Tüm dosya kapsamı ve icra dosyasının incelenmesinde icra takip çıkışı toplam alacak tutarının 17.431,49-TL olduğu, davacı tarafın 29/09/2020 tarihinde icra takibindeki 10.000,00 TL lik kısımdan feragat ettiği, kalan 7.431,49-TL tutarındaki alacağa ilişkin itirazın iptali talebinde bulunduğu , davanın 04/11/2020 tarihinde açıldığı, davalı borçlu vekilinin Bursa 3....
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda davalı borçlu özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklıdadır. Davacı, alacaklı olduğunu ispatla yükümlüdür. Deliller toplandıktan sonra mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında bilirkişi raporu düzenlenmesi için dosya bankacı ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli rapor hükme esas alınmıştır. Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında, 27.12.2013 tarihinde 200.000.00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır....
Uyuşmazlığın çözümünde itirazın iptali davasının da irdelenmesi gerekmektedir. 17. Takip talebini alan icra dairesi, bir ödeme emri düzenleyerek, bunu (takip talebinden en geç üç gün içinde) borçluya tebliğe gönderir (İİK m. 61/1). Borçlu yedi gün içinde ödeme emrine itiraz ederse, bununla icra takibi durur (İİK m. 66). İtiraz ile duran takibe devam edilebilmesi için itirazın mahkemede iptal edilmesi (İİK m. 67) veya icra mahkemesinde kaldırılması (İİK 68- 68/a) gerekir. 18. Ödeme emrine itirazla birlikte asıl borç ve işlemiş yahut işleyecek faiz gibi fer’î taleplerle birlikte tümden duran takibin devamını sağlamak isteyen alacaklının itirazı hükümden düşürebilmek için İİK’nın 67. maddesine göre açtığı itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklardır....
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir....
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame edilen işbu dava süresinde açılmadığı gibi işbu davaya dayanak teşkil eden iflas ödeme emri de usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, usulsüz hazırlanan ödeme emri usulsüz olarak dosyayı asıl olarak takip etmeyen vekile tebliğ edildiği, iş bu durum icra dosyasında yapılan tebligat ile de anlaşılacağını, bu nedenlerle de işbu davanın usulden reddi gerektiği, öte yandan zamanaşımı defi talebi de mevcut olup mahkemece bu hususların dikkate alınmasını, işbu davanın usulden reddini talep ettiğini, ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyası ile icra takibi açılmış ve yapılan itiraz üzerine takip ettiği, akabinde de söz konusu itirazın iptali için ...3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.sayılı dosyası ile itirazın iptali davası görüldüğü, yargılama sırasında ..Tic. Ltd....
CEVAP: Davalının cevap dilekçesinde özetle: Davacı alacaklı tarafın müvekkil aleyhine başlatmış olduğu ilamsız icra takibine 22.04.2021 tarihinde taraflarınca itiraz edildiğinin, icra takibine itiraz etmelerinin sebebi alacaklının icra takibindeki borç miktarını yüksek göstermesinden dolayı olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu protesto masrafının davacı tarafça ödenmesi için talepte bulunulduğunu fakat davacı tarafın protesto masrafını ödemeyeceğini belirttiğini ve davacı alacaklının müvekkiline olan borcunu söz konusu açmış olduğu icra takibindeki cari alacaktan da mahsup etmeden asıl tutar üzerinden icra takibi başlattığını, buna rağmen müvekkilinin yinede iyi niyetli yaklaşarak 907,75 TL bedelli cari borcun tümünü 26.04.2021 tarihinde davacı alacaklı hesabına ödediğini, bunun üzerine davacının alacaklı (ödenen borcun) itirazının iptali için arabuluculuk uzlaşma yoluna başvurduğunu, söz konusu icra takibine konu olan borcun icra vekalet ücreti, faizi ve tahsil harçları müvekkili tarafından...
CEVAP: Davalının cevap dilekçesinde özetle: Davacı alacaklı tarafın müvekkil aleyhine başlatmış olduğu ilamsız icra takibine 22.04.2021 tarihinde taraflarınca itiraz edildiğinin, icra takibine itiraz etmelerinin sebebi alacaklının icra takibindeki borç miktarını yüksek göstermesinden dolayı olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu protesto masrafının davacı tarafça ödenmesi için talepte bulunulduğunu fakat davacı tarafın protesto masrafını ödemeyeceğini belirttiğini ve davacı alacaklının müvekkiline olan borcunu söz konusu açmış olduğu icra takibindeki cari alacaktan da mahsup etmeden asıl tutar üzerinden icra takibi başlattığını, buna rağmen müvekkilinin yinede iyi niyetli yaklaşarak 907,75 TL bedelli cari borcun tümünü 26.04.2021 tarihinde davacı alacaklı hesabına ödediğini, bunun üzerine davacının alacaklı (ödenen borcun) itirazının iptali için arabuluculuk uzlaşma yoluna başvurduğunu, söz konusu icra takibine konu olan borcun icra vekalet ücreti, faizi ve tahsil harçları müvekkili tarafından...
Dava, alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından Bakırköy/İstanbul adresinde başlatılan ilamsız icra takibine, yetki ve esas yönünden yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkemece, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bunun üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği ve bu icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emrine itiraz üzerine, işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Kesinleşen usule ilişkin Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararı ilamsız icra takibin ortadan kalkması ve geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gibi, aynı alacağa ilişkin İİK 68/1 maddesi uyarınca ikinci bir ilamsız icra takibi yapma olanağı da yoktur....
İcra dosyası İcra ve İflas Yönetmeliği’nin 16/III üncü maddesine aykırı olarak tutulmuş, belgeler numaralandırılmamış ve dizi listesi hazırlanmamıştır. Dosyadaki evrakın sıralanmasında (9) numaralı sırada yer alan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerinde icra müdürünün 12.10.2009 tarihli havalesi görülmektedir. Mahkemece bu havale üzerinde durularak bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde tahrifattan söz edilerek hüküm kurulması eksik incelemeye dayalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine.01.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....


