8. Hukuk Dairesi 2023/3024 E. , 2024/510 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN :
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, Hatay ili Arsuz ilçesi Avcularsuyu Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına kayıtlı bulunan eski 905 parsel ... 1400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 760 ada 13 parsel numarasıyla 1.110,87 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacıya ait Hatay ili Arsuz ilçesi Avcularsuyu Mahallesi eski 905 yeni 760 ada 13 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sonucunda eksildiğini ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " davanın, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu, mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının beyanları ile davacıya ait taşınmazın sınırlarının davacının iddia ettiği gibi değiştirilmediği ve davalı yararına genişletilmediği, esasen bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ilk tesis kadastrosu sırasında davacıya ait taşınmazın alanının tersimat hesap hatası nedeniyle yanlış hesaplandığı ve tesis kadastrosu yüzölçümünün 1.110.87 m2 olarak tespit edilmesi gerektiği, keşif sırasında mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının taşınmazın sınırlarını göstermeleri doğrultusunda teknik bilirkişilere ölçtürülen sınırlar ile uygulama kadastrosu sınırlarının aynı olduğu ve örtüştüğü, hava fotoğraflarında ve özellikle 1976, 1992 ve 2009 yıllarına ait hava fotoğraflarından dava konusu taşınmazın sınırlarının belirgin olup uygulama kadastrosu ve keşif sırasında ölçülen sınırlar ile aynı olduğu, sınırların davacı aleyhine değiştirilip genişletilmediği ve tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki yüzölçüm farkının tersimat hesap hatasından kaynaklandığı " gerekçesiyle, davanın reddine ve dava konusu (eski 905) yeni 760 ada 13 parsel nolu taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, " İlk Derece Mahkemesince tapu kayıtları, ilk tesis kadastro paftası, 3402 ... Kadastro Kanunun' un (3402 ... Kanun) 22/a maddesi çalışmaları sonucu oluşan pafta ve ortofotolar getirtilip mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait taşınmazdaki yüzölçümü eksilmesi olmadığı, sınırlarınını değiştirilmediği, ilk tesis kadastrosu sırasında davacı tarafa ait taşınmazın alanının tersimat hesap hatası nedeniyle yanlış hesaplandığı, tesis kadastrosunun yüzölçümünün 1110.87 m2 tespit edilmesi gerektiği tespit edilmekle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, açıklanan sebeplerle sonuç olarak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı tarafın yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiş ve iş bu karar davacı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 ... Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğindedir. Kural olarak, bu tür davalarda husumetin, yapılan tespit sonucunda itiraz edenin taşınmazı aleyhine yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınırı değiştirilen taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerekmekte olup, uygulama kadastrosu sonucunda lehine sınır değişikliği yapılan veya yüzölçümü artan taşınmaz veya taşınmazların bulunmaması halinde ise kadastro müdürlüğüne husumet yöneltilerek de dava açılabilecektir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, davada yöntemince taraf teşkilinin sağlanmadığı ve ayrıca hükme esas alınan raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan bilirkişi heyetine ait ek raporun ekinde yer alan, tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftasını çakıştıran ek-8 nolu krokinin incelenmesinde, tesis kadastrosu sırasında davacıya ait 905 parsel (yeni 760 ada 13 parsel) ... taşınmazın içerisinde bulunan bir kısım yerin, uygulama kadastrosu sırasında komşu 388 (yeni 760 ada 17) parsel, 907 (yeni 760 ada 12) parsel ve 392 (yeni 760 ada 11) parsel ... taşınmazlara dahil edildiği görülmekte olup, bu husus bilirkişi raporunun içeriğinde de anlatılmaktadır. Bu durum karşısında, davacıya ait taşınmaza komşu 760 ada 17, 12 ve 11 parsel ... taşınmaz maliklerinin yöntemince davaya dahil edilmeleri için davacı tarafa süre ve imkan tanınmaması ve böylelikle taraf teşkilinin eksik bırakılması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Bununla birlikte; hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda, tesis kadastrosu sırasında tersimat hatasının yapıldığı ve bu tersimat hatasına göre uygulama kadastrosunun yapıldığı belirtildiği halde, bu raporda, tesis kadastrosu sırasında hangi değerlerin hatalı ölçülerek paftasına aktarımında tersimat hatası yapıldığı izah edilmediği gibi, bu durum krokide çakıştırmalı olarak gösterilmediğinden raporun denetlenmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na, davasını, kendisine ait taşınmaza komşu 760 ada 17, 12 ve 11 parsel ... taşınmaz maliklerine yöneltmek suretiyle yöntemince taraf teşkilini sağlaması için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde sözü edilen taşınmaz maliklerinden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı, bundan sonra, harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin dahil olduğu üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle, taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösteren, krokili, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı, özellikle önceki tarihli rapor içeriği de tartışılarak, tesis ve uygulama kadastrosu sınırlarının birbiri ile örtüşmediği üzerinde önemle durulmalı, önceki tarihli bilirkişi raporunda değinildiği gibi tersimat hatası söz konusu ise bu husus denetime elverişli şekilde açıklanıp, kroki üzerinde de hatalı ve doğru tersimat sınırları çakışır şekilde gösterilmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan ve eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!