli ipotek belgesine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 9 no'lu ödeme emrinin tebliği üzerine, adı geçenin yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile borca, faiz ve fer'ilerine itiraz ettiği, alacaklı vekilinin ise itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu görülmüştür....
Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır....
Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır....
Maddesi uyarınca, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı-borçlu vekilinin de yasal itiraz süresi içerisinde 02/11/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği, buna bağlı olarak icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğu, takibin durdurulması kararının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının yasal süre içersinde bu davayı açtığı anlaşılmıştır....
yapmış olduğu icra takibinde hem yetkiye hem borca itiraz ettiğini, davacı tarafından borca itiraz kabul edilmeyerek yetki itirazının kabul edildiğini ve dosyanın ------- sağlandığını, bunun neticesinde ise ----- Esas sayılı dosyası açıldığını ve davalı tarafa yeniden ödeme emrinin gönderildiğini, fakat davalı tarafın yetkili icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emrine de yine "Borcun Tamamına” itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu belirterek ---- sayılı dosyasına dayalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. 30.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; davacının beş yıl bekleyip tarafına borç çıkarmasının borcunun olmadığının delili olduğunu, malı teslim aldığı belirtilen ...'ın kendi çalışanı olmadığını, hangi firmaya çalıştığının sigorta kayıtlarından incelenmesini ve araştırılmasını talep etmiştir. Dava, davacının, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Büyükçekmece ......
Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı takibe itirazında genel ifadelerle borca itiraz etmiş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. 08/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Takibe konu asıl alacak bedeli, davalı adına tahakkuk ettirilen, ... adresinde, idareye kayıtlı sözleşmesiz sayaçla kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile düzenlenen 31.01.2022 son ödeme tarihli 20.787,00 TL. tutarındaki kaçak elektrik tüketim faturasıdır. Davalı vekilince sunulan Perakende Satış Sözleşme örneğinde yer alan Hizmet numarası ve sayaç seri numarasının, dava konusu fatura kayıtlarına geçen Hizmet numarası ve sayaç seri numarası ile AYNI OLMADIĞI tespit edilmiştir....
İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmediği halde, mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda ise, itirazın iptali davalarının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde yapılacağına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmaması nedeniyle, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi, itirazın iptali davası yönünden yetkili hale getirmeyeceğinden, genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir. Somut olayda icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazını süresinde sunduğu, taraflar arasında itiraza konu olmayan sözleşmede İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığına dair yetki şartının belirlendiği dolayısıyla taraflar arasında bağlayıcı yazılı yetki sözleşmesi olduğu görülmekle, HMK 17. Maddesi gereğince tacirler veya kamu tüzel kişilere aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla icra dairesi ve mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler....
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçluların itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçluların icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir....
İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, taraflar arasında sözleşme yokmuşçasına, .... İcra Dairesinin 2021/... E, sayılı dosyası ile 181.032,06 TL alacağından bahisle icra takibine geçtiğini, davalı müvekkili şirkete ödeme emri gönderdiğini, davalı müvekkil şirketin, tebligat tarihinde taraflar arasındaki sözleşmeye göre, tahakkuk etmiş borcu bulunmadığından borca itiraz ettiğini, daha sonra vadesi gelen kısımlarla ilgili ödemeler yapıldığını, taraf defterleri incelendiğinde bu durum net olarak ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, usul, yasaya ve sözleşmeye aykırı olan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir....


