Mahkemece, takibe konu ilamın, kamulaştırmasız elatma nedeni ile tazminat ya da kamulaştırma bedel artırımı davalarından olmayıp, niteliği itibarı ile alacak davası olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne, takip talebi ve icra emrinde takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı yönünden takibin ve icra emrinin iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacak yönünden meri yasal faiz oranlarının uygulanmasına karar verilmiş, hüküm alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Takibe konu ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.10.2011 tarih 2010/677 Esas- 2011/412 Karar sayılı ilamında davanın konusu, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacıların payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir....
İcra Müdürlüğünün 2019/8209 sayılı dosyasıyla, aleyhlerine başlatılan ilamlı icra takibi kapsamında gönderilen 17.06.2019 tarihli icra emrinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilamda brüt olarak hükmedilen işçilik alacaklarında yasal kesintilerin yapılmadan takibe başlandığını, dayanak ilamda bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesine rağmen alacak kalemlerine alacaklı tarafından fahiş oranlarda faiz işletildiğini, ... ve ...'a müzekkere yazılarak bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının tespitinin gerektiğini ileri sürerek icra emrinin iptaline karar verilmesini, talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; takipte faiz oranları yönünden Merkez Bankasının bildirdiği oranların esas alındığını belirterek ilgili oranların TEB ve Alternatif Banktan sorularak şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
Temyiz Eden : Davalı-alacaklı vekili Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, icra emrinin şikayet yoluyla iptali isteminden ibarettir. Davacı-borçlu vekili; davalının, ilamların icrası yoluyla müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, takip dayanağı ilamda alacaklı yararına takdir olunan avukatlık ücretine ayrıca Katma Değer Vergisi ilave edilmesine dair bir hüküm bulunmadığı halde; borçluya tebliğ edilen icra emrinin, avukatlık ücretine eklenen 130.786.588 TL. Katma Değer Vergisinin ödenmesi ihtarını da içerdiğini ileri sürerek, icra emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin; "Takip dayanağı ilamda alacaklı lehine hükmedilen avukatlık ücreti dışında, Katma Değer Vergisinin tahsiline dair hüküm bulunmadığı" gerekçesiyle, "şikayetin kabulü ile, avukatlık ücretine eklenen 130.786.588 TL....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili, icra takibine konu işçi alacaklarının, brüt tutarları üzerinden yasal kesintiler yapılmadan istendiğini, net miktarlar üzerinden faiz hesabının yapılması gerektiğini ve kıdem tazminatı alacağına istenen faiz oranının yüksek olduğunu ileri sürerek icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkeme kararında da belirtildiği üzere, her ne kadar dava konusu olayda olduğu gibi, ilama aykırı icra emri düzenlenmesi durumunda, İcra İflas Kanununun 16. maddesi gereğince borçlunun icra emrinin iptali için şikayet yoluyla İcra hakimliğine başvurması mümkün ise de, sınırlı yetkili bir mahkeme olan İcra Tetkik Merciinin takip hukukuna ilişkin kararları, sadece takip hukuku bakımından geçerli olup, mahkemelerde açılan davalarda maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, davacının Tetkik Merciine başvurmayı tercih etmeyerek, aynı nedenle borçlu olmadığının tespiti istemiyle genel mahkeme niteliğinde olan Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açma yoluna gitmesi de mümkündür....
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, takibin...... kararı ile icra emrinin iptaline karar verilmesi sonrasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yoluyla takibe devam edildiğini, başlatılan ikinci takibin aynı esas üzerinden icra hukuk mahkemesinin kararına uyarak başlatıldığını, mahkeme kararında bahsedilen İİK 43. maddesine aykırı açılmış bir takip olmadığını, aynı ipotek sözleşmesine, aynı alacak ve tarafları aynı olan usul ekonomisi açısından da kanunun tüm şartlarına uyan bir takip olduğunu, emsal niteliktek.............Karar sayılı ilamında; "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,..... esas .. karar sayılı ilamı ile takibe dayanak ilam niteliğinde bir belge bulunmadığı gerekçesi ile icra emrinin iptaline karar verilmiş olup takibin iptal edilmemiş olmasına, davalı alacaklı tarafından davacı borçluya icra emrinin iptali sonrasında ödeme emri tebliğ edilmesine engel yasal bir düzenlemenin bulunmamasına, taşınmazın satışına...
İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/182 E., 2022/101 K. Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde takibin ve icra emrinin iptali istemli şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacı borçluya gönderilen icra emrinin iptaline karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Borçlu icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; Şanlıurfa 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından, ilama dayalı olarak başlatılan icra takibinde; borçluların, takip dayanağı ilamda faiz konusunda bir açıklık bulunmadığı, buna rağmen takipteki alacak kalemlerine en yüksek işletme kredisi faizi talep edilerek takip başlatıldığını ileri sürerek icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; her ne kadar takip talebi ve icra emrinde en yüksek işletme kredisi faizi yazılmış ise de, dosya borcunun yasal faize göre hesaplandığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir....
İş Mahkemesinin 2015/31 Esas-2015/264 Karar sayılı ilamlarında hükmedilen alacakların, yasal kesintiler yapılmadan takibe konulduğunu ve bu miktarlar üzerinden hesaplanan faizin hatalı ve yüksek olduğunu ileri sürerek icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, brüt alacak üzerinden yapılacak yasal kesintilerin infaz sırasında dikkate alınması gerekirken, bu hususa dikkat edilmediği gerekçesi ile şikayetin kabulüne, takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61, 94, 103 ve 104. maddeleri hükümleri gereğince, işveren nakten veya hesaplama yaptığı sırada ödenecek miktar üzerinden istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben kesinti yapmaya mecburdur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesine göre, borçlu işveren, vergi sorumlusu, alacaklı, işçi de vergi mükellefidir....
İİK'nun 149. maddesinde; "İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü bir şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse, ayrıca bunlara birer icra emri gönderir" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, “Konut Finansman Kredisi Sözleşmesi” kapsamında alınan limit ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilip borçluya İİK.nun 149. maddesi kapsamında icra emri gönderildiği, borçlunun icra emrinin iptali talebi ile icra mahkemesine başvurduğu görülmüştür. Takibe konu ipotek, konut finansmanı kredisinin teminatı olarak düzenlenmiş olup, konut finansman kredisi, bir tür tüketici kredisi olmakla ipotek alacağının varlığı, miktarı ve muaccel olup olmadığı, Tüketici Kanununa tâbi olduğundan, ipoteğe dayalı olarak ilamlı takip yapılamaz....


