C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işe başlatılmaması nedeniyle işe iade kararında mevcut, işe başlatmama tazminatı ve 4 aylık boşta geçen süre ücretinden davalı işverenin sorumlu olduğu, hükmü esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen, işe başlatamama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin bilirkişi tarafından hesaplanan tutardan fazla olmadığı, icra yoluyla talep edilen tazminat ve ücret alacağının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, alacakların varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir....
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda mahkemece, işe iade davasına ilişkin dosya getirtilerek ve özellikle taraflardan işe iade kararı sonrasında davacının yasal süre içerisinde işe başlatılması için müracaatta bulunup bulunmadığı, davalının işçiyi işe davet edip etmediği, etmiş ise davacının işe başlayıp başlamadığı veya sonrasında işverence işe başlatılıp başlatılmadığı, işe iade kararının yasal sonuçlarına ilişkin dava veya icra takibi olup olmadığı hususları sorulup araştırılarak, bu süreçte ilk feshin geçerli hale gelip gelmediği saptanmalı, şayet ilk feshin (işe iade davasında geçersizliğine hükmedilen) geçerli olmadığı tespit edilir (davalı işveren tarafından işe davet edilmemesi ya da işe başlatılmaması halinde) ise yıllık izin ücreti talebinin erken açılan dava nedeniyle usulden reddine karar verilmelidir....
Dosya içeriğine göre davacı iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 30.03.2009 tarihli fesih yazısı ile iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Ancak davacı çalışan tarafından davalı işveren hakkında aynı fesih bildirimine karşı Gebze 1. İş Mahkemesinin 2009/336 esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı işveren aleyhine işe iade istemi ile dava açıldığı, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine dair verilen kararın süresinde taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleştiği görülmektedir. Sözkonusu kesinleşen işe iade kararı üzerine davacının 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesindeki prosedürü işletip işletmediği anlaşılamamaktadır....
İşe iade davası ile tespit edilen en çok 4 aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır. Ancak işe başlatmama tazminatı niteliği itibarıyla tazminat olmakla uygulanması gereken faiz yasal faiz olmalıdır. Somut olayda,mahkemece boşta geçen süreye ilişkin ücret ve sosyal hak alacağı,fark kıdem tazminatı alacağına geçersiz fesih tarihinden sonraki dört aylık sürenin sonu olan 28.6.2006 tarihinden itibaren,ihbar tazminatı ve işe başlatmama tazminatına da fesih tarihi olan 24.5.2007 tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. Davacı,işe iadesi için başvuruda bulunurken boşta geçen süreye ilişkin ücret ve sosyal haklarını da talep etmiş olmakla davalıyı temerrüde düşürmüştür....
Noterliği kanalıyla davacıya ihtar çekildiğini ve işbaşı yapmasının istendiğini, davacıya bizzat tebliğ edilmesine rağmen işe başlamadığını savunmuş ve davanın reddini istemiştir. Mahkemece, işe iade kararının onandığına ilişkin Yargıtay kararının 14.11.2012 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacının 15.11.2012 tarihinde işe iade talebinde bulunduğu ve 20.11.2012 tarihinde işverene tebliğ edildiği, işverenlikçe ... Noterliğinin onayını havi 13.12.2012 tarih 16688 yevmiye nolu ihtarname ile davacının işe davet edildiğinin savunulduğu, yaptırılan grafolojik incelemede, tebliğ mazbatasında yer alan muhatap imzasının davacının elinden çıkmadığının belirtildiği ve bu nedenle davacının işe başlatmama tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretine ve bilirkişi raporunda hesap edilen diğer alacaklara hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.01.2022 tarihli ve 2020/254 Esas, 2022/23 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından yasal süresi içinde işe iade başvurusunda bulunulmasına rağmen işe başlatılmadığı, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, kesinleşen Mahkeme kararı ile tespit edilen işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücret alacağının ödenmesi gerektiği kanaati ile hesaplamada dikkate alınacak ücretin, işe başlatılmadığı tarihteki son ücret olduğu, kıdem tazminatı tavanının da aynı tarihe göre belirlenmesi gerektiği, bu bağlamda işe iade davasında kararın kesinleşmesine kadar geçecek olan en çok 4 aya kadar süre hizmet süresine eklenerek kıdem ve ihbar tazminatı yönünden çalışılmış gibi değerlendirilmesi ile davacının, davalının uhdesindeki fiili hizmet süresinin 4 aylık boşta geçen sürenin eklenmesiyle hizmet süresinin 8 yıl, 3 ay olduğu, bilirkişi raporunda, kesinleşen kararda belirtilen ücret tutarları esas alınarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına...
