WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/13806 E.  ,  2024/932 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1336 E., 2023/1428 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2020/320 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında katılan mağdurlar ... ve ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2021/1487 Esas, 2021/1762 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/2036 Esas, 2022/8371 Karar sayılı kararı ile "...Suç tarihinde ve halen on beş yaşından küçük olan mağdur ...’in kanuni temsilcisi tespit edilerek ilk derece mahkemesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün tebliğiyle tebellüğ belgesinin eklenip, hükümlerle ilgili kanun yollarına başvurulduğu takdirde bununla ilgili ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,..." karar verilmiştir.

3. Tevdi kararı sonrası eksiklikler mahallince yerine getirilmekle dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Daireye tevdi edilmiş, yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/468 Esas, 2023/1999 Karar sayılı kararı ile hükümlerin "...1.İlk derece mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçlardan kurulan mahkumiyet hükümleriyle ilgili istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin eylem kabulünü genişleterek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile sübutuna ve delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi suretiyle hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre de; sanığın olay tarihinde on iki yaşından küçük mağdurlara cebir kullanmak suretiyle pantolonlarını aşağıya indirtip, cinsel organlarını birbirlerine sürttürmekten ibaret eyleminin çocukları cinsel istismara azmettirme olmayıp sanığın fiil üzerinde hakimiyet kurması sebebiyle eylemde doğrudan fail olduğu ve her bir mağdur yönünden müstakil eylemi bulunmayan sanığın cebir içeren tek hareketle erkek mağdurların birbirlerine karşı cinsel eylemde bulunmalarını sağlama şeklindeki fiilinden dolayı iki mağdurun zarar görmesi sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre eyleminin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde mağdur sayısınca hükümler kurulması ve aynı Kanun'un 38 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasında arttırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur...." gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20.09.2023 tarihli ve 2023/1336 Esas, 2023/1428 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğuna dair her türlü şüpheden uzak, somut emarelerin bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin hukuk ve kanuna aykırı olduğuna, mağdurlar, şikayetçiler ve tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, şikayetçilerin beyanlarının duyumdan ibaret olduğuna, sanığın savunmalarının ise istikrarlı, tutarlı ve samimi olduğuna, sanığın mağdurlara karşı cinsel içerikli herhangi bir eylemi olmadığına, sanığa iftira atıldığına, mağdurlar hakkında alınan raporların da bu hususu desteklediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirttilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/1336 Esas, 2023/1428 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.

...