8. Hukuk Dairesi 2023/3114 E. , 2024/550 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili Hafik ilçesi Sofular Köyü çalışma alanında bulunan 131 ada 217 parsel ... 62.303,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra, davalı ... adına 07.02.2017 tarihinde 6292 ... Kanun gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiş, bilahare tapuda satış suretiyle 09.06.2017 tarihinde ..., 02.02.2018 tarihinde ... ve 02.10.2019 tarihinde ise ... adına kayden intikal ettirilmiştir.
Davacı ...; dava konusu taşınmazın 6292 ... Kanun kapsamında ...'a satıldığını ancak, aynı Kanun'un 12 nci maddesinde belirtilen hak sahipliği şartlarını taşımadığını, taşınmazın tapuda ... tarafından 02.10.2019 tarihinde ...'a satıldığını ve tarafların iyi niyetli olmadıklarını ileri sürerek, tapu kaydındaki takyidatın kaldırılarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı ...; tapu kaydının kendisine devrinde kötü niyetin söz konusu olmadığını, mal kaçırmak kastıyla dava konusu taşınmazı üzerine almadığını, davanın açıldığını öğrenir öğrenmez dava konusu taşınmazın tekrar ...'a devredildiğini, ...'ın, babası Metin ... ile birlikte 14 yaşından beri çiftçilik yaptığını, taşınmazın ihya edilmesi işlemlerini ...'ın yerine getirdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, tapu tescilinin geçerli bir işleme dayanması gerektiğini, babası Metin ... ile birlikte 14 yaşından beri çiftçilik yaptığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalı ...'ın Kanunda ve Milli Emlak Genel Tebliğinde aranan zilyetlik koşullarını taşımadığı ve davalı adına yapılan 07.02.2017 tarihli tescil işleminin dayanaktan yoksun yani yolsuz olduğundan iptal edilmesi gerektiği, tapuda yapılan satışların kısa aralıklarla yapılmış olması, davalılar arasındaki yakınlık ve satış bedellerinin resmi verilere göre hesaplanan değerin oldukça altında olması gibi nedenler birlikte değerlendirildiğinde davalılar arasında yapılan satış işlemlerinin de muvazaalı olduğu; tapudaki takyit olan ipoteğin fekkinin ancak ayrı bir dava ile talep edilmesi gerektiği, davada Ziraat Bankasına husumet yöneltilmediği ve derdest davada dahili davalı yoluyla eklenmesinin de mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 131 ada 217 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, usulüne uygun açılmış ipoteğin fekki davası bulunmadığından takyidatın kaldırılması hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İlk Derece Mahkemesince ilk tarımsal faaliyetin beyanlara göre 2014 yılında başlamış olması, 2010 ve 2012 tarihli hava fotoğraflarında tarımsal faaliyetin bulunmaması, 1992 doğumlu olan davalı ...'ın 2008 yılında 16 yaşında sınırlı ehliyetsiz olarak tarım yapması mümkün ve hayatın olağan akışına uygun görünse de mernisten alınan resmi kayıtlara göre 2007 yılından 2011 yılına kadar Amasya ilinde ikamet etmesine göre davalı ...'ın Kanunda ve tebliğde aranan zilyetlik koşullarını taşımadığı ve davalı ... adına yapılan 07.02.2017 tarihli tescil işleminin dayanaktan yoksun yani yolsuz olduğu, iptal edilmesi gerektiği sonucuna varılmış ise de; çekişmeli taşınmaz, davacı ... tarafından 6292 ... Kanun hükümleri uyarınca davalıya satılmış olup Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe satış yoluyla oluşan tapu kaydına değer verileceği, tapu kaydının yolsuz tescil yoluyla oluştuğunun kabul edilemeyeceği, Hazine tarafından 6292 ... Kanuna konulu taşınmaz, hak sahibi olan kişi/ kişilere veya 3. kişilere de satılabileceği gibi dava konusu taşınmazın satılamayacak taşınmazlardan olmaması, hak sahibi adına tescile yönelik idari işlemin iptaline yönelik herhangi bir idari davanın açılmaması, ayrıca söz konusu idari işlemi yerine getirenler hakkında hukuk ve ceza davasının açılmaması ve sonuç olarak açıklanan yasal mevzuat gereği İdare tarafından belirlenen hak sahibine satılıp hak sahibi adına tescil işleminin gerçekleşmesi nedenleri ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek" istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!