Aksi halde en az dört, en fazla sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır. Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin davalı Belediye ile dava dışı Doğa Organizasyon Şirketine karşı açtığı feshin geçersizliği ve işe iade davasında 22. Hukuk Dairesinin 2013/19540 Esas ve 2013/19949 Karar sayılı ilamı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süreye ait ücret alacaklarından davalı Belediyenin alt işveren Doğa Organizasyon Şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu ve kararın bu şekilde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ancak, davacı işçi kesinleşen işe iade kararı sonrasında işe iade yükümlülüğü bulunan dava dışı Doğa Organizasyon Şirketine yasal süresi içinde usulüne uygun olarak işe iade başvurusunda bulunmadığından işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur....
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin 30/06/2013 tarihinde feshedildiği, işe iade davasının kabul edilerek 30/09/2015 tarihinde (Kapatılan) 7.Hukuk Dairesince 2015/26325 esas sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği ve taraflar arasında davacının işe iade sonrasında 24/05/2015 tarihinde işe başlatılmayarak iş sözleşmesinin feshedildiği hususunun tartışmasız olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf en son aldığı ücretin brüt 6.207,00 TL olduğunu belirtmiş,feshin kesinleştiği tarihteki ücrete ilişkin bir beyanda bulunmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 30/06/2013 tarihinde ki ücreti asgari ücret artışlarına oranlanarak feshin kesinleştiği tarihteki ücretini tespit ederek dava konusu alacaklar hesaplanmıştır. Dosya kapsamına göre davacının ilk fesih tarihindeki ücretine zam yapıldığı sabit ve ispatlanmış değildir....
Öte yandan taraf beyanları ve dosya içinde bulunan işe iade kararına göre davacı işçi işe iade davası açmış ve mahkemece feshin geçersizliğinin tespitine dair karar verilmiştir. Mahkemece yargılama sırasında işe iade davası üzerinde durulmamıştır. Sözü edilen kararın Dairemizce 24.2.2011 tarihinde onanmak suretiyle kesinleştiği kayıtlarımız tetkikinden anlaşılmıştır. Davacı işçinin işe iade davası sonrasında işe başlamak için başvurup başvurmadığı dosyadan belirlenememektedir. Davalının temyiz dilekçesine ek olarak sunduğu dilekçe ile işe başlatılma talebi ile başvurduğu anlaşılmaktadır. Bu husus araştırılarak davacının işe başlatılması için başvurup başvurmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Davacının başvurması halinde işverence işe başlatılması veya başlatılmamasına göre davaya konu istekler yönünden farklı şekilde değerlendirme yapılacaktır....
Öte yandan taraf beyanları ve dosya içinde bulunan işe iade kararına göre davacı işçi işe iade davası açmış ve mahkemece feshin geçersizliğinin tespitine dair karar verilmiştir. Mahkemece yargılama sırasında işe iade davası üzerinde durulmamıştır. Sözü edilen kararın Dairemizce 24.2.2011 tarihinde onanmak suretiyle kesinleştiği kayıtlarımız tetkikinden anlaşılmıştır. Davacı işçinin işe iade davası sonrasında işe başlamak için başvurup başvurmadığı dosyadan belirlenememektedir. Davalının temyiz dilekçesine ek olarak sunduğu dilekçe ile işe başlatılma talebi ile başvurduğu anlaşılmaktadır. Bu husus araştırılarak davacının işe başlatılması için başvurup başvurmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Davacının başvurması halinde işverence işe başlatılması veya başlatılmamasına göre davaya konu istekler yönünden farklı şekilde değerlendirme yapılacaktır....
Bu nedenle adı geçen işçinin işe iade için süresinde başvurduğu kabulüyle çalışan ve sendikalı işçi sayısına eklenmesi gerekir. ... isimli işçi yönünden işe iade sonrası istekler bakımından davalının ödemede bulunduğuna dair yalnızca ... imzalı ibraname sunulmuştur. Her ne kadar davacı işverenden sadır belge bulunmamaktaysa da ...’un tanık olarak ifadesinde işe iade için işverene başvurduğunu ancak başlatmadıklarını yasal haklarını verdiklerini beyan ettiği, işçinin işe iadesi sonrası işverene başvurduğunun diğer davalı tanığı...’ın ifadesi ile de doğrulandığı, davacı tanıklarının bir kısmının ...’in dava kesinleşmeden önce gelip işe başvurduğu yönünde beyanda bulundukları görülmektedir. Davalı ve davacı tanık anlatımları bütün olarak değerlendirildiğinde sendikal nedenle iş sözleşmesi feshedilen...’un da işe iade kararı sonrası işe iadesi için işverene başvuruda bulunduğundan çalışan ve sendikalı işçi sayısına eklenmesi gerekir....
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesine uygun olarak yazılı bildirim yapılmadan ve işçinin savunması alınmadan feshedildiği, bu nedenle feshin geçersiz olduğuna dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz: Karar süresi içerisinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. Dava, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade davasıdır. İşe iade davası, niteliği itibariyle tespit davası olup; tespit davalarında, alacağın tahsiline yönelik olarak eda hükmü verilmesi mümkün değildir....
Davalı vekili; davacının işe başlama kararının onanmasından sonra işe başlama talebinde bulunduğunu, müvekkili firmanın davacıyı noter ihtarnamesiyle işe başlamaya davet ettiğini, davacının belirtilen tarihte işe başladığını, 2 gün sonra mazeretsiz olarak işe gelmediğini, bir iki gün sonrada iş şartlarını beğenmediğini söyleyerek işyerini terk ettiğini, davacının işe başlatılmasında kanuna ve Yargıtay kararlarına uygun hareket edildiğini, davacının işe başlatılma talebinde samimi olmadığını, davacının icra takibi ile söz konusu alacaklarının ücret farklarını talep ettiğini, icra takibine itiraz edildiğini ve durdurulduğunu, işe iade başvurusunda samimi olmayan davacının başvuru yapmamış sayılacağını, fesih sırasında ödenen kıdem ve ihbar tazminatı alacağından başka fark alacağının da olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir....
Ayrıca işe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de 4857 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır. Ancak işe başlatmama tazminatı niteliği itibarıyla tazminat olduğundan uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır. Mahkemece kıdem tazminatına faizin ilk fesih tarihinden, işe başlatmama tazminatına da yasal faiz yerine en yüksek mevduat faizi uygulaması hatalı isede bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....
ödenmesine, kesinleşme tarihinden itibaren altı iş günü içinde işe başvurması şartıyla ve altı iş günü içinde işe başlatılmaması halinde iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücret ve diğer haklarının yöneticilik süresince ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş, bunun üzerine davacı işe iade kararının kesinleşmesini öğrenme tarihinden itibaren altı iş günü içinde işe başlatma talebinde bulunmuş ve işverence işe başlatılmadığından bahisle işe iade kararı ile tespit edilen hak ve alacakları dava konusu etmiştir....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, işe iade davası üzerine davacı tarafın süresinde işe başlamak için işe almakla yükümlü iş yerine süresinde müracaat etmesi gerektiği, 4857 sayılı yasanın 21....


