Somut olayda; Dairemiz bozma ilamına uyan mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının kesinleşen işe iade kararı üzerine 02.08.2013 tarihinde işe iade talebinde bulunduğu, davalı tarafından 19.08.2013 tarihli cevabi ihtarname ile işbaşı yapabileceğinin belirtildiği davacının bazı özel sebeplerden ötürü işe dönemediği ve kesinleşen işe iade kararında öngörülen sendikal tazminata hak kazanmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Mükerrerlik artık sözkonusu olamayacağından bu dosya yönünden davacının bozma ilamında belirtildiği üzere sendikal ayrımcılığa bağlı sendikal tazminata hak kazandığı kabul edilerek alacağın hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkili lehine verilerek kesinleşen işe iade kararı sonrasında, süresinde işe müracaat etmesine rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek işe iade davası sonucunda tespit edilen işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ile fark kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında, davacının lehine sonuçlanan işe iade davası sonrasında işverenlikçe süresi içinde işe başlatılıp başlatılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır....
Ancak bu vakıalar, açıklamalar ve bulunulan talepler açık olmayabilir. Hakimin önüne gelen uyuşmazlığı çözmesi ve doğru karar verebilmesi için, tarafların ne dediklerini tam olarak öğrenip bilmesi gerekir. İddia ve savunmanın belirsiz veya çelişkili olması durumunda hâkime verilen bu yetki, hâkim (mahkeme) bakımından aynı zamanda bir ödevdir. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde, davacının kesinleşen işe iade kararı üzerine süresi için işe iade başvurusu yapmasını takiben davalı işverenin, davacıyı işe başlatmamayı tercih ederek işçinin bir kısım işe başlatmama tazminatını ve boşta geçen süre ücreti alacağını ödediğini açıklayarak bu alacakların tahsilini talep etmiş, hükme esas alına raporda da ise 8.602,25 TL. miktarlı işe iade ödemesi yapıldığını gösteren dekonttan bahsedilmiştir. Yine hüküm altına alınan 6 günlük izin alacağına ilişkin olarak davalı ödeme savunması yapıp bu savunmayı ispat için imzasız bordroyu dosyaya ibraz etmiştir....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işe iadesine ve fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: İşçinin işe iadeyle istekler yanında işçilikten doğan diğer alacakların da istenmesi halinde bu talepler yönünden yargılama yapılması, işe iade davasının yasa koyucunun öngördüğü süre içinde görülüp sonuçlandırılmasına engel olacaktır. Dairemizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre tespit davası niteliğindeki işe iade davası ile alacak davası aynı yargılamada görülemez. Somut olayda da, davacı fazla çalışma ücreti alacağı ile birlikte işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Fazla çalışma ücreti talebi hakkında ayırma kararı verilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İŞE İADE Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, iş sözleşmesinin feshinin geçersiz nedene dayandığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bozma ilamı sonrasında yapılan araştırma neticesinde iş sözleşmesinin feshi haklı veya geçerli nedene dayanmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 vd. maddeleri uyarınca feshin geçersizliği istemi yani işe iade davasında kurulacak hüküm tespit hükmü niteliğindedir....
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki bilgi ve belgelere ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm gerekçe yönünden ve hükümde davalıların sorumluluğunun açıkça müştereken ve müteselsilen olduğunun belirtilmemesi yönünden düzeltilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; İlk Derece Mahkemesince işe iade davasının netice olarak bir tespit davası olduğu gözetilerek işe iadenin mali sonuçları yönünden "... tahsilinin gerektiğine..." denilmek suretiyle zaten tespit hükmü kurulmuş olmasına rağmen; Bölge Adliye Mahkemesinin diğer gerekçelerin yanı sıra İlk Derece Mahkemesince boşta geçen süre ücreti yönünden tahsil hükmü kurulmuş olmasının hatalı olduğu yönündeki gerekçesinin sehven yazıldığının anlaşılmasına göre davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye...
İşçi, işe başlatılma konusundaki iradesini bizzat işverene iletebileceği gibi vekili ya da üyesi olduğu sendika aracılığı ile de ulaştırabilecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen görüşü bu yöndedir (Yargıtay HGK 17.6.2009 gün ve 2009/9‑232E, 2009/278K.). İşveren işe iade için başvuran işçiyi (1) ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde en az dört, en fazla sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir....
Mahkemece, işe iade davası devam ederken işverenin daveti üzerine davacının işe başladığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve işe iade talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş; ayrıca boşta geçen süre ücreti 4 ay olarak hüküm altına alınmıştır. Karar süresinde davalı tarafça temyiz edilmiştir. Somut olayda, davacının yargılama sırasında işe başlatıldığı anlaşılmaktadır. Dairemiz uygulamasına göre dava devam ederken, davacının işe başlatılmış olması, aksi ileri sürülmedikçe, davalı işverenin feshin geçerli bir sebebe dayanmadığını kabul ettiği şeklinde değerlendirilmeli ve bu nedenle feshin geçersizliğine karar verilmelidir. Bu durumda, davacının işe iade ve işe başlatmama tazminatlarına ilişkin taleplerinin konusuz kaldığı kabul edilmelidir. Buna karşılık davacı işçi, açıkça feragat etmemiş yada talebini geri almamış ise boşta geçen en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının ise hüküm altına alınması gerekir....
İşe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe başlatmaması ve buna bağlı olarak işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret, ihbar ve kıdem tazminatı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur. İşveren işe iade için başvuran işçiyi 1 ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları ödenmelidir. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır....
İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de 4857 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır. Ancak işe başlatmama tazminatı niteliği itibarıyla tazminat olduğundan uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır. Somut olayda, mahkemece boşta geçen süre ücreti ile başlatmama tazminatı için, 19/06/2014 tarihinden ve ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, davacı taraf işe iade başvurusunda sadece işe alınması için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir. İşe iade başvurusunda, mahkeme kararında tespit edilen alacakların ödenmesi yönünde bir talep bulunmaması karşısında, bu alacaklar yönünden işverenin temerrüdünden söz edilemez....