E) Gerekçe: Somut olayda davacı kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle birlikte işe iade istemli dava açmıştır. İşe iade istemli tespit davası ile birlikte kıdem ve ihbar tazminat talepli dava aynı yargılamada yürütülemez. Ancak yargılama sırasında 14.10.2011 tarihli celsede davacı vekili işe iade istemini atiye bıraktığını davaya tazminat davası yönünden devam ettiklerini belirtmiş, davalı vekili ise atiye bırakılan dava konusunda bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiştir. Karar gerekçesinde davacının açtığı kıdem ve ihbar tazminatı talebinin bu davadan ayrılmasının davacıya verilen mehil ile gerçekleştirildiği belirtilerek davanın işe iade davası yönünden değerlendirildiği açıklanmıştır. Dairemizce temyiz incelemesi sırasında davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepli davasının tefrik edilip edilmediği konusunun araştırılması için dosya geri çevrilmiş, geri çevirme sonucunda ayrı bir kıdem ve ihbar tazminat talepli davanın olmadığı bilgisi verilmiştir....
İş Mahkemesinin 2014/131 esas sayılı dosyası ile işe iade talepli dava açıldığını, işe iadesine karar verildiğini ve .../06/2014 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinden sonra 10 günlük süre içerisinde davalı firmaya işe iade başvurusunda bulunduğunu, ayrıca boşta geçen süre tazminatının da icraya koyulduğunu, davalı şirket tarafından bu miktarın icra dosyasına yatırıldığını, davalı tarafın işe iade talebini olumlu karşıladığını, ancak davacının ailevi sebeplerden dolayı işe başlayamadığını, müvekkilinin işe iade kararından önce davalı işyerinde 11 ay 25 günlük çalışmasının mevcut olduğunu, işe iade kararında hükmedilen 4 aylık boşta geçen süre tazminatının yatırılması ile birlikte 1 yıl 3 ay 25 günlük hizmete sahip olduğunu, kıdemi 1 yılı aştığı için kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı ücretinin ödenmesi gerektiğini, bu konuda da ... 19.icra müdürlüğünün 2014/13672 esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı tarafça itiraz edildiğini, bu nedenlerle...
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının açtığı işe iade davasının kabulle sonuçlandığı, davacının davalı Şirket nezdindeki işine iadesine karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2019/2096 Esas 2019/1401 Karar sayılı kararı ile davacının 5 aylık brüt ücret tutarı 35.596,45 TL işe başlatmama tazminat alacağı ile 4 aylık net ücret ve diğer haklar tutarı olan 20.019,04 TL boşta geçen süre ücret alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğinin tespitine kesin olmak üzere karar verildiği, davacı tarafından yasal süresinde keşide edilen işe iade başvurusu talepli ihtarnamenin işverene tebliğ edildiği, davacının işe başlatılmaması üzerine, işe iade kararına istinaden davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 4 aylık boşta geçen süre ücret alacağı ve işe başlatmama alacağı yönünden ... 11....
Davalı vekili, fesih öncesi tanıtım müdürüne bağlı İzmir Bölge Müdürü olarak görev yapmış olan davacıya, İzmir Bölge Müdürlüğüne bir başka şahsın atanmış ve ekibini kurmuş olması da dikkate alınarak ve iyi niyetle 2007 haziran ayından beri boş olan Doğu Anadolu Bölge Müdürlüğünün teklif edildiğini,davacının ise işe iade istemi kabul edilmişken geçersiz ve yeterli olmayan sebepler ileri sürerek işe başlamayıp, istifa sonucunu doğuracak biçimde ayrıldığını, işe başlama talebinin gerçek ve samimi olmayıp, parasal sonuçlarına yönelik olduğunu, prim ve giyim yardımı ödemeleri sürekli bir ödeme olmadığı gibi esasen işverenin takdir ve inisiyatifinde bulunduğundan ücrete giydirilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, kesinleşen işe iade kararının ardından süresinde işe başlatılmasını isteyen işçinin usulüne uygun şekilde eski işinde işe başlatılmadığı gerekçesiyle alacaklar hüküm altına alınmıştır....


