İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Mahkememizce icra dosyası celp edilip incelendiğinde davalı borçlunun borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olduğu görülmekle esas girilmeden önce icra dairesinin yetkisine yönelik yapılmış olan itiraz öncelikli olarak değerlendirilmiş olup bu doğrultuda yerleşik içtihatlar uyarınca itirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez....
İtirazın iptali davası açılabilmesi için yetkili icra dairesinde girişilmiş bir ilamsız icra takibi bulunması ve bu takip sebebiyle gönderilen ödeme emrine borçlu tarafından süresi içinde itiraz edilmiş, olması gerekir. Somut olayda borçlunun yetki itirazının alacaklı tarafından kabulü üzerine yetkili icra dairesinde yeniden ödeme emri çıkartıldığı, ancak henüz bu ödeme emrine itiraz vaki olmadan iş bu davanın açılmış olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece dava tarihi itibariyle dava koşularının oluşmamış bulunduğu gözetilmeden işin esasına girilerek yazılışı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı tarafın tüm davalı tarafın öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Av. ... aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.06.2012 gün ve 2011/117 E. - 2012/215 K. Sayılı hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Heyetçe incelenmesine gerek görülen, Elmalı/Antalya İcra Müdürlüğü'nün 2011/485 esas sayılı dosyasında, dosya borçlusu ...'e yapılmış bir ödeme emri tebliği ile bu ödeme emrine yönelik bir itiraz dilekçesi olup olmadığının araştırılarak, varsa ödeme emrinin tebliğ edildiğini gösteren tebligat parçasının ve borçlunun bu ödeme emrine karşı itiraz dilekçesinin aslının veya onaylı suretinin eklenerek birlikte gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı hakkında yapılan iflas yolu ile adi takibinin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi sebebiyle depo emrine esas alacak tutarının ne olduğu, iflas için yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır....
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı hakkında yapılan iflas yolu ile adi takibinin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi sebebiyle depo emrine esas alacak tutarının ne olduğu, iflas için yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır....
İcra (Hukuk) Mahkemesinin 09.02.2015 tarihli ve 2014/808 E., 2015/114 K. sayılı kararı ile; faiz hesabı yönünden alınan uzman bilirkişi raporunda kapak (dosya) hesabının yapıldığı 27.11.2014 tarihi itibariyle takip konusu edilen ve şikâyete konu olan asıl alacak için tahakkuk eden faizin 105.565,35TL olduğu, icra müdürlüğünce 117.058,40TL olarak hesaplandığı, raporun yerinde ve yeterli görüldüğü, denetime elverişli bulunduğu gerekçesi ile davacının (borçlunun) şikâyetinin kısmen kabulü ile kapak (dosya) hesabında tahakkuk eden faizin 105.566,35TL olarak düzeltilmesine dosya üzerinden karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 6. İstanbul 11. İcra (Hukuk) Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 7. Yargıtay 12....
HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/868 Esas KARAR NO: 2025/1018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07/05/2025 NUMARASI: 2024/1081 Esas, 2025/426 Karar DAVA: İFLAS (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 16/07/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi....
Bunun üzerine alacaklı vekili takip dosyasının yetkili icra müdürlüğüne intikalini sağlayarak Sakarya 5.İcra Müdürlüğü’nün 2013/4903 Esas sayılı dosyasından borçlu-davalıya yeni ödeme emri tebliğini yaptırmış, bu icra dosyasında da, borçlu süresinde (29.07.2013 tarihinde) borca itiraz etmiştir. Her dava, dava tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilir. İtirazın iptali davasının dava koşullarından birisi de, geçerli ilamsız icra takibi yapılmış ve bu dosyadan çıkarılan ödeme emrine itiraz edilmiş olması koşuludur. Bu davanın açıldığı tarihte bu koşul mevcut değildir. Yetki itirazının kabulü ile Sakarya 5.İcra Müdürlüğü’nün 2013/4903 Esas sayılı icra dosyasında tebliğ edilen ödeme emrindeki borca itiraza karşı açılmış bir dava yoktur. Hal böyle olunca, İstanbul Anadolu 24.İcra Müdürlüğü'nün 2013/10730 Esas sayılı takibin devamı için açılan davanın Sakarya 5.İcra Müdürlüğü'nün 2013/4903 Esas sayılı takibin devamını sağlayacak şekilde sonuçlandırılması mümkün değildir....
Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir....
Dava, itirazın iptali davası olup, dava dosyasının icra dosyası içinde davalı borçlu tarafından verilmiş ödeme emrine itiraz ettiğine dair itiraz dilekçesi bulunmadığından eklenerek gönderilmesi için Dairemizce yapılan geri çevirme üzerine verilen cevapta ödeme emrine itiraz dilekçesinin muhabere evrakı ekinde çıkmadığından bulunamadığı bildirilmiş olup, borçlu tarafından süresi içinde usulüne uygun şekilde verilmiş itiraz dilekçesi bulunup bulunmadığı araştırılarak, şayet usulüne uygun bir itiraz dilekçesinin bulunmadığının anlaşılması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir....


