Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 08.4.2016 tarih ve 2016/414 E. sayılı ihtiyati tedbir kararında, davacı şirket hakkında 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, davacı şirketlere ait menkul ve gayrimenkul malların, banka hesaplarındaki paraların, 3. şahıslardaki hak ve alacakların üzerine ihtiyati haciz konulmasının ve e-haciz, ihtiyati haciz yoluyla muhafaza altına alınmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, hükmedildiği görülmektedir. İİK'nun 89. madde hükmünde öngörülen birinci haciz ihbarnamesinin üçüncü şahsa tebliği doktrinde bir icra takip işlemi olarak nitelendirilmektedir. Mahkemece iflasın ertelenmesi davasında ihtiyati tedbir yoluyla "...hiçbir takip işlemi yapılmamasına..." karar verildiği zaman, ayrıca tasrih edilmemiş olsa bile, bir icra takip işlemi olarak 89/1 ihbarnamesinin üçüncü kişiye gönderilmesi ve/veya tebliğ edilmesi yasaklanmış olmaktadır....
Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 08.4.2016 tarih ve 2016/414 E. sayılı ihtiyati tedbir kararında, davacı şirket hakkında 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, davacı şirketlere ait menkul ve gayrimenkul malların, banka hesaplarındaki paraların, 3. şahıslardaki hak ve alacakların üzerine ihtiyati haciz konulmasının ve e-haciz, ihtiyati haciz yoluyla muhafaza altına alınmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, hükmedildiği görülmektedir. İİK'nun 89. madde hükmünde öngörülen birinci haciz ihbarnamesinin üçüncü şahsa tebliği doktrinde bir icra takip işlemi olarak nitelendirilmektedir. Mahkemece iflasın ertelenmesi davasında ihtiyati tedbir yoluyla "...hiçbir takip işlemi yapılmamasına..." karar verildiği zaman, ayrıca tasrih edilmemiş olsa bile, bir icra takip işlemi olarak 89/1 ihbarnamesinin üçüncü kişiye gönderilmesi ve/veya tebliğ edilmesi yasaklanmış olmaktadır....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.4.2016 tarih ve 2016/414 E. sayılı ihtiyati tedbir kararında, davacı şirket hakkında 6183 Sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, davacı şirketlere ait menkul ve gayrimenkul malların, banka hesaplarındaki paraların, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakların üzerine ihtiyati haciz konulmasının ve e-haciz, ihtiyati haciz yoluyla muhafaza altına alınmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, hükmedildiği görülmektedir. İİK'nin 89. madde hükmünde öngörülen birinci haciz ihbarnamesinin üçüncü şahsa tebliği doktrinde bir icra takip işlemi olarak nitelendirilmektedir. Mahkemece iflasın ertelenmesi davasında ihtiyati tedbir yoluyla "...hiçbir takip işlemi yapılmamasına..." karar verildiği zaman, ayrıca tasrih edilmemiş olsa bile, bir icra takip işlemi olarak 89/1 ihbarnamesinin üçüncü kişiye gönderilmesi ve/veya tebliğ edilmesi yasaklanmış olmaktadır....
Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itiraz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde itiraz eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati hacze konu çekin keşide yeri, keşidecinin yerleşim yeri ve muhatap banka şubesinin ...'de bulunması sebebiyle ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/265 E.sayılı dosya üzerinden açılan menfi tespit davasında davalılar tarafından çekin ödenmemesi ve takibe konu edilmemesi için 29.08.2014 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, anılan karara rağmen ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Talep, ölümlü trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan tazminat davasında, ihtiyati haciz talebidir. İİK'nın 257 vd. maddeleri gereğince, ihtiyati haciz talep edilebilmesi için alacağın yaklaşık olarak ispatlamış olması yeterlidir. Alacağın varlığı yaklaşık olarak ispatlanmış ise alacağın yargılamayı gerektirmesi ihtiyati haciz talep edilmesine engel değildir. Ancak, İİK'nın 258. maddesi gereğince; "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur."....
nün 2006/2119 Esas sayılı takibi sonucu satıldığını, satış sonrası icra müdürlüğünce düzenlenen sıra cetveli ile müvekkil kurum alacağı dikkate alınmadan, satış bedelinin şikayetçi takip dosyasına ödenmesine karar verildiğini, tasarrufun iptali davalarında konulan ihtiyati tedbirin ihtiyati haciz anlamında bir tedbir olduğunu, buna göre ihtiyati haciz gibi sıra cetvelinde yer alması gerektiğini, ayrıca kurumun, prim v.s alacaklarının 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edildiğini, bu anlamda taşınmaza konulan tedbirin İİK'nın 281/II. maddesi anlamında ihtiyati haciz olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile yeniden sıra cetveli düzenlenmesine ve kurum alacağına sıra cetvelinde yer verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Şikayet olunan ... vekili, şikayetin reddini istemiştir....
E. sayılı icra dosyası ile yapılan takip nedeniyle talepte bulunmuştur.Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi sonrası, borçlunun takip dosyasındaki itirazını ihtirazi kayıtla geri çektiği ve takip konusu borcu ödediği, icra dosyasının infazen kapatıldığı, borçlunun bilahare takibe konu tahsil edilen alacakla ilgili menfi tespit davası açmış olduğu konusunda ihtilaf yoktur.Buna göre, ihtiyati haciz talebine konu eldeki dosyada Anadolu ... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyasında yapılan takibe dayanılmış olduğu, takip dosyasının ise ihtirazi kayıtla ödenmiş olduğu, borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında ise alacaklının ihtiyati haciz kararının devamında hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmış olmakla mahkemece talebin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır....
- K A R A R - Davacı vekili,davalı tarafından müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı alarak icra takibi başlatıldığını, haciz tehdidi nedeniyle davalıya haricen ödeme yapıldığını,davalının ihtiyati hacizden vazgeçerek senedi müvekkiline teslim ettiğini, senette davalı tarafından tahrifat yapıldığını, 800 TL olan meblağın 50.800 TL olarak değiştirildiğini belirterek, haksız takip nedeniyle yeniden ödeme yapmak zorunda kaldığı 50.000 TL tutarındaki paranın davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davalı davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanında ise davacının emniyette verdiği ifadesinde senedi aldığını beyan ettiğini, söz konusu parayı almadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Alacaklı vekili; faturaya dayalı alacağı nedeniyle borçlunun borcuna ve masraflarına yeter miktarda taşınır taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece 11.05.2016 tarihi kararı ile talebin kabulüne karar verilmiştir....
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025...


