9. Ceza Dairesi 2023/13879 E. , 2024/1011 K.
"İçtihat Metni"...
...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
ASIL KARAR TARİHİ : ...
EK KARAR TARİHİ : ...
SAYISI : 2023/424 E., 2023/356 K.
KATILAN MAĞDURE : ...
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUKLAR : ..., ..., ..., ...
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık ... ile suça sürüklenen çocuklar ...,...,... hakkında bozma üzerine kurulan hükümler ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin reddine dair ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümler ile ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında bulunan “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” ve aynı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine tabi olduğu gözetilmeden hatalı değerlendirme ile hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğunun belirtilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasındaki temyize ilişkin on beş günlük kanuni süresi içerisinde sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/320 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 23 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; suça sürüklenen çocuklar ...,...,... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair verilen kararların katılan Bakanlık vekili ve sanık ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/1360 Esas, 20121/1467 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ve sanık ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.04.2023 tarihli ve 2023/8 Esas, 2023/2544 Karar sayılı kararı ile sanık ... ve suça sürüklenen çocuklar ...,...,...'ın birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilen nitelikli cinsel saldırı eylemi nedeniyle haklarında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince cezalarında artırım yapıldığı halde, ayrıca birbirlerinin eylemlerine iştirak ettikleri ve haklarında zincirleme suç oluştuğu kabul edilerek mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde tayin edilen cezalarda aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini; suça sürüklenen çocuklar ...,... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde ek savunma hakkı tanınmaksızın müşterek failliğe ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve suça sürüklenen çocuklar ...,... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulurken, temel cezanın alt sınırı 12 yıl olmasına rağmen 11 yıl olarak tayin edilerek hatalı uygulama yapılması nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2023 tarihli ve 2023/424 Esas, 2023/356 Karar sayılı kararı sanık ...'ın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; suça sürüklenen çocuklar ...,...,... 'ın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
4. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/424 Esas, 2023/356 Karar sayılı ek kararı ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, düzeltilerek onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık ile suça sürüklenen çocukların nitelikli cinsel saldırı suçundan üst sınırdan cezalandırılmaları ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin iddiasını doğrulayan somut deliller bulunmadığı, sanık ...'ın katılan mağdure ile para karşılığı rızasıyla ilişkiye girdiği, cinsel birliktelikten sonra ödeme yapılmaması ve bu konuda anlaşmazlık çıkması nedeniyle olayların meydana geldiği, olay yerinin özelliklerine göre gündüz vakti rıza dışı cinsel ilişki suçunun işlenmesinin mümkün olmayacağı nedenleriyle sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği hususunun somut delillerle ispatlanamadığına, diğer olayların katılan ... ile sanıklar arasında çıkan tartışma üzerine meydana geldiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında katılana yönelik kurulan mahkumiyet hükmünde üst sınırdan ceza tayin edilmesinin ve takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik cinsel eylemde bulunmadığına, diğerlerinin katılana tecavüz edip etmediklerini bilmediğine, katılan anlatımlarının suça sürüklenen çocuğun kendilerine yönelik bir eyleminin olmadığına yönelik olduğuna, suça sürüklenen çocuğun beraati gerektiğine, aksi düşünülecek olması halinde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
E. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Temyiz başvurusu yapılmasına rağmen sistemsel ve ağ problemi nedeniyle dilekçenin işleme alınmadığına, gerekçeli temyiz başvuru dilekçesindeki e-imza tarihine bakılarak bu hususun anlaşılacağına, bu nedenle ek kararın yerinde olmadığına, suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik cinsel eylemde bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraati gerektiğine, aksi düşünülecek olması halinde alt sınırdan hükümler kurulması ve yasal takdiri tüm indirimlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ile suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka uygun olduğundan bu hususta düzeltilerek onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2023 tarihli ve 2023/424 Esas, 2023/356 Karar sayılı kararında sanık ile suça sürüklenen müdafileri ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!