8. Hukuk Dairesi 2023/3815 E. , 2024/620 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu ile oluşan tapu kaydının iptali ile tescil davasında verilen hükme karşı davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
...Mahallesi kadastro çalışma alanında 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sonucu 220 ada 3 parsel sayılı 295,44 metrekare yüzölçümlü ve bahçe vasıflı taşınmazın Hazine tarafından 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında 14.05.2014 tarihinde satış suretiyle davacı ... adına; 220 ada 4 parsel sayılı 537,38 metrekare yüzölçümlü ve bahçe vasıflı taşınmazın, Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun uyarınca 29.09.2014 tarihinde satış suretiyle davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir.
Dava dilekçesinde, 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sonucu davacı adına tapuda kayıtlı taşınmazın kullanım alanın davalı ... adına kayıtlı taşınmaz lehine eksik tespit edildiği iddia edilerek davalı adına kayıtlı taşınmazın 87,56 metrekarelik kısmına ilişkin olarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı ...'ın malik olmaması nedeni ile aleyhine açılan davanın husumetten reddine, tapu maliki diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise taşınmazın dava tarihinden önce 6292 sayılı Kanun kapsamında 29.09.2014 tarihinde Hazine tarafından satışının yapıldığı, o tarihten bu yana davacı tarafça açılmış bir dava olmadığı, kaldı ki keşifte mahallinde dinlenen tanıkların da davacıyı teyit etmediği, tarafların evlerinin olduğu yerlerin ve aradaki duvarın yıllar öncesi yapıldığı ve itiraz görmediği, dolayısıyla davacının parselinde az tespit talebinin yerinde olmadığı açık olduğundan davanın ... bakımında ise esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, ayrıca tapu iptali ve tescile ilişkin davanın idari yoldan satış nedeniyle dinlenme olanağı bulunmadığı anlaşıldığına, bu husus davanın ön koşulu bulunduğuna ve ret gerekçesi usule ilişkin olduğuna göre, maktu vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe ve buna bağlı satış işlemi sonucu oluşan tapu kaydına yönelik iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!