WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2023/19115 E.  ,  2024/1642 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/87 E., 2023/1669 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. ... Mahkemesi
SAYISI : 2019/139 E., 2021/609 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre ... ilişkisinin sona erdiği, davalı aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde 01.01.1989 tarihinde çalışmaya başlayan davacının 01.05.1992 tarihinden itibaren sigorta bildirimlerinin yapıldığını, 01.03.2019 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, en son net 5.150,00 TL ücret aldığını, davacının saha elemanı olması nedeniyle ve davalı işverenin çalışma sistemi sebebiyle yasal saatlerinin üzerinde çalışma yapmak zorunda kaldığını, belirli sezonlarda sık sık şehir dışına çıktığını ve davalı Şirketin birçok işiyle ilgilendiğini, belirli zamanlarda ve belirli aralıklarla İran'a gittiğini, yoğun ... temposu nedeniyle hafta tatili kullanmadığını, dinî bayramlarda bayramın ilk günü hariç arefe günü de dâhil olmak üzere tam gün çalıştığını, millî bayramlarda da tam gün çalıştığını, ancak bu çalışmaların karşılığı ücretlerin ödenmediğini, asgari geçim indirimi ödemesi yapılmadığını, son altı aylık ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, asgari geçim indirimi alacağı, yıllık izin alacağı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, ekonomik sıkıntı yaşayan davalı Şirketin küçülmeye gittiğini, belli bir süre için faaliyetlerine son verildiğini, davalı işyerinde, 11.10.2001-20.02.2019 tarihleri arasında pazarlamacı olarak çalışan davacının yaşanan mali sorunlar nedeniyle artık birlikte çalışmak istemediğini belirterek ... sözleşmesini haksız sonlandırdığını, yapılan işin davacının fazla çalışma yapmasını gerektirmediğini, ücretinin ek ödemelerle birlikte 2.200,00 TL olduğunu, ödenmemiş ücret alacağı bulunmadığını, izinlerini kullandığını, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, ödenmemiş herhangi bir işçilik alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işverene ait işyerinde 01.05.1992-28.02.2019 tarihleri arasında çalıştığı, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) verilen işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedeninin belirsiz süreli ... sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshine ilişkin (04) kod olarak bildirildiği, dosya içeriğine göre ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiği kanaatine varıldığı, kullanmadığı 165 gün karşılığı yıllık izinlerinin olduğu, dosya kapsamında asgari geçim indirimlerinin ve ücret alacağının ödendiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, dinlenen tanıkların davacı ile birlikte çalışmadıkları ve davacının çalışma sistemine ilişkin olarak hesaplamaya esas alınacak biçimde görgüye dayalı beyanda bulunamadıkları için fazla çalışma, hafta tatili ile ... ... ve genel tatil ücreti taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçelerin mesnetsiz, kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, yargılama aşamalarında tanıkların yeniden dinlenmesi ve muğlak kalan noktaların aydınlatılması hususunda talepte bulunduklarını ancak haklı talepleri karşılanmadan aydınlatılması gereken noktalara değinilmeden eksik incelemeyle hatalı karar verildiğini, Yargıtay uygulamalarına göre muğlak kalan netleştirilemeyen hususlarda; dinlenen tanıkların ifadelerine yeniden başvurarak netleştirilmesi gerektiğini, ... ... ve genel tatil ile hafta tatili izinlerinin kullandırıldığı hususlarının davalı işveren tarafından ispatlanması gerektiğini, tanık beyanlarının davacının açıklamalarını doğruladığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili; davacının dava dilekçesindeki ikrarıyla sabit olduğu üzere müvekkil Şirkette belirli zaman ve belirli aralıklarda çalıştığını, zira müvekkili Şirketin faaliyet alanı gereği yapılan işin süreklilik arzetmeyip davacının sezonluk olarak görev yaptığını, çalıştığı süre boyunca hak kazandığı yıllık izinlerini eksiksiz biçimde kullandığını, aksi yöndeki iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğini, ücret almadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, haksız ve hukuka ayrı davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu savunarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı istinafı yönünden yapılan değerlendirmede, fazla çalışma yaptığı, genel tatil ve hafta tatili günlerinde çalıştığı iddiasının işçi tarafından ispatlanması gerektiği, ücretinin ödediğini ispat yükümlülüğünün de işveren üzerinde olduğu, somut olayda davalı işveren tarafından işe giriş çıkış kayıtları ve puantaj kayıtları sunulmadığından davacının fazla çalışma yaptığını, genel ve hafta tatili günlerinde çalıştığı hususu tanık beyanları ile ispatlaması mümkün olup, davacı tanık anlatımlarının davacının tüm çalışma saat ve düzenini kapsar şekilde görgüye dayalı bilgiye dayanmadıkları, afaki nitelikteki beyanların hesaplamaya elverişli somut bilgiler içermediği anlaşılmakla söz konusu talepler yönünden reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, davalı istinafı yönünden yapılan değerlendirmede, yıllık izin süresinin mahsubu ile toplam çalışma süresine göre belirlenen yıllık izin ücretine hükmedilmesinin yerinde bulunduğu, ücretin ödendiğinin ispat yükü üzerinde olan davalı işverenin davacı işçinin talebe konu döneme ilişkin ücreti ile asgari geçim indirimi ücretlerini ödendiğini ispat edemediği için davalı vekilinin bu yöne dair istinaf sebebinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince ayrı ayrı olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve inceleme sırasında resen dikkate alınması gereken sair nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın tüm talepleri yönünden tam kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı tarafın temyizi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemeştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 ... Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 190 ıncı maddesi.

2. 4857 ... ... Kanunu'nun 41, 44, 46, 47 ve 63 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.