WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/3192 E.  ,  2023/2768 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/139 E., 2014/322 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2013 tarihli ve 2012/237 Esas, 2013/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2013 tarihli ve 2012/237 Esas, 2013/184 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 23.01.2014 tarihli ve 2013/11035 Esas, 2014765 Karar sayılı kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçu yönünden katılanın dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilerek anılan olay nedeniyle ruh sağlığının kalıcı olarak bozulup bozulmadığı hususunda aldırılacak yeni rapor doğrultusunda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin beşinci fıkrasının tatbiki hususunun değerlendirilmesi ve kabule göre de öngörülen cezanın alt sınırdan uzaklaşarak tayini gerekirken asgari hadden ceza verilmesi; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm açısından ise suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilemeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/139 Esas, 2014/322 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Katılanın anlatımları, olayın oluş şekli ve niteliği gözetilerek sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması gerekirken beraatine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan mahkumiyeti için somut delil bulunmadığı, iftiraya maruz kaldığı, aksi kanaatle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında cinsel saldırı suçunu oluşturacağı, ayrıca teşebbüs hükümleri uygulanırken alt sınırdan indirim uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ile katılanın komşu oldukları, olay günü olan 24.08.2012 tarihinde ikindi saatlerinde katılanın yayladaki evinin banyosuna su götürdüğü, bu sırada sanığın banyoya girerek katılana arkadan sarıldığı, yüzünü ısırdığı, boynundan tutarak soymaya çalıştığı, "benimle birlikte olacaksın, bana teslim ol, yoksa seni öldürürüm, benimle dost olacaksın yoksa seni vururum, karakola şikayet edersen seni öldürürüm" dediği, katılanın sanıktan kendini kurtarmaya çalıştığı, ancak sanığın banyoya girerken banyo kapısındaki basit tahta düzeneği indirerek dışarıdan girişi engellediği, katılanın kurtulmak için bağırıp yardım istediği, olay tarihinde katılanın evinde dört ve altı yaşlarında iki torununun bulunduğu, torunlarının banyo kapısının önüne gelerek ağladıkları, katılanın sanığın hayalarını sıkarak kendisini kurtardığı ve kapıyı açıp dışarıya kaçtığı, katılanın evinin yakınlarında sanığa ait ev dışında ev bulunmaması nedeniyle kimsenin yardıma gelemediği, sanığın daha sonra evden uzaklaştığı kabul edilen olayda,
Sanığın katılana saldırması neticesinde katılanın 25.08.2012 tarihli doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, katılanın da boğuşma esnasında sanığın yüzünü tırmaladığı, sanığın 25.08.2012 tarihinde alınan doktor raporunda sağ ve sol gözaltında ve burun kemiği üzerinde sıyrık olduğunu tespit edildiği,
19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından tanzim olunan 26.03.2013 tarih ve 849 sayılı raporda olay nedeni ile katılanın ruh beden sağlığının bozulduğunun, beden ve ruh bakımından kendini savunabilecek durumda olduğunun, beyanlarına itibar edilebileceğinin bildirildiği, yine Adli Tıp 6.ihtisas Kurulunun 30.06.2014 tarihli raporuna göre mağdurenin eylem nedeniyle ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğunun belirtildiği,
Olayın tanıkları olan katılanın torunlarından ...'un dört yaşında olması nedeniyle ifadesinin alınamadığı, ancak yedi yaşında olan Zeynep'in rehber öğretmeni eşliğinde alınan ifadesinde, babaannesinin bağırması üzerine banyoya gittiğini, banyonun kapısının kapalı olduğunu, banyodan çıkan kişinin sanık ... olduğunu beyan ettiği, 13.09.2012 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağına göre sanık ve katılana ait evler arasında dört metre mesafe olduğu, diğer evlerin ise en yakının yüz elli metre ileride olduğu, banyoda yapılan incelemede banyonun kapısının tahta olduğu ve banyo kapısının kilidinin olmadığı, ancak kilit yerine kapının sabit kısmına tahta bir parça monte edilerek kapının açılmasının engellendiğinin tespit edildiği,
Sanığın aşamalardaki savunmalarının çelişkili olduğu ve kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, katılanın anlatımlarının tanık Zeynep doktor raporuyla doğrulandığı, bu nedenle cinsel saldırı sırasında kapısı kapalı banyoda meydana gelen olaylarla ilgili görgü tanığı bulunmasa da, sanığın katılanın banyosunda bulunmasının izah edilemeyeceği ve katılanın sanığa iftira atmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan beyanı, olay sırasındaki kapışma nedeniyle oluşan ve katılanın beyanını teyit eden katılan ve sanığın adli raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel istismara teşebbüs suçunu işlediğinin sabit olduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan da kamu davası açılmış ise de, katılanın olay günü öğleden sonra dışarıdan getirdiği suları bırakmak için evinin banyosuna girdiği sırada komşusu olan sanığın katılanın peşinden banyoya girerek banyo kapısının arkasında bulunan ve dışarıdan içeri girilmesini engellemeye yönelik basit bir şekilde oluşturulmuş tahta sürgüyü indirerek katılana yönelik nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, eylemin icra hareketleri içerisindeki cebrin, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunun unsurunu oluşturacağı, banyo kapısındaki basit tahta kilit düzeneğinin dışarıdan gelenleri engellemeye yönelik olduğu ve katılanın da olay sonrasında banyodan kendisinin tahta sürgüyü kaldırarak dışarı çıkması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının olayda oluşmadığı kanaatine varılmakla, sanığın atılı bu suçtan beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gibi beraat hükmünün de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmekle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/139 Esas, 2014/322 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.