WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Görüldüğü gibi; “menfi tespit” niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunlu olduğu gibi, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itirazları da üç nedenle sınırlandırılmıştır. Kanun koyucu tarafından, tahsil edilmesi istenen alacak, kamusal nitelikte imtiyazlı olduğundan sürüncemede kalması önlenerek, hızla tahsilinin sağlanması istenmiş, bu nedenle kamu alacağına ilişkin takip kesinleştikten sonra, yeni ve ayrı bir menfi tespit davası açılması yönünde herhangi bir hüküm öngörülmemiştir....

Görüldüğü gibi; “menfi tespit” niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunlu olduğu gibi, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itirazları da üç nedenle sınırlandırılmıştır. Kanun koyucu tarafından, tahsil edilmesi istenen alacak, kamusal nitelikte imtiyazlı olduğundan sürüncemede kalması önlenerek, hızla tahsilinin sağlanması istenmiş, bu nedenle kamu alacağına ilişkin takip kesinleştikten sonra, yeni ve ayrı bir menfi tespit davası açılması yönünde herhangi bir hüküm öngörülmemiştir....

Görüldüğü gibi; “menfi tespit” niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunlu olduğu gibi, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itirazları da üç nedenle sınırlandırılmıştır. Kanun koyucu tarafından, tahsil edilmesi istenen alacak, kamusal nitelikte imtiyazlı olduğundan sürüncemede kalması önlenerek, hızla tahsilinin sağlanması istenmiş, bu nedenle kamu alacağına ilişkin takip kesinleştikten sonra, yeni ve ayrı bir menfi tespit davası açılması yönünde herhangi bir hüküm öngörülmemiştir....

Davalı vekili cevabında; ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurulması sonucu davacıya 107.000,00 TL ödeme yapıldığını, arabulculuk anlaşma belgesi düzenlenmesi ve ödeme yapılması nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesini, esasa ilişkin olarak dosyaya sunulan maluliyet raporuna itiraz ettiklerini,yeni bir rapor alınması gerektiğini belirterek, başvurunun usul ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; tahkim öncesi yapılması ve tamamlanması gereken uygun rapor ile davalıya başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş, davacı vekilince anılan karar temyiz edilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesinde “Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı karara Komisyon nezdinde itiraz edilebilir....

Kurum alacağı için 6183 sayılı Kanunun 55.maddesi uyarınca düzenlenip, tebliğ edilen ödeme emrine karşı borçlu, anılan Yasanın 58.maddesi uyarınca 7 gün içinde iş mahkemesine itiraz davası açabilir....

İzmir 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararı ve karar tarihi dikkate alındığında mahkememizde açılan itirazın iptali davasına konu edilen itiraza dayanak teşkil eden ödeme emrinin dava tarihi itibariyle davalıya tebliğ edilmediği ve dava açılmadan evvel ödeme emrine karşı usulüne uygun bir itiraz bulunmadığından dava tarihi itibariyle itirazın iptali davasının koşullarından olan ödeme emrine karşı yapılmış bir itiraz bulunmadığı, bu hali ile dava tarihi itibariyle itirazın iptali davasında bulunması gereken ödeme emrine karşı yapılmış usulüne uygun bir itiraz mevcut olmadığından itirazın iptali davasının koşullarının dava tarihinde mevcut olmadığı kanaatine varılmış ve belirtilen nedenlerle İİK'nın 67/1.maddesinde yer alan itirazın iptali davası koşulları dava tarihi itibariyle bulunmadığından davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

DAVA Davacı/borçlu vekili dava dilekçesinde; düzenlenen 09.02.2021 tarihli ilk ödeme emrinin müvekkili şirket tarafından 11.02.2021 tarihinde tebliğ alındığı, 18.02.2021 tarihli dilekçe ile ilgili ödeme emrine karşı itirazlarının süresinde usulüne uygun olarak İcra Müdürlüğüne sunulduğunu, İcra Müdürlüğünce 19.02.2021 tarihli karar ile icra takibinin durdurulmasına rağmen aynı dosyadan 22.02.2021 tarihli ikinci bir ödeme emri düzenlendiğini ve bu ödeme emrinin müvekkili şirkete 23.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, itiraz edilerek durmuş olan bir takipte itiraz kaldırılmadan ya da iptal edilmeden yeniden bir ödeme emrinin gönderilmesinin mümkün olmadığını, ikinci ödeme emrinde borcun sebebi olarak "16.11.2015 tarihli sözleşmeden doğan alacağın tahsiline ilişkindir" denildiği, ancak sözleşme suretinin tebliğ zarfından çıkmadığını beyan ederek ikinci ödeme emrinin iptalini talep etmiştir. II....

DAVA Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; aleyhlerine başlatılan kambiyo senedine özgü takipte ödeme emrinin ve takibin iptali için dava açtıklarını ve mahkemece ödeme emrinin iptaline karar verildiği, icra dosyasında iptal kararından sonra müvekkiline yeniden ödeme emri gönderildiği, ancak vekil kaydı olmasına rağmen ödeme emrinin asillerin adresine gönderildiğini ve ayrıca yapılan takibin haksız olduğunu, müvekkillere gönderilen takibe dayanak çek suretinde tasdik imza yer almadığı, çek aslının icra kasasına sunulmadığı, çek suretinin tasdikli olmadığı gerekçeleriyle ödeme emrinin iptalini talep ettikleri, borca ve fahiş olan faize itiraz ettikleri, istenilen çek tazminatı ve komisyonun da haksız olduğunu, çek tazminatının tüm borçlulardan istenildiğini, çek tazminatından sadece keşidecinin sorumlu olduğunu söyleyerek ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

Davalı; icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde borca itiraz etmediğini, ancak ödeme emri ile birlikte borcun doğumuna esas belgelerin gönderilmediğini, ayrıca ödeme emrinde faizin başlangıç tarihinin belirtilmediğini, faiz gider vergisinin de faiz miktarına göre değiştiğini, %126 faiz oranının çok yüksek olduğunu, borçlunun acil nakit ihtiyacı içinde olması nedeniyle küçük puntolu harflerle düzenlenen sözleşmenin incelenemeden imzalandığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir....

KARAR Davacı alacaklı 01.11.2009 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 16.11.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 30.000,00 TL kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 27.11.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracının takibe süresinde itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Mahkemece, borçlu vekilinin 20.01.2016 tarihinde itiraz ettiğine dair itiraz dilekçesinin mahkemelerine icra dosyası ile birlikte gönderilmediği, celp edilen icra dosyasında herhangi bir itiraz dilekçesi olmadığı, borçlunun takibe süresinde itiraz etmemesi ile takibin kesinleştiği, davalı borçlunun kira ödemelerini yazılı belge ile ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu