9. Ceza Dairesi 2023/1080 E. , 2023/2742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/388 Esas, 2022/224 Karar sayılı kararı ile sanığın katılana yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/2060 Esas, 2022/2281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın dayısı ...'in elinde katılanın para istediğine dair ses kaydının bulunduğuna, duruşma salonunun kapısında hazır olmasına rağmen duruşmada dinlenilmediğine, tanığın elindeki dijital materyalleri sunamadığına, dosyada mevcut ses kaydının hukuka uygun olup olmadığının gerekçeli kararda değerlendirilmediğine, katılanın benzer isnatlar ile şantaj teşebbüslerinin araştırılmasına yönelik talebinin gerekçesiz reddedildiğine, katılanın vajinasında yaralanmasının olmadığına, vücudundaki diğer yaralanmaların ise basit nitelikte ve ilişki sırasında oluşmasının mümkün olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim yapılmadan karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde saat 21.00 sıralarında katılanın sanığın hakkında cinsel saldırı suçundan şikayette bulunduğu, katılanla sanığın kısa bir süre önce sosyal medya üzerinden tanıştıkları, olaydan önce sanığın katılana evlenmeyi vaad ettiği, olay tarihinde sanığın isteği ile buluştukları, sanığın katılanı ... plakalı araçla buluşma yerinden aldığı, katılanı baraj kenarına götürdüğü, araçtan indikleri bu sırada sanığın katılana sarılmaya çalıştığı ancak katılanın onu ittiği, uzaktan koyunların geldiğini gördükleri, sanığın çoban köpeği olabileceğini söyleyerek araca binmesini söylemesi üzerine araca geri bindikleri, aracın ön tarafında otururlarken sanığın katılan ile sevgili olmak istediğini söylediği, katılanın da bu teklifi kabul ettiği, sanığa yorgun olduğunu söylediği, sanığın aracın arkasına yatması konusunda ısrar ettiği, birlikte aracın arka koltuğuna geçtikleri, başını sanığın göğüsüne yasladığı, bu sırada sanığın rızası dışında katılanı öptüğü, sarılmaya çalıştığı, katılanın araçtan indiği ancak sanığın katılanı tekrar araca zorla bindirdiği, katılanın kaçmaya çalıştığı ancak kaçamadığı, bağırdığı, sanığın sadece katılanın cinsel organını yalayıp bırakacağını söylediği, sanığın yemin etmesine rağmen katılanın cinsel organını yaladıktan sonra zorla cinsel ilişkiye girdiği, cinsel ilişki bittikten sonra katılana olayı kimseye anlatmamasını söylediği ve araçla katılanı şehir merkezine götürüp bıraktığı, araçtayken katılanın sanığa karakola gidip şikayetçi olacağını söylediği, bu yüzden karakoldan uzak bir yere kendisini bıraktığı, katılanın daha önce de kendisini taşıyan taksi şoförünü telefonla çağırdığı, 5-10 dakika sonra katılanın bulunduğu yere taksinin geldiği, katılanın taksi şoföründen karakola götürmesini istediği, sonrasında şikayette bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Sanığın savunmasına, katılanın aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları, adli görüşme değerlendirme raporu, katılanın vücudundaki yaralanmaların tespitine ilişkin raporlar, katılanın çağırdığı ticari taksinin şoförü olan tanık ...'nın buluştuklarında katılanın ağladığına, titrediğine, saldırıya uğradığına yönelik beyanları, katılanın ticari taksi şoförü ile görüşürken etrafına kalabalığın toplandığına ilişkin kamera görüntüleri, katılanın olayın hemen akabinde polis merkezine giderek şikayette bulunmuş olması, olay yerinde katılanın çorabının ele geçmiş olması göz önüne alınıp savunmaya itibar edilmediği gerekçesiyle mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
Mahkemece tanık ... ******** tarafından katılanın şikayetinden vazgeçmek için olaydan sonra para istediğine dair dosyaya ses kaydı sunulmuş ise de, Yargıtay 7. Ceza Dairesi 01.06.2022 tarih 2021/7513 Esas, 2022/10606 Karar sayılı ilamı doğrultusunda Anayasanın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğine, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağına ilişkin düzenlemeler göz önüne alınarak olaydan sonra hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen ses kaydının hükme esas alınmadığı ve ses kaydı ile ilgili olarak tanık ... ******** hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanığın adli sicil kaydına yansıyan geçmişi, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehinde takdiri indirim nedeni kabul edildiğinin belirtildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İtirazları Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Katılan Vekili ile Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık Hakkında Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Ceza Verilmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz İtirazları Yönünden
Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık Hakkında Takdiri İndirim Uygulanmaksızın Karar Verilmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz İtirazları Yönünden
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar gözönünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, sanığın adli sicil kaydı içeriğine rağmen dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle hakkında anılan maddenin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Mahkemece Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetinin 2022/1523 sırasında kayıtlı sürüntü örneklerinin karar kesinleştiğinde imhasına karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde dosyada delil olarak saklanmasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/2060 Esas, 2022/2281 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!