WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2022/14643 E.  ,  2023/2549 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanık hakkında bozma üzerine cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2017/658 Esas, 2018/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; cinsel taciz suçundan aynı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2017/658 Esas, 2018/172 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/6036 Esas, 2021/9350 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden koşulları oluşmadığı halde temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırılması ve aynı Kanun'un 62 nci maddesinin yetersiz gerekçeyle tatbikine yer olmadığına karar verilmesi, cinsel taciz suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun'un 62 nci maddelerinde yer alan koşullar nazara alınıp, denetime elverişli gerekçe gösterilmek suretiyle söz konusu maddelerin tatbiki konusunda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yeterli olmayan gerekçelerle anılan maddelerin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/68 Esas, 2022/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; cinsel taciz suçundan aynı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 105 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca neticeten hükmolunan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında kurulan hükümlerde mağdurenin şikayetinden vazgeçmesi hususu gözetilmeden temel cezaların üst sınırdan belirlendiği, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair somut delil bulunmadığı, sanığın öğretmenlik vasfını kullandığına dair iddia olmamasına rağmen temel cezalarda 5237 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 105 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde coğrafya öğretmeni olarak görev yaptığı, katılan mağdurenin de sanığın öğrencisi olduğu, sanığın değişik tarihlerde katılan mağdureye cinsel içerikli konulardan bahsedip sohbet ettiği, erkek arkadaşı olup olmadığını, sevişip sevişmediğini sormak gibi sözler ettiği, yine olay günü katılan mağdurenin sırtını ve omuzlarını sıvazlayıp saçlarını kokladıktan sonra yanağından öptüğü, taraf ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, cinsel taciz suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihinin 2011 Mayıs olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

1. Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanığın mağdurenin eğitim gördüğü okulda coğrafya öğretmeni olması ve mağdureye yönelik eylemini hafta sonu yapılan kurs esnasına gerçekleştirdiği anlaşıldığından, sanığın mağdure üzerinde eğitici-öğretici sıfatı bulunması sebebiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde; suçun işleniş biçimi, sanığın kusurunun ağırlığı, meydana gelen zararın ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ''4 yıl'' olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/68 Esas, 2022/134 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz istemlerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.