Türk Borçlar Kanunu'nun 386. maddesi şöyledir: “Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.” Bu kapsamda; davacının tacir olmayan gerçek kişi olması, işlemin TTK'nın 4. maddesi kapsamında bir ödünç para verme işi olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmaması karşısında taraflar arasındaki ilişkinin TBK'nın 386. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Mahkememizde açılmış olan dava bu yasa kapsamında arabuluculuk dava şartına bağlı olup arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmakla davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 386'ya göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." Taraflar arasında yapılan genel kredi sözleşmesi tüketim ödüncü sözleşmesi niteliğindedir. Tüketim ödüncü sözleşmeleri karşılıklı edimleri içeren nitelikte sözleşme olup tüketim ödüncünü alan taraf sözleşmede kararlaştırılan tarihte aldığı ödüncü iade etme yükümlülüğü altındadır. Davacı bankanın davalıya verdiği tüketim ödüncü niteliğindeki kredinin geri ödendiğini ispat yükü davalı tarafta olup davalı taraf aldığı kredi borcunu ödediğini yazılı belge ile kanıtlamakla yükümlüdür....
olduğuna kanaat getirilmesi ihtimalinde; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan olan alacağının 91.250,56 TL olduğu hususu bildirilmiş, bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmış, Davacı tarafından bileşik faiz uygulamasına yönelik değerlendirmeler hakkında 3095 sayılı Kanunun m.3/2 ile bileşik faiz uygulamasına dair TTK hükümleri saklı tutulmuş olmakla, TTK ile bileşik faiz uygulaması istisnaları " Üç aydan aşağı olmamak üzere cari hesaplarda, taraflar tacir ise faize faiz yürütülmesi mümkündür (TTK.m.8/2). , Üç aydan aşağı olmamak üzere her iki taraf bakımından ticari iş niteliğini haiz olan ödünç sözleşmelerinde taraflar tacir ise faize faiz yürütülebilir (TTK.m.8/2)", hükümleri de nazara alındığında; taraflar arasında TTK.m.89/2 uyarınca cari hesap sözleşmesi bulunmadığından TTK.m.8/2 uygulaması olanaklı olmadığı kanaatine varılmış, yine taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmesi...
Davacı vekili, davalı ile aralarında taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu taşınmazlar üzerinde ipotek bulunduğundan, söz konusu ipoteklerin kaldırılmasını sağlamak üzere davalıya çek verildiğini, çeklerin tahsil edildiğini, söz konusu ipoteklerin kaldırılmadığını, taşınmazların da kendilerine teslim edilmediğini, çek bedellerinin ödenmediğini iddia ederek çek bedellerinin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığını beyanla itirazın iptalini talep etmiştir. karşılığı olan alacağına ilişkin başlattığı icra takibinin iptalini talep etmiştir. Davalı, çeklerin kendilerine borca karşılık verildiğini, aralarında ödünç sözleşmesi bulunduğu kanaati oluşması halinde ise alacağın zaman aşımına uğramış olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine ilişkin karar verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir....
, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- 2- 3- DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Karaman ....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/324 Esas KARAR NO : 2021/926 DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2019 KARAR TARİHİ : 19/10/2021 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2021 Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında araç takasına dair satış işlemleri gerçekleştirildiğini, Kadıköy ... Noterliği'nin .... Yevmiye Numaralı 31/05/2018 tarihli araç satış sözleşmesi ile .... model ... marka aracı 155.000,00 TL bedel ile satın aldığını, Kadıköy .....
Davacı tarafça, icra takibinde takibin dayanağı belge olarak sunulan dekontların incelenmesinde, 2.000.000- TL'nin davalıya "borç " açıklaması ile havale edildiği görülmüştür. 6100 sayılı Kanun'un ''ispat yükü'' başlıklı 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.'' 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386 ncı maddesine göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." 6098 sayılı Kanun'un 555 inci maddesinde de; ''Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6098 sayılı Kanun'un 555 inci...
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın davalı şirket ile davacı arasındaki ödünç sözleşmesi ve bu sözleşmenin ifası sonucunda yapıldığı iddia edilen fazla ödemeye bağlı sebepsiz zenginleşmeye ilişkin olduğu, davacının davalı ... Tic. Ltd. Şti. ve ... isimli şahıstan ödünç para aldığı,08.08.2011 tarihli Konya . Noterliğinin ... Yevmiye numaralı belgesinden ... Şirketinin müdürünün ... olduğu ve 20 yıl süre ile şirketi temsile yetkili olduğunun anlaşıldığı, ... A.Ş.'nin (belirli bir zaman aralığına ilişkin olarak) davacı ...'...
Bu durumda davacının ödünç ilişkisini yasal delillerle ispat etmesi gereklidir. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalı tarafından imzası inkar edilmeyen belgede yazılı “....ndan kiralamış olduğumuz Spor Merkezinin gerekli olan paranın, 195.000 $'ı ...'lardan aldım ve kalan bakiye olan 196.500 $'ı ...'lardan elden aldım” ibaresi, davacının davalıya ödünç verdiğini kanıtlamaya yeterli değildir. Davalının açık muvafakati olmadığından yine taraflar arasında HUMK’nun 293/1. (HMK’nun 203/1.) maddesinde sayılan akrabalık ilişkisi de bulunmadığından, HUMK’nun 288. (HMK’nun 200.) maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez. Davacı, davalıya ödünç verdiğini yasal delillerle ispat edememiştir....


