8. Hukuk Dairesi 2022/2529 E. , 2024/564 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'in davasının feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının ise esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma isteminin değer itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili Kandıra ilçesi Akıncı Mahallesi çalışma alanında bulunan 103 ada 33, 42, 119 ada 15, 127 ada 19, 127 ada 40, 129 ada 28, 131 ada 31 ve 133 ada 26 parsel ... taşınmazlar ... adına; 103 ada 34, 43, 105 ada 4, 115 ada 89, 119 ada 17, 127 ada 21, 128 ada 53, 128 ada 61, 129 ada 27, 132 ada 8 ve 133 ada 27 parsel ... taşınmazlar ... adına; 103 ada 35, 105 ada 3, 119 ada 14, 128 ada 59 ve 130 ada 36 parsel ... taşınmazlar ... adına; 119 ada 22 parsel ... taşınmaz eşit paylarla ... ve müşterekleri adına ve 128 ada 47 parsel ... taşınmaz ise ... adına, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; ... ili Kandıra ilçesi Akıncı Mahallesi 103 ada 33, 34, 35, 42 ve 43, 105 ada 3 ve 4, 115 ada 89, 119 ada 14, 15, 17 ve 22, 127 ada 19, 21 ve 40, 128 ada 47, 53, 59 ve 61, 129 ada 27 ve 28, 130 ada 36, 131 ada 31, 132 ada 8, 133 ada 26 ve 27 parsel ... taşınmazların tarafların kök murisi ...'dan intikal ettiğini ve murisin terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal ile davacılar adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmişler; yargılama sırasında davacı ... davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... cevaplarında; bir kısım taşınmazların kök muris Hasan'dan intikal ettiğini ve taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiğini, bir kısım taşınmazların ise 3. kişilerden satın alındığını belirterek; davalı ... ise cevabında, 128 ada 47 parsel ... taşınmazı önceden beri kendisinin ektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " kök muris Hasan'ın terekesinin 1978 yılında usulüne uygun taksim edildiği, taksime İbrahim, ... ve Muhammet'in katıldığı, diğer mirasçılardan Ayşe' nin İbrahim ile, Emine'nin ... ile Hanife'nin ise Muhammet ile paydaş edilerek taşınmazların ayrıldığı, anneleri Zeynep'e de 127 ada 19, 20 ve 21 pasel ile 129 ada 27 , 28 ve 29 parsel ... taşınmazların verildiği, taksime bizzat katılmayan anneleri Zeynep, kız kardeşleri Emine, Ayşe ve Hanife mirasçılarının da bu taksimden haberdar oldukları ve taksimi onayladıkları, tespite kadar taksime itiraz edenin olmadığı, mirasçılardan Ayşe'nin İbrahim ile hissadar yapıldığı ve 119 ada 22 parsel karşılığında Ayşe mirasçılarının haklarından feragat ettikleri, Emine'nin bütün haklarını kardeşi ...'e 2004 tarihli senetle devrettiği, Hanife ve Muhammet mirasçılarının adlarına 1/2 hisseli olarak tescillerin yapıldığı, Muhammet'in oğlu Ramazan adına tespit gören taşınmaz sayısının fazla olmasının sebebinin 1998 ve 1993 tarihli senetlerle satın almalardan ve dava konusu olmayan taşınmazlardaki Hanife mirasçılarının payını satın almış olmasından kaynaklandığı ve taksimde her bir mirasçıya eşit miktarda ve değerde taşınmaz düşmesinin zorunlu olmadığı" gerekçesiyle, davacı ...'in açmış olduğu davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar ..., ..., ...'ün açmış oldukları davanın reddine, 103 ada 33, 34, 35, 42 ve 43, 105 ada 3 ve 4, 115 ada 89, 119 ada 14, 15, 17 ve 22, 127 ada 19, 21 ve 40, 128 ada 47, 53, 59 ve 61, 129 ada 27 ve 28, 130 ada 36, 131 ada 31, 132 ada 8, 133 ada 26 ve 27 parsel ... taşınmazların kadastro tutanaklarındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " keşifte dinlenen tespit bilirkişilerinin ve tanık beyanlarında, taşınmazların ve davalıların ada ve parsel numarasını bildirdikleri taşınmazların kök muris ...'dan intikal ettiği ve murisin ölümünden sonra erkek çocuklarının kendi aralarında yaptıkları taksime göre mirasçı Ayşe ile İbrahimin, Emine ile ...'in ve Hanife ile Muhammet'in eşleştirilerek taşınmazların bölündüğü, daha sonra Ayşe ve Emine' nin haklarını kardeşlerine dosyaya sunulan senetlerle devrettikleri, taksim tarihinden kadastro tespit tarihine kadar taşınmazların taraflar arasındaki taksime göre çekişmesiz ve aralıksız kullanıldığı, davacıların, kök murisin mirasçı Muhammet Sarı'nın çocukları oldukları, davacılar dışında tüm davalıların taraflar arasındaki taksim hususunu doğruladığı, davalılar tarafından ada ve parsel numarası bildirilen dava dışı 131 ada 32, 127 ada 20, 103 ada 37, 103 ada 41, 128 ada 57, 119 ada 23, 115 ada 90, 128 ada 60, 179 ada 22, 119 ada 16, 129 ada 29, 103 ada 36, 125 ada 31 ve 107 ada 3 parsel ... taşınmazlarında muris ...'dan intikal ettiği ve kadastro tespitinde taraflar arasındaki taksim doğrultusunda Muhammet Sarı mirasçıları ve ... adına tespit gördüğü, bu tespitin dahi mirasçılar arasında taksim gerçekleştiği hususunu ispatladığı, kaldı ki 1977 yılından tespit tarihine kadar kullanımın da taksimdeki kullanım gibi gerçekleştiği, mirasçılar arasında bir nizanın söz konusu olmadığı, bu durumda taksimim yapıldığı savunmasının doğrulandığı " gerekçesiyle, davacılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ... ve arkadaşları vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 Tl peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'sinin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!