8. Hukuk Dairesi 2022/7238 E. , 2024/426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/34 E., 2020/75 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü kısmen reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Uşak ili Eşme ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 314 ada 2 parsel sayılı 26735,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla; 314 ada 13 parsel sayılı 77932,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla, 398 ada 48 parsel sayılı 18816,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla, 398 ada 49 parsel sayılı 2904,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına ve 411 ada 1 parsel sayılı 32674,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir.
Davacılar vekili; Uşak ili Eşme ilçesi ... Köyü Kengerlik Mevkiinde kain davacıların kadastro sonrası maliki bulundukları 411 ada 4 parsel numaralı 1359 m2'lik taşınmazın devamı niteliğinde bulunan, doğusu Bayram Ali Yıldız varisleri ve dere, batısı ... varisleri, güneyi ... ..., kuzeyi ... ve yol ile çevrili bulunan yaklaşık 20 dönüm büyüklüğündeki tarla; Uşak ili Eşme ilçesi ... Köyü Yaylak mevkiinde kain davacıların kadastro sonrası maliki bulundukları 314 ada 1 parsel numaralı 1 hektar 2000 m2'lik taşınmazın devamı niteliğindeki bulunan doğusu dere, batısı ... , güneyi hazine, kuzeyi dere ile çevrili bulunan yaklaşık 35 dönüm tarla; Uşak ili Eşme ilçesi ... Köyü Ömerler mevkiinde kain davacıların kadastro sonrası maliki bulundukları 398 ada 35 parsel numaralı 4000 m2'lik taşınmaz ve yeni aynı mevkiinde kain 399 ada 1 parsel numaralı 1 hektar 4508 m2'lik taşınmazların devamı niteliğinde bulunan doğusu ..., batısı ..., güneyi yol, kuzeyi dere ile çevrili bulunan yaklaşık 40 dönüm büyüklüğündeki tarlanın kadastro çalışmaları sırasında davalı idare adına tespit gördüğünü, davaya konu taşınmazların davacıların atalarından intikal ettiğini, bu yerlerle Hazinenin bir ilgisi olmadığını, yaklaşık 100 yıldan beri davacıların ataları ve halihazırda davacılarca kullanıldığını, davacılar ve atalarının bir asıra yakındır ekip biçtikleri bu tarlaları nizasız ve fazılasız kullandıklarını, geçimlerini bu şekilde sağladıklarını, dava konusu taşınmazların hudutlarında davacıların atalarından beri herhangi bir değişiklik olmadığını, hudutları ve miktarları itibari ile aynı tarla olduklarını, tapulu taşınmazlarının haksız şekilde davalı lehine tescil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, taşınmazların tapularının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili 23.11.2020 tarihli dilekçesi ile dava konu taşınmazların 411 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile kadastro harici bırakılan alan içerisinde kalan yaklaşık 20 dönüm miktarındaki alan; 314 ada 2 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde kalan yaklaşık 30 dönüm miktarındaki alan; 398 ada 48 ve 49 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde kalan yaklaşık 40 dönüm miktarındaki alan olduğunu beyan etmiştir.
Davalı Hazine vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 15.04.2014 tarih ve 2008/213 E., 2014/133 K. sayılı kararla; dava konusu yerlerin büyük kısmının boş olduğu ve uzun süredir kullanılmadığı ve yer yer orman ağaçlarının bulunduğu, uygulanan vergi kayıtlarının her türlü şüpheden uzak şekilde dava konusu yerlere uymadığı, mera ve ham toprak niteliğinde Hazineye ait olan yerlerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/10253 E., 2015/13510 K. sayılı ilamıyla; "Davacılar vekilinin çekişmeli 398 ada 49 parsele yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle 398 ada 49 parsele yönelik hükmün onanmasına; A-Davacılar vekilinin 398 ada 48, 314 ada 2 ve 13 parsele yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava, kesinleşen mera kaydının iptali istemi ile Hazineye karşı açılmıştır. ... O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı tarafa ... Köyü Tüzel Kişiliğini davaya dahil etmek üzere önel verilmeli, buna ilişkin dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Köy Tüzel Kişiliğine tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla davada taraf koşulu oluşturulmalı, ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi ya da vekili yargılamaya geldiğinde kendisinden davaya karşı diyecekleri ve delilleri ayrı ayrı sorulup saptanmalı, delil gösterdiği takdirde delilleri toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yön göz ardı edilerek işin esası hakkında hüküm kurulması; B-Davacılar vekilinin 411 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece mera ve ham toprak niteliğindeki taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı gibi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. ...Doğru sonuca ulaşılabilmesi için bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini en iyi belirleme yönteminin hava fotoğrafları olduğu gözetilerek tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı evreye ilişkin stereoskopik çift hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ise, İl Kadastro Müdürlüğünden, çekişmeli taşınmaza komşu 411 ada 2 parsele ait kadastro tutanak örneği ve varsa dayanağı kayıtlar Tapu Müdürlüğünden, taşınmazın tespitine esas alınan 442 sayılı vergi kaydının oluşumuna esas bilgi ve belgeler Mal Müdürlüğü ile İlçe Özel İdare Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalıdır. Mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; taraf tanıklarının tümü, fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşifte taşınmazın tespitine esas alınan 442 sayılı vergi kaydı ile davacılar adına tespit edilip taşınmaza komşu 411 ada 4 parselin tespitine esas 455 ve 773 sayılı vergi kayıtları yerel bilirkişi ve tanıklar eliyle usulünce uygulanmalı, nizalı taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, bilinen ilk zilyedinin kim olduğu, ne sıfatla kullanıldığı, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı araştırılarak bu hususlarda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli; beyanlar