WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/2021 E.  ,  2023/2816 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1352 E., 2019/1905 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2019 tarihli ve 2019/541 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davaları açılmıştır.

2.Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2019/30 Esas, 2019/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının bir ve üçüncü cümleleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verimiştir.

3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/1352 Esas, 2019/1905 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın lehine hükümler uygulanmadan üst sınırdan cezalandırılması ve Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurun çelişkili beyanlarına istinaden ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, kararın bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
''Yapılan açık yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
A. Sanığın mağdurun babasının arkadaşı olduğu, olay günü mağduru eve götürdüğü, evde sanık ... mağdurun yalnız olduğu, burada mağdurun alt kısmındaki kıyafetleri çıkarttığı, mağdurun cinsel organını ellediği, kendi cinsel organını yalatmaya çalıştığı ayrıca mağdurun poposuna dokunduğu ve kendi cinsel organını da mağdur çocuğun poposuna değdirdiği ancak sokmadığı, bu olayın 20 dakika kadar sürdüğü,

daha sonra mağdura 5 TL verdiği ve mağdurun evden ayrıldığı ve olayı babasına anlattığı, mağdurun sanığı Urfalı ... olarak tanıdığı ve ayağının sakat olduğunu topallayarak yürüdüğünü beyan ettiği, babasının telefondan sanığın resmini gösterdiği ve mağdurun sanığı doğruladığı, sanığın çevrede Urfalı ...olarak tanındığının müşteki beyanları ile anlaşıldığı ve sanığın topallayarak yürüdüğünün duruşma esnasında da görüldüğü, mağdurun olayın en üst katta mavi renkli kapısı olan bir evde geçtiğini beyan ettiği, müştekinin de bunu doğrular şekilde beyanda bulunduğu,
Mağdurun 7 yaşında olduğu, sosyal hizmet uzmanı ve pedagog bilirkişilerce alınan rapora göre vücudunun bölümlerini isimlendirebildiği, kendisini anlatabildiği, anlatımlarının tutarlı ve samimi olduğu,
Her ne kadar sanık, mağdurun babası olan müşteki ile aralarında şahitlik olayı nedeniyle husumet olduğunu, kendisine iftira atıldığını söyleyerek suçlamaları kabul etmese de huzurda alınan müşteki beyanları dikkate alındığında sanığın bu savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek mahkememizce olayın yukarıdaki anlatım şeklinde olduğu kanaatine ulaşılmış olup,
Her ne kadar sanık hakkında mağdura yönelik nitelikli cinsel istismar suçundan dava açılmış ise de; dosya kapsamı ve kovuşturma aşamasında alınan mağdur beyanı dikkate alındığında sanığın mağdura organ sokmak şeklinde bir eylemde bulunmadığı mağduru soymak, ellemek ve cinsel organını mağdura değdirmek şeklindeki eylemlerinin basit cinsel istismar suçu kapsamında kaldığı,
Ayrıca sanık hakkında cinsel istismar suçunu tehdit etmek suretiyle işlediği sebebiyle dava açılmış ise de; mağdur anlatımları ve dosya kapsamından suçun tehdit ile işlendiğine dair kesin bir belirleme söz konusu olmadığından sanık hakkında TCK 103/4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Mağdurun gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında özde değişmeyen biçimde ayrıntılı ve birbirleriyle uyumlu anlatımlarda bulunması, istikrarlı beyanları ile 7 yaşında olan mağdurun sanığa suç isnat etmesini gerektirir sanıkla aralarında husumet bulunmaması, tüm dosya kapsamıyla mağdurun beyanlarının örtüştüğü bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı çocuğa karşı basit cinsel istismar suçu sabit bulunmakla eylemine uyan TCK'nun 103/1-3. cümle maddesi uyarınca cezalandırılmış, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK.'nun 62 maddesi uygulanmış,
B. Sanığın mağduru eve götürerek orada tuttuğu, cinsel arzularını tatmin etme amacıyla hareket ettiği sırada mağdur çocuğu da bir yere gitmesini engelleyerek hürriyetinden yoksun kıldığı, her ne kadar tehdit kullanmak suretiyle hürriyeti yoksun kılma suçundan dava açılmış ise de dosya kapsamı ve mağdur beyanı dikkate alındığında suçun tehdit ile işlendiğine dair kesin bir belirleme söz konusu olmadığından eylemin TCK 109/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, bu suçun çocuk olan mağdura karşı ve cinsel amaçla işlendiğinin anlaşıldığı, bu sebeple TCK 109/3-f maddesi uyarınca bir kat ve ardından TCK 109/5 maddesi uyarınca verilen cezada 1/2 oranında arttırım yoluna gidilmiş, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK.'nun 62. maddesi uygulanmış, sanığın Pazaryeri Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/49 Esas, 2008/65 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla sanık hakkındaki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ve oybirliğiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''
Şeklindedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mart 2018'de işlendiği iddia ve kabul edilen eylemle ilgili 15.11.2018 tarihinde müracaata bulunulan olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun soruşturma aşamasında eylemin bir kez sanığın evinde gerçekleştiğini belirtip ve cinsel organını yalattığından bahsetmemesine karşın kovuşturma evresinde bir evde bir de arabada olduğu yönünde ve cinsel organını yalattığı şeklinde çelişkili anlatımı, mağdurun beyanında sanığın kendisine yönelik tehditten bahsetmemesine karşın eylemi babasına anlatırken tehdit edildiğine dair katılan ...'in beyanı, yine katılan ...'in mağdurla tekrar konuştuğunda iddiaya konu eylemleri sanığın yapmadığını söylediğine yönelik kovuşturma beyanı ve tüm dosya kapsamı karşısında İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/1352 Esas, 2019/1905 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.