Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın dosyası dairemize elektronik olarak gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, faiz hesabının ilama aykırı olduğunu ileri sürerek icra emrinin iptali isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda işlemiş faizin 39.746,42 Euro olarak düzeltilmesine, fazla istenen işlemiş faiz kısmının iptaline ve icra emrinin iptali isteminin reddine karar verildiği, kararın borçlu ve fer'i müdahale talebinde bulunan TMSF tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine, fer'i müdahale talebinde bulunan TMSF'nin istinaf başvurusunun ise usulden reddine karar verildiği...
O halde, mahkemece, gayri nakit alacak bedelinin depo edilmesi istemi yönünden icra emrinin iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, gayri nakit alacakla ilgili depo isteği bakımından icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
DAVA Davacılar dava dilekçesinde; 12.08.2020 tarihinde taraflarına icra emri tebliğ edildiğini, taraflarına tahliye emri tebliğ edilmesi gerekirken icra emri tebliğ edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek icra emrinin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III....
Ancak, icra emrinin borçlu asıla tebliğ edilmesinden sonra, borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurarak, tebligatın asile gönderilmediğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında ilamın kesinleşmeden infaz olunamayacağı gerekçesiyle takibin iptaline ilişkin şikayetlerini de ileri sürdüğü görülmektedir. Bu durumda, adı geçenin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır. Yerleşik Yargıtay uygulamaları bu yöndedir. O halde; mahkemece, borçlu vekilinin esasa ilişkin şikayetinin incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ:Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, şikayetçinin kendisine icra emri gönderilemeyeceği iddiası ile icra emrinin iptali talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itirazın iptali ilamında taraf olmayan kat maliklerine icra emri gönderilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulü ile icra emrinin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesi uyarınca kat maliklerine karşı takip yapılabileceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile şikayetin reddine karar verildiği...
Borçluya gönderilen icra emri, ilama veya takip talebine aykırı ise, borçlu icra emrinin veya ilamlı icra takibinin iptali veya düzeltilmesi için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir (İİK.nun 41, 16.maddeleri). Somut olayda; mahkemece, şikayetin kabulü ile icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, takip talebinin düzeltilmesi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... 19....
İİK'nun 32. maddesi gereğince; para borcuna dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. İİK'nun 32 ve devamı maddelerinde icra emrinin tebliği sırasında takibe dayanak belgelerin eklenmesi yönünde yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü ile icra emrinin iptali doğru olmamıştır. SONUÇ: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme Kararı'nın yukarıda yazılı nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin önce Ankara ...Mahkemesinin 2009/1157 E. Sayılı dosyası ile takibin iptali davası açtığını, mahkemece talebin reddedildiğini, ret gerekçesinde ipoteğin karz ipoteği olup ilam niteliğinde olduğunun belirtildiğini, kararın temyiz aşamasından geçerek kesinleştiğini, davalının bu kez Ankara ...mahkemesinin 2012/31 E. Sayılı dosyasından icra emrinin iptali talebinde bulunduğunu, mahkemece icra emrinin iptaline karar verildiğini, bu karar üzerine tekrar çıkartılan icra emri için de Ankara .... İcra Mahkemesinin 2014/388 E....
DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; icra takibine konu olan ilamın usul ve yasaya aykırı nitelikte olup henüz kesinleşmediğini, karar kesinleşmeden usul ve yasaya aykırı olarak yapılan icra emrinin iptali gerektiğini, davacı tarafın Elbistan Aile Mahkemesinin 2017/980 Esas ve 2020/881 Karar tarihli ilamına dayanarak Elbistan İcra Dairesinin 2021/325 Esas sayılı dosyası üzerinden 29.01.2021 tarihinde vekalet ücretini icraya koyduğunu, ardından aynı ilama dayanarak 2021/358 Esas sayılı dosyası üzerinden 02.02.2021 tarihinde tekrar icra takibi yaptığını, tüm bu hususlar doğrultusunda alacaklı tarafından, ilamda hüküm altına alınan alacaklar için ayrı iki takip yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu bu icra işlemlerinin durdurulması ile icra emrinin iptalini talep etmiştir. II....
nin temyiz itirazlarına gelince; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, faiz hesabının ilama aykırı olduğunu ileri sürerek icra emrinin iptali isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda işlemiş faizin 39.746,42 Euro olarak düzeltilmesine, fazla istenen işlemiş faiz kısmının iptaline ve icra emrinin iptali isteminin reddine karar verildiği, kararın borçlu ve fer'i müdahale talebinde bulunan TMSF tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine, fer'i müdahale talebinde bulunan TMSF'nin istinaf başvurusunun ise usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır....