arasındaki çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, çekişmeli taşınmazda kullanılan ve kullanılmayan bölümler var ise her bölümü ayrı ayrı irdeleyen komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısı, eğimi, bitki desenini açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, varsa kullanılan ve kullanılmayan bölümleri ayrı ayrı gösterir ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişilere belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazın, önceki ve şimdiki niteliği, arazinin tamamı veya bir bölümünün ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu konusunda rapor düzenlettirilmeli, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, sonuca göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca belgesiz araştırması yapılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, tanıkların söz konusu taşınmazın evveliyatından beri davacıların ataları tarafından kullandığını beyan ettikleri, beyanların birbiriyle örtüştüğü, çelişki içermediği, alınan bilirkişi raporlarında 411 ada 1 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmının 1970 ve 1995 yıllarında tarım arazisi olarak kullanıldığının anlaşıldığı, bu nedenle bu kısmın zilyetlikle kazanıma elverişli olduğu, tarafsız mahalli bilirkişilerin beyanlarıyla; davalıların dava konusu taşınmazlar üzerinde 20 yılı aşan aralıksız ve davasız malik sıfatıyla eklemeli zilyetliğinin olduğunun anlaşıldığı, 411 ada 1 parselin 06.05.2019 havale tarihli fen bilirkişilerinin heyet raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmı yönünden davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddine, Uşak ili Eşme ilçesi ... Köyü 411 ada 1 parselde bulunan taşınmazın 06.05.2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 28.774,52 m2'lik kısmının hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; Uşak ili Eşme ilçesi ... Köyü 398 ada 48 ve 49 sayılı parsel, 314 ada 2 ve 13 sayılı parseller yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin 411 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı gibi bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine de getirilmemiştir. Bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokiler taşınmazın hukukî durumu hakkında yeterli kanı uyandırmamakta olup, dava konusu yapılan alanın yüzölçümü de çelişkili şekilde belirtilmiştir.
Mahkemece, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; taraf tanıklarının tümü, fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşifte taşınmazın tespitine esas alınan 442 sayılı vergi kaydı ile davacılar adına tespit edilip taşınmaza komşu 411 ada 4 parselin tespitine esas 455 ve 773 sayılı vergi kayıtları yerel bilirkişi ve tanıklar eliyle usulünce uygulanmalı, nizalı taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, bilinen ilk zilyedinin kim olduğu, ne sıfatla kullanıldığı, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı araştırılarak bu hususlarda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli; beyanlar arasındaki çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, çekişmeli taşınmazda kullanılan ve kullanılmayan bölümler var ise her bölümü ayrı ayrı irdeleyen, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısı, eğimi, bitki desenini açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, varsa kullanılan ve kullanılmayan bölümleri ayrı ayrı gösterir ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişilere belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazın, önceki ve şimdiki niteliği, arazinin tamamı veya bir bölümünün ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu konusunda rapor düzenlettirilmeli, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, sonuca göre 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca belgesiz araştırması yapılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirir.
2. Davacılar vekilinin 398 ada 48 parsel, 314 ada 2 parsel ve 314 ada 13 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Mahkemece dava konusu taşınmazlara ilişkin herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; mahkemece, mahallinde yöntemince keşif ve uygulama yapılarak tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bildirdikleri ve bildirecekleri deliller toplanmalı, mahallinde yapılacak keşifte komşu köyden yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmeli, varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, mera tahsisi yoksa, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı, kimin ne zamandan beri ve ne şekilde zilyet ettiği araştırılmalı, mahkemenin, taşınmazların konumu ve niteliğine ilişkin gözlemi tutanağa geçirilmeli, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği, zaman içinde sınırlarında mera yönünden genişleme olup olmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığı, mera ile arada doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığı ve taşınmazların meradan açılan bir yer olup olmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli, yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazların öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı düşünülmeli, taşınmazların çevresinde bulunan komşu parsellerin tapu kayıtları ve hükmen kesinleşenlerin dava dosyaları getirtilerek ne şekilde kesinleştikleri belirlenmeli, komşu parsellerin kesinleşme durumları nazara alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacılar vekilinin 398 ada 49 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2008/213 Esas, 2014/133 Karar sayılı dava konusu 398 ada 49 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine ilişkin kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/10253 Esas, 2015/13510 Karar sayılı ilamıyla onandığı ve anılan taşınmaz yönünden hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, bu taşınmaz yönünden yeniden hüküm kurulması hatalı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacılar vekilinin ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!