WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Somut olayda, borçlu vekili azledildiğinden, icra emri tebliğinin borçlu asile yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki, vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması, asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmaz. Zira, 2004 sayılı İcra-İflas Kanunu'nun 76. maddesinde mal beyanında bulunmamak suçu, 338. maddesinde düzenlenen hakikate muhalif beyanda bulunma suçu gibi icra-iflas suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, cilt 2, sh: 1280). Cezaların şahsiliği kuralı gereğince, borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile tebliği zorunludur. O halde, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü ile icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında ilamlı icra takibine başlandığı, borçlu adına 4-5 örnek icra emri gönderildiği, borçlunun icra emrinin iptali ve ihalenin feshini istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemlerin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar borçlu tarafından şikayet dilekçesinde, hem ihalenin feshi hem de icra emrinin iptali birlikte istenilmiş ise de, ilamlı takipte icra emrinin iptaline ilişkin şikayet, İİK'nun 16. maddesine dayalı olduğu halde, ihalenin feshi istemi İİK'nun 134. maddesi kapsamındadır....

hakkı olduğu gerekçesi ile icra emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :İcra Takibinin, İcra Emrinin İptali ve Faizin Tenkisi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık takibe konu edilen ilamdaki iştirak nafakasının tahsiline yönelik başlatılan icra takip dosyasında, icra emrinin ilama aykırı şekilde düzenlendiği gerekçesi ile, takibin ve icra emrinin şikayet yolu ile iptaline ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay * 12. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Dosyanın görevli Yargıtay * 12. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 03.03.2008 (pzt.)...

İcra kefaletleri İİK'nun 38. maddesinde düzenlenmiş olup, niteliği itibari ile müteselsil kefalet hükmündedir. İcra kefili sıfatı ile takipte yer olan kişi, takibin asıl borçlusu sıfatına haiz değildir. Bu nedenle kendisi hakkında yapılan takipte takibin iptalini isteyemez. Kefaletin şekli anlamda geçersiz olması halinde bile, sadece icra kefiline gönderilen icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekir. Somut olayda icra kefili 01/10/2012 de yapılan haciz esnasında 16.500 TL borca kefil olduğunu beyan ederek icra kesfili olmuştur. O halde mahkemece sadece icra emrinin iptali ile yetinilmesine karar verilmesi gerekirken istem sahibi yönünden takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile ... 1....

belirterek davanın kabulü ile icra emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Ancak, icra emrinin borçlu asile tebliğ edilmesinden sonra, borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurarak, tebligatın asile gönderilmediğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında takibin esası ile ilgili itiraz ve şikayetlerini de ileri sürdüğü görüldüğünden, adı geçenin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır. Bu durumda icra emrinin iptali gerekmez. Mahkemece, yazılı gerekçelerle bu yöne ilişkin şikayetin reddi gerekirken kabulü doğru değildir. Borçlunun diğer şikayet nedenleri hakkında inceleme yapılmaması ise, temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi icra kefili, 02/05/2014 tarihli icra kefalet işleminin ve emekli maaşına konulan haczin geçersiz olduğunu ileri sürerek, anılan işlemlerin ve icra emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmiştir. İcra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez....

İcra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak icra kefaletinin iptali talep edilemez. Ancak, İİK.nun 38. maddesi uyarınca icra dairesindeki kefaletler, müteselsil kefalet niteliğinde olup, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tâbidir. Buna göre ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir. Bu nedenle de icra emri tebliği üzerine İİK.nun 16. maddesine göre şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulması halinde, mahkemece, TBK.'...

sayfasının 4. paragrafında ve ayrıca borçlular aleyhine ilamda teselsül hükmünün yer almamasına karşın borcun vekalet ücreti ve faiz ile ferilerinin tüm taraflardan müteselsilen istenmesi şeklindeki ilamlı icra takibinin usulsüz olduğunu belirterek icra emrinin iptali ile müvekkillerinin asıl borç ve vekalet ücreti ile faiz, icra harç ve masraflarından ancak %20 si oranında sorumlu olması gerektiğini belirterek icra emrinin talepleri doğrultusunda düzeltilmesine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir....

UYAP Entegrasyonu