Ancak, icra takip tarihinden sonra fakat ödeme emrinin davalı (borçluya) tebliğinden önce takibe konu borcun 2.989 TL'lik kısmı ödenerek bakiye 2.000 TL borcun varlığı kabul edildiğine göre ödenen kısma ilişkin kötü niyetle ve haksız olarak itiraz yapılmadığı gözetilmeden davalı idare aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya (İİK. md. 67/2) uygun bulunmamıştır. Ayrıca, davalı taraf tacir olmadığı halde asıl alacağa yasal faiz yerine % 25 oranında fazla faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Diğer taraftan, takip tarihi itibariyle asıl alacak tutarı 5113 TL olmakla bu miktar alacağa kısmi ödeme tarihine kadar, kısmi ödeme tarihinden sonra ise bakiye asıl alacak tutarına faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken 5113 TL'ye takip tarihinden faiz uygulanmış olması isabetli olmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, birleşen dosyada ise boş senedin gerçeğe aykırı olarak sonradan doldurulduğunu, kendisinin zor duruma düşürülerek senet imzalatıldığını, borcun bulunmadığını ileri sürerek ödeme emri tebligatının, senedin ve takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, ödeme emri tebligatının usule uygun olduğu, dolayısıyla süresinde olmayan davanın reddine karar verildiği...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlular aleyhine başlatılan sekiz adet bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibinde, borçlular vekili icra mahkemesine başvurusunda; borçlulara yapılan ödeme emri tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu ve borçluların takipten 17.10.2015'te haberdar olduğunu belirterek tabliğ tarihinin düzeltilmesi ile birlikte borca itiraz ve şikayet nedenlerini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiş, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin, tebliğ işlemlerinin usule uygun olduğu, sair itirazların da süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir...
DAVA Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; İcra takibinin ilama ve kanuna aykırı olduğunu, olması gerekenden fazla alacak talep edildiğini, müvekkili idarenin harçtan muaf olduğunu, hesaplama yapılırken harcın da hesaplandığını iddia ederek icra emrinin iptaline, faiz alacağının doğru hesaplanmasına, yargılama gideri alacağının düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibin dayanak ilama uygun olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde yanlışlık bulunmadığını, alacak kalemlerinin doğru bir biçimde hesaplandığını beyan ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
Somut olayda, ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; muhatabın adresinin kapalı olması nedeniyle yapılan araştırmada komşusu ...'na sorulduğu, muhatabın geçici olarak dışarıda olduğu belirtildiğinden evrakın TK'nun 21/1. maddesi gereğince mahalle muhtarı ... imzasına teslim edildiği, 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı ve komşusu ....'na haber bırakıldığı açıklaması ile 23/01/2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Söz konusu tebligatta, muhatabın tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği belirtilmeden tebliğ işlemi yapılmış olup, yukarıdaki yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilerek tebliğ tarihinin Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, öğrenme tarihine göre düzeltilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 24.05.2017 gün ve 2015/6646 Esas, 2017/682 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Borçlu vekili takip dayanağı ilamda İl Özel İdaresinin davalı olduğunu bu nedenle ilamda hüküm altına alman alacaklardan sorumlu olduğunu, söz konusu davada Maliye Bakanlığı'nın taraf sıfatı bulunmadığından müvekkili idare aleyhine icra emri düzenlenemeyeceğini ve icra emrinde fazla faiz istendiğini açıklayarak icra emrinin iptalini talep etmiştir....
Somut olayda alacaklı tarafından ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/513 esas, 2011/92 karar sayılı 17.02.2011 karar tarihli ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibine başlandığı, örnek 4-5 numaralı icra emrinin borçlunun ilamda yazılı adresine tebliğe muhatabın adresten ayrıldığı nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, icra müdürlüğünce elektronik ortamda İç İşleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünde sorgulanılarak belirlenen adresine çıkarılan tebligatın da alıcısı tanınmadığı şerhi ile 02.05.2011 tarihinde iade edilmesi üzerine, ilamda yazılı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre çıkarılan tebligat evrakının aynı madde uyarınca 18.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. İcra takip dosyası içeriğine göre borçlunun bilinen en son adresi ilamda yazılı olan adrestir....
TEBLİGAT TÜZÜĞÜ [ Madde 28 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilen merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: Tebliğ tarihinin düzeltilmesi isteminde bulunan K.... Holding A.Ş. hakkında genel haciz yoluyla başlatılan icra takibi için adı geçenin Ticaret Sicilindeki adresine gönderilen örnek 49 nolu ödeme emrinin 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir. Borçlu vekili tarafından Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinin uygulanmadığı, bu nedenle 21. maddeye göre yapılan tebligatın usulsüzlüğünden söz edilerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 12.12.2002 olarak düzeltilmesi isteminde bulunulduğu ve mercice bu istemin 7201 sayılı Kanunun 32. maddesi de gözetilerek kabul edildiği anlaşılmıştır....
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; bozmaya uyularak davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Karar tarihinde yürürlükte olan....'nin 5. Maddesine göre ''Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır'' aynı tarifenin 6. maddesine göre ise, dellilerin toplanmasına ilişkin ara kararın yerine getirilmesinden önce davadan feragat edilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına tarifede öngörülen ücretin yarısına hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde davalı yararına dilekçe yazım ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....
Şti. aralarındaki dava hakkında Antalya 2.İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 23.8.2010 gün ve 2010/27-2010/1005 sayılı hükmün Dairenin 26.4.2011 gün ve 2010/11231-3937 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalı 3.kişi tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dosya içeriğine,Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve dairemiz bozma ilamında yazım hatası sonucu “davacı şirket yetkilisi“ olarak geçen ibarenin “davalı şirket yetkilisi” olduğunun karar metninden açıkça anlaşıldığı, haciz adresinin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adres olduğu, 12.05.2005 tarihli borçlu tarafından düzenlenen Garanti belgesinde adres olarak haciz adresinin de geçtiği, dosya içerisnde mevcut internet sitesi adresinden alınan 15.07.2010 erişim tarihli belgede davalı 3.kişinin borçlu şirketi kardeş kuruluş olarak göstermiş bulunmasına göre 6100 sayılı yeni HMK’nun geçici 3.maddesi 2.Fıkrası delaletiyle 1086 sayılı...


