WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/1808 E.  ,  2023/2672 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/165 E., 2020/137 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdurenin kanuni temsilcisi olan annesinin sanıktan şikayetçi olmaması karşısında, mağdure vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/194 Esas, 2018/694 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2019/314 Esas, 2019/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kesin olmak üzere karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2019/7529 Esas, 2020/1050 Karar sayılı kararı ile "...5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel cezalar belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasındaki 'Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur' şeklindeki kanuni düzenleme karşısında, ilk derece mahkemesince anılan maddede düzenlenen alt ve üst sınırlar arasında ceza miktarına yönelik takdir hakkı kullanılırken denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği gözetilmeyip, maddede sayılan bir kısım ibarelerin aynen tekrarlanmasıyla yetinilerek, temel cezanın teşdiden belirlenmesi suretiyle kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken yazılı şekilde esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/165 Esas, 2020/137 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın duruşmada samimi beyanlarda bulunarak söz konusu mağduru cinsel amaçlı olarak öpmediğini ve hiçbir şekilde vücut dokunulmazlığını ihlal etmediğini beyan ettiğine, camide sanığın böyle bir eylemde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mağdurun şikayetçi olmadığına ve kendisine karşı herhangi bir cinsel amaçlı eylemin gerçekleşmediğini beyan ettiğine, eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığına, takdiri indirimin uygulanmama gerekçesinin somut ve hukuki olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi
Sanık hakkında en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücreti taktir edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'in Suriye uyruklu 2014 doğumlu mağduru daha önce çalıştığı lokantaya gelip gitmesinden dolayı tanıdığı, suç tarihinde Mardin ili merkezindeki Ulu Camide cemaatin namaz kıldığı esnada, sanığın, camide bulunan mağdurun yanına gelerek karşısına yere oturttuğu, bir süre bir şeyler konuştuktan sonra mağdura sarılıp yüzünden, boynundan ve dudaklarından öptüğü, daha sonra sanığın mağduru ayağa kaldırıp Camideki büyük sütuna dayayarak gitmesine engel olup eliyle mağdurun poposuna dokunup, diğer yandan boynunu ve yüzünü öptüğü, sanığın eylemlerini gerçekleştirirken bir taraftan da herhangi bir kimsenin kendilerini görüp görmediğini etrafa bakarak kontrol ettiği, sanığın eyleminin tanıklar K. E. ve M. U. Ç. tarafından görüldüğü, tanık Muhammet'in "Yaşlı erkek şahsın yaşı küçük erkek çocuğu sütunun arkasında olduklarını gördüğünü, erkek şahsın çocuğu boynundan öptüğünü, çocuğun pantolonunun üzerinden poposunu okşadığını gördüğünü, istismara uğrayan çocuğun yaşlı adamdan uzaklaşmaya çalıştığını ancak adamın engel olduğunu" beyan ettiği, bir yaşlı erkek şahsın yaşı küçük erkek çocuğunu taciz ettiğini gördüğünü söylediği, sanığın tanıklarca yakalanarak 155 hattına durumun bildirildiği, olay anına ilişkin kamera görüntülerinde sanık ile mağdurun olay günü 15.38,09 sıralarında Ulu camide oldukları, 15.38,27 sıralarında cami içerisinde karşılıklı oturdukları, 15.38,32'de sanığın mağdurun omzuna elini koyduğu, 15.39,54'de sanığın mağduru öpmeye yeltendiği, 15.41,09'da sanığın mağduru öptüğü, 15.42,12'de sanığın mağduru ayağa kaldırarak mağdurun yüzü kendisine dönük vaziyette mağdura cinsel anlamda bedenini dokundurduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 24.09.2018 tarihli raporunda mağdurun suç tarihi itibariyle 13 yaşını bitirmiş olup 14 yaşını bitirmediğinin belirtildiği gerekçesiyle hüküm kurulduğu görülmüştür..

IV. GEREKÇE
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun kanuni temsilcisi olan annesi ...'in kovuşturma evresinde 06.04.2018 tarihinde vermiş olduğu beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Mağdurun sıcağı sıcağına verdiği soruşturma beyanı, kemera kayıtları, tanık beyanları, raporlar, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere
dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve "Sanığın yargılama sürecinde ciddi ve samimi pişmanlığı gösterir davranışlarının olmaması, fiil-ceza oranı gözetilerek takdiri indirime dair hükümlerin uygulanmasının makul ve makbul olmayacağı, cezanın caydırıcılığını sağlamayacağı, sanığın ıslahı yönünde gelecekte olumlu bir etkisinin bulunmayacağı..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, aynı Kanun'un 61 nci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önüne alınarak temel cezanın "8 yıl" hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/165 Esas, 2020/137 Karar sayılı kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/165 Esas, 2020/137 Karar sayılı kararında sanık müdrafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.