WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Aksi halde en az dört, en fazla sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Yasanın 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen s-üreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz....

Aksi halde en az dört, en fazla sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Yasanın 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen s-üreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz....

Aksi halde en az dört, en fazla sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Yasanın 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen s-üreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz....

İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre işveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde feshin geçersizliği davasında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları ödenmelidir. İşverenin işe davete dair beyanının da ciddi ve samimi olması gerekir. İşverenin işe başlatma amacı olmadığı halde işe başlatmama tazminatı ödememek için yapmış olduğu çağrı, gerçek bir işe başlatma daveti olarak değerlendirilemez. İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır....

Mahkemece, “… davacının işe davet edildiği 23.06.2011 tarihinde işyerine gelmekle birlikte başka bir işyerinde çalıştığı, izinli olarak geldiği, anlaşma sağlanması halinde işyerini terk edebileceğini beyan ettiği, davalı işverenin bunun üzerine yöneticilerle görüşülmesi gerektiğini ve çalışmaya devam etmesini istemesine rağmen işyerini gün bitiminden önce 14:27 de terk ederek işe başlamayan davacının işe iade yönündeki başvurusunun samimi olmadığı, gerçek amacının işe başlamak olmadığı …” gerekçesiyle işe başlatmama ve boşta geçen süre ücretinin reddine karar verilmiştir. Davacı işçi, kesinleşen mahkeme kararı üzerine işe başlamak için kanunî süresi içinde işverene başvurusunu müteakip yapılan davet üzerine bildirilen gün ve saatte işyerine gittiğini, ancak işe başlatılmadığını ve bu durumun tutanak ile tespit edildiğini iddia etmiş ve söz konusu tutanağı dava dosyasına ibraz etmiştir....

İlk kısmi davada tespit edilmiş olan miktarlara göre bakiye alacak talep edildiğine göre ilk kısmi dava kesinleşmeden sonuca varılması hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir. 2-Bununla birlikte davacının açmış olduğu işe iade dava dosyası, işe başlatmama ve boşta geçen süre ücreti ile ilgili olarak yapılan icra takibine ait takip dosyası getirtilmeden denetime elverişsiz şekilde karar verilmesi de hatalı olup bu husus ayrıca bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, davacının davalı işyerinde fiilen çalışmaya başladığı ve doktor ziyaretlerinde bulunduğu yönünde kabul beyanları ve tanık beyanları kaşısında işe başlatmama tazminatı talep hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Davalı işverenin davacıyı eski işine başlatmak isteyip istemediği ve buna göre işe başlatma isteğinde samimi olup olmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Somut olayda; davacının davalı Belediyede alt işveren işçisi gösterilip, bu şekilde çalışırken iş sözleşmesinin işverence feshedildiği, bunun üzerine davacının işe iade davası açtığı ve mahkemece davalı ile alt işveren arasında muvazaalı bir alt işverenlik ilişkisi olduğu tespit edilerek davacının davalı nezdinde işe iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır....

Aksi halde en az dört, en fazla sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Yasanın 21'inci maddesinin beşinci fıkrasına göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz....

Aksi halde en az dört, en fazla sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Yasanın 21'inci maddesinin beşinci fıkrasına göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz....

Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... vekili; davacının işe iade talebinin kabul edildiğini, işe başlamak üzere belediye de hazır bulunmasının bildirildiğini, davacının işe başlamadan önce hangi birimde çalışacağını, ne kadar ücret alacağını ve tazminatının ne zaman ödeneceğini yazılı olarak sorduğunu, davacıya yazılı bildirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususunun araştırılması için beklenmesinin söylendiği ancak davacının işyerinden ayrıldığını, bu hususun tutanaklarda tespit edildiğini, davacının işe iade talebinde samimi ve iyi niyetle olmadığını, işe başlamadığını, dolayısıyla fesih işleminin geçerli hale geldiğini ve davacının tazminat talebinde bulunamayacağını, takip konusu yapılan alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Medikal Sağlık Hizm. İç ve Dış Tic Ltd. Şti. vekili; husumet itirazında bulunarak, işe iade davasında taraf olmadıklarını, tazminatın Kültür Tem. Ltd. Şti.'...

UYAP Entegrasyonu