WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/12069 E.  ,  2024/922 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1038E., 2022/1235K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi,mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anılan hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/575 Esas, 2020/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/481 Esas, 2021/241 Karar sayılı kararı ile katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilip hükümlerin kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/481 Esas, 2021/241 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince temyizi üzerine Dairemizin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/23258 Esas, 2022/4232 Karar sayılı kararı ile "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün değerlendirilmesinde; mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma, tanık anlatımları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü mağdure ile birlikte tekel bayisinden alkol satın aldıktan sonra mağdureyi cebir tehdit veya hile olmaksızın kendi yaşadığı metruk binaya götürmesinden ibaret eyleminin mevcut haliyle 5237 sayılı TCK'nın 109/1, 109/3-f maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün değerlendirilmesine gelince; Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, 05.12.2019 havale tarihli mağdurenin ifadesinin güvenilir olmadığına dair değerlendirme raporu, tanıklar Vural ile Yüksel’in beyanları savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın mağdure ile tespit edilemeyen bir sebepten dolayı tartışma yaşadığı ve mağdureyi parmağından basit tıbbı müdahale ile giderilebilir şekilde bıçakla yaraladığı anlaşılan olayda sanığın eyleminin mevcut haliyle 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması" nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin iki ile dördüncü fıkraları uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/1038 Esas, 2022/1235 Karar sayılı kararı ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilip hükmün kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; olayın sübut bulmadığına, tanık anlatımlarının sanığın savunmasını doğruladığına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; eksik araştırmayla karar verilmesi sebebiyle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; takdiri indirimin uygulanması ve Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmemesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/1038 Esas, 2022/1235 Karar sayılı kararına karşı katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesine Gelince
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/1038 Esas, 2022/1235 Karar sayılı kararına karşı sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.

...