9. Ceza Dairesi 2022/12716 E. , 2023/2467 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan mağdur vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanunun 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemleri yönünden yapılan değerlendirmede, suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafii Av....'in duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2017/220 Esas, 2019/483 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun doğum tarihi tashih edildikten sonra suç tarihinde on sekiz yaşında olduğu gözetilerek sanık olarak nitelendirilmesinden sonra sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/1501 Esas, 2019/705 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 18.01.2021 tarihli ve 2020/1031 Esas, 2021/218 Karar sayılı kararı ile kemik yaşı değerlendirmesine dair raporda çeşitli etkenlere bağlı olarak yaş tespitinin değişkenlik gösterebileceği, tanık ...'nin sanığın 1999 yılında doğduğuna dair beyanı, savunma ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın suç tarihindeki yaşı hususunda şüphe oluştuğu nazara alınıp on beş-on sekiz yaş grubunda bulunduğu kabul edilerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının tatbiki gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2021/82 Esas, 2021/491 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.09.2022 tarihli ve 9-2022/11780 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Temyiz sebebi göstermediği anlaşılmıştır.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Temel cezanın teşdiden belirlenmesine, rapora rağmen güvenilir olmayan tanık beyanları doğrultusundan yaş küçüklüğü indirimi yapıldığına, sanığın suç nedeniyle pişmanlık göstermemesi nedeniyle hakkında 62 inci maddenin uygulanmaması gerektiğine, lehe vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafilerinin Temyiz İstemi
Mağdur adeta tembihlenerek ve yönlendirilerek sanığın hedefin gösterildiğine, tanıkların beyanlarının taban tabana zıt olduğuna, tanık ...'nın olayı öğrendikten sonra altı ay gibi bir süreden sonra savcılığa intikal ettirmesi bir nefret duyma hırsının sonucu olduğuna, mağdurun suç tarihinde yurtta olup olmadığı hususunda da şüphe oluştuğuna, dolayısıyla suça sürüklenen çocuğun mağduru tarafından yurtta böyle bir eylemin işlenmesinin mümkün olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuğun yatılı erkek Kuran kursunda öğrenci olarak bulunmasının yanı sıra öğrencilerden sorumlu olarak belletmenlik görevini yerine getirdiği, suç tarihinde dokuz yaşında olan mağdurun bu yurtta kaldığı, suça sürüklenen çocuğun mağduru odasına götürdüğü, oda kapısını kilitledikten sonra suça sürüklenen çocuğun mağduru dövdüğü ve anal yoldan penis duhulünde bulunduğu kabul edilerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanunun 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2. Ret sebebine göre Tebliğnamedeki katılan mağdur vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafileri ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, dairemiz bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin suçun sübutuna yönelik temyiz istemleri reddedilerek bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde; suça sürüklenen çocuğun kişiliği, suçun işleniş biçimi, güttüğü amaç ve saiki, ile suçun işlenmesindeki özellikler göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında tadadi şekilde sayılan nedenlerden olan ve dosya kapsamıyla örtüşen "...yargılama aşamasında olumsuz davranışlarının görülmemesi ve verilen cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki etkisi dikkate alınarak..." şeklindeki gerekçeler ile suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim maddesi uygulanarak kurulan hükümde; bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafileri ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2021/82 Esas, 2021/491 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafileri ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!