Davacı kadının ortak çocuklar için 250’şer TL tedbir ve iştirak nafakası talebi olduğu halde talep aşılarak (HMK. md. 26) ortak çocuklar için aylık 300’er TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesi usul vc yasaya aykırıdır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK m.438/7)....
kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocukların bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması gerektiğinden (TMK m. 182/1- 2) ortak çocuklar yararına ihtiyaçlarına uygun miktarda iştirak nafakası takdiri gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 140,00 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, iştirak nafakasının arttırılması istemine ilişkindir. TMK.nun 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KIRŞEHİR AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2014 NUMARASI : 2014/646-2014/731 Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; ortak çocuk için ödenen aylık 100.00.TL iştirak nafakasının yetersiz kaldığını ileri sürerek; 600.00.TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, iştirak nafakasının aylık 175.00.TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. TMK.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Velayetin Değiştirilmesi-İştirak Nafakasının Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, kesinleşen boşanma kararı ile birlikte velayetleri anneye verilen ortak çocukların velayetinin değiştirilerek babaya verilmesi ve iştirak nafakasının kaldırılması isteğine ilişkindir (TMK m.183, 349). Velayetin düzenlenmesinde ana ve babalık duygularının tatmini gözetilmekle birlikte, asıl olan çocuğun üstün yararıdır (TMK m. 339). Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2013 NUMARASI : 2012/577-2013/867 Taraflar arasında görülen iştirak ve yoksulluk nafakasının artırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde; davacı ve çocuk lehine hükmedilen (en son 2011 tarihinde) yoksulluk ve iştirak nafakalarının ihtiyaçların artması nedeniyle yetersiz kaldığını belirterek; yoksulluk nafakasının 280 TL'den 600 TL'ye, iştirak nafakasının 170 TL'den 400 TL'ye artırılmasını talep etmiştir. Davalı cevabında; gelirinde artış olmadığını, 2. evlilik yaptığını belirterek, davanın reddini dilemiştir....
Müşterek çocuk Çiğdem'in iştirak nafakasının artırılmasına yönelik olarak; babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer (TMK 328/1 md.).Çiğdem 11.06.1996 doğumlu olup, yargılama sırasında reşit olduğu anlaşılmasına göre, çocuğun rüşte erdiği güne kadar iştirak nafakasının artırılması gerektiğinin gözönüne alınmaması doğru değildir. Ayrıca TMK.'nın 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından vekalet ücreti, iştirak nafakası, lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı ve reddedilen maddi tazminat talebi yönünden; davalı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, velayet ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davalı kadının tüm, davacı erkeğin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece 06.11.2015 tarihli ilk hükümde velayeti davacı babaya bırakılan ortak çocuk yararına hükmolunan iştirak nafakasının, Dairemizin 31.5.2018 tarihli bozma ilamı gereğince ortadan kalktığı dikkate alınmaksızın, temyiz incelemesine...
Dava, iştirak nafakasının artırılması talebine ilişkindir. TMK.'nın 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları göz önünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir....
.- 2008/268 K. sayılı kararı ile iştirak nafakasının 150 TL'ye artırıldığını, aradan geçen ... yıllık süre içerisinde nafakanın yetersiz kaldığını belirterek, iştirak nafakasının 300 TL'ye artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde; müvekkilinin ... ilinde apartmanda hizmetli-kapıcı olarak görev yaptığını, kapıcılık aidatı ile geçinmekte ve ... kişilik bir aileye baktığını, müşterek çocuğun halen ilköğretim öğrencisi olduğunu, nafaka artırımına yer olmadığını, değişen bir ekonomik olgunun sözkonusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile aylık 150 TL olan iştirak nafakasının aylık 300 TL'ye artırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK.'nun 182/... maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır....


