WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/6500 E.  ,  2023/2736 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat

Suç tarihinde altı yaşında olan mağdurun velayet hakkına sahip annesi Hasna'nın sanık hakkında şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle atanan vekilin hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşıldığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin

bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/810 Esas, 2019/233 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2019/2495 Esas, 2019/1861 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temel cezaya ilişkin uygulama maddesine 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü cümlesinin eklenmesi ve zincirleme suça yönelik uygulama maddesine ilişkin kısım çıkarılarak yerine 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.09.2021 tarihli ve 2021/22346 Esas, 2021/7592 Karar sayılı kararı ile mağdurun aşamalardaki çelişkili anlatımları, ihbarı yapan tanığa suça sürüklenen çocuğun herhangi bir eyleminden bahsetmeksizin onu sevdiği söylemesi, suça sürüklenen çocuğun istismar eylemlerinden bir tanesini gördüğü iddia edilen anne tarafından bu durumun doğrulanmaması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/343 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.04.2022 tarihli ve 9-2022/28634 sayılı, mağdur vekilinin temyiz isteminin esastan incelenerek hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurun annesi baskı ve tehdit sonucu önceki beyanlarından döndüğüne, suça sürüklenen çocuğun üst sınırdan cezalandırılmasının gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, "...mağdurun aşamalardaki çelişkili anlatımları, ihbarı yapan tanığın suça sürüklenen çocuğun herhangi bir eyleminden bahsetmeksizin onu sevdiğini söylemesi, suça sürüklenen çocuğun istismar eylemlerinden bir tanesini gördüğü iddia edilen anne tarafından bu durumun doğrulanmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun savunmasının aksini ortaya koyabilecek nitelikte kesin, somut inandırıcı başka delil elde edilemediği, suça sürüklenen çocuğa isnat edilen bu suçlamanın şüphe aşamasında kaldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2006 günlü 2006/3-35/97 sayılı ve benzer kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan kuşkudan sanık yararlanır kuralı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/"...mağdurun aşamalardaki çelişkili anlatımları, ihbarı yapan tanığın suça sürüklenen çocuğun herhangi bir eyleminden bahsetmeksizin onu sevdiğini söylemesi, suça sürüklenen çocuğun istismar eylemlerinden bir tanesini gördüğü iddia edilen anne tarafından bu durumun doğrulanmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun savunmasının aksini ortaya koyabilecek nitelikte kesin, somut inandırıcı başka delil elde edilemediği, suça sürüklenen çocuğa isnat edilen bu suçlamanın şüphe aşamasında kaldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2006 günlü 2006/3-35/97 sayılı ve benzer kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan kuşkudan sanık yararlanır kuralı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/2. ve Anayasa'nın 38/4. maddelerinde ifade edilen suçsuzluk karinesinin bir uzantısı olarak evrensel nitelikteki "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince suça sürüklenen çocuğa isnad edilen bu suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmaması..." şeklindeki kabulüyle suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Suç tarihinde altı yaşında olan mağdurun velayet hakkına sahip annesi Hasna'nın sanık hakkında şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle atanan vekilin hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşıldığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Ret sebebine göre Tebliğnamedeki mağdur vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesi şeklindeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz

dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Dairemiz bozma ilamı üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddine karar verilerek mahkemece kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdur vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/343 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.