WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/9654 E.  ,  2024/960 K.
"İçtihat Metni"

¸
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1365 E., 2020/1130 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde hükmün neden dolayı bozulması gerektiğine dair dosyaya özgü temyiz sebebi öne sürmediği anlaşılmıştır.

Sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yönünden, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci

fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2020/1 Esas, 2020/84 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 26 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan Bakanlık vekili ve sanık ile müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan incelenmesi ve hükümlerin onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri
Mağdurenin hafif zihinsel engelli olması nedeniyle yakınlarının telkinlerinden etkilenebilecek yapıda olduğuna, mağdurenin çelişkili ifadelerinin olduğuna, eylemin zorla gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığına, sanığın normal zekaya sahip biri olması halinde akıl zayıflığını bildiğini söylediği mağdureyle ilişkiye girmeyeceğine, ceza tertip edilirken sanığın kişilik yapısı ile sosyoekonomik ve sosyopsikolojik durumlarının nazara alınması gerektiğine, olayların mağdurenin rızası doğrultusunda gerçekleştiğine, mağdurenin utangaç bir kişiliği olduğuna, raporunun olduğunu bilmediğine, raporda yanılma payının yüksek olduğuna, yeniden rapor alınması gerektiğine, kararın haksız olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin dosyaya özgü herhangi bir gerekçe içermeyen temyiz dilekçesinde hükmün neden dolayı bozulması gerektiği hususunda sebep göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesi gerektiğine dair görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanığın savcılık tarafından alınan savunmasında; mağdurede panik atak gibi bir durum olduğunu tahmin ettiğini, normal zamanda rahatlıkla anlaşabildiklerini, zihinsel engelinin ne derecede olduğunu bilmediğini, mağdurenin isteği doğrultusunda cinsel ilişkiye girdiklerini beyan etmesi karşısında, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 23.12.2019 tarihli raporuyla hafif-orta derecede zeka geriliği bulunan mağdurenin fiile karşı ruhsal yönden mukavemete muktedir olmadığı tespit edilmesine rağmen mağdurede tespit edilen zeka durumunun kendisine yönelik cinsel saldırı eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine etkisi bulunup bulunmadığına ve mental durumunun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağına yönelik değerlendirme yapılmaması nedeniyle mevcut raporun hükme esas alınamayacağı, bu nedenle anılan eksikleri giderecek şekilde Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan veya 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 nci maddesi, 23 üncü maddesinin (b) fıkrası ve 31 inci maddesine göre teşekkül ettirilmiş yüksek öğrenim kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hükümler kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

2. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2020/1365 Esas, 2020/1130 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.

...

.