WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Eş rızası alınmaya kefalet geçerli olmadığından icra emrinin iptali yönündeki mahkeme kararının onanması görüşündeyim.15.06.2017...

Somut olayda, takip dayanağı kararın, karar harcı ödenmeden alacaklı tarafça takibe konu edilmesi üzerine, borçlu vekili icra emrinin iptali için icra mahkemesine başvurmuştur. Mahkemece AİHM'nin 26.06.2007 tarih ve 25321/02 başvuru no'lu kararından dolayı ortaya yeni bir durum çıktığını, bu karara göre Harçlar Kanunu'nun 28/a ve 32. maddelerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğundan, sözü edilen maddelerin Anayasa'nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesiyle hak arama hürriyetiyle ilgili 36. maddelerine aykırılığı gündeme geleceğinden yukarıda belirtilen AİHM'nin kararının uygulanmasının mümkün olduğu sonucuna varılarak borçlunun şikayetinin reddine karar verildiği görülmektedir. Harçlar Kanunu'nun 28/a ve 32. maddeleri halen yürürlükte bulunmaktadır. AİHM'nin yukarıda belirtilen kararı, bu karara konu olan dava için bağlayıcılığı söz konusudur....

Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlu İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; takip dayanağı ilamın henüz kesinleşmediğini, takip tarihinden sonra talep edilen faiz oranının hatalı olduğunu, icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, şikayetin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 7176 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle 04/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 14. maddesinde; “Kamulaştırma...

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki icra emrinin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar/borçlular vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar/borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte icra emrinin ve takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların davalarının kısmen kabulü ile İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2019/1031 Esas sayılı icra takip dosyasından düzenlenen 10.06.2019 tarihli icra emrinde yer alan alacak kalemlerinde asıl alacak miktarı olan 2.038.597,80 TL alacağın 1.226,60 TL'lik kısmının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....

İstinaf Sebepleri Şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda; şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte 3.712,48 Euro tutarındaki alacak kalemine ve borçlunun vergi numarasının yanlış yazıldığına ilişkin iddialarının İlk Derece Mahkemesince incelenmediğini ve usulüne uygun hesap kat ihtarnamesi tebliği bulunmadığından icra emrinin değil takibin iptali gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesinde; borçlunun İcra Mahkemesine başvuru dilekçesinde, hesap kat ihtarnamesinin gönderilmediği ya da gönderim usulüne dair bir iddiası bulunmamasına ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu hususta inceleme yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, borçlunun Avusturya'da ikamet etmesi nedeniyle yurtdışında yapılan ihtarnamenin gönderilen ülke hukukuna uygun olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C....

sayılı kararının hüküm bölümünün 1.fıkrasının 2.bendinde yer alan “...TAKİBİN İPTALİ sözcüklerinin karar metninden çıkarılmasına, yerine " ...İCRA EMRİNİN ŞİKAYETÇİ YÖNÜNDEN İPTALİNE..." sözcüklerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Birleşen dosyada ise borçlu vekili aynı gerekçelerle icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, ......

suretiyle şikayetin kabulüne ve borçlulara çıkarılan icra emrinin iptaline karar verilmiş, alacaklının istinaf başvurusu ise değerlendirilmemiştir....

Bu nedenle, ipotek hakkının bölünmezliği ilkesi karşısında icra emrinin tamamının iptal edilerek yerine ödeme emri çıkarılması gerekir. Açıklanan ve kamu düzenine ilişkin olan bu hususun, borçlunun takibin iptali istemi ile yaptığı başvurusunun incelenmesi sırasında, mahkemece re'sen gözetilmesi ve icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekir. O halde, bozma kararımızın maddi hataya müstenid olduğu, maddi hataya dayalı bozma ilamına uyulmasının taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı anlaşılmakla, İİK'nun 150/ı maddesi uyarınca kredi kullanan asıl borçluya, kredi ilişkisi nedeniyle hesap özeti-ihtarname tebliğ edilmemiş olmasının yanı sıra kredi kartı alacağı bakımından, takibe dayanak belgelerin ilam niteliği kazanmadığı dikkate alınarak bu gerekçelerle icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle iptali isabetsiz ise de, sonuçta icra emri iptal edildiğinden sonucu itibariyle doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu