8. Hukuk Dairesi 2021/7347 E. , 2024/602 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili .... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 1 parsel ... 3.413.107,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili... Köyü 102 ada 1 parsel ... dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda orman vasfıyla davalı İdare adına tespit ve tescil edildiğini, ne var ki bu taşınmazın bir bölümünün davacıların hissedarı oldukları 24.11.1973 tarihli ve 1 ... tapu kaydının kapsamında kaldığını, kadastro çalışmaları yapılırken sözkonusu tapu kaydının mahalline uygulanmadığını, bunun sonucu olarak da taşınmazın davalı idare adına haksız ve hukuka aykırı şekilde tespit edildiğini beyanla, dava konusu 102 ada 1 parsel ... taşınmazın dayanak tapu kaydı kapsamında kalan bölümünün tapu kaydının iptali ile hisseleri oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davacıların talebinin haksız ve yersiz olduğunu, davaya konu taşınmazın Devlet ormanı vasfında bulunduğunu, yörede yapılan kadastro çalışmalarının 08.09.2009 tarihinde kesinleştiğini, otuz günlük askı ilan süresi içinde kadastro tespitine herhangi bir itiraz olmadığını, kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazın orman olarak tapuya tescil edilerek orman tahdidi sınırları içerisinde bırakıldığını, 3402 ... Kadastro Kanunu'nda (3402 ... Kanun) yazılı on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra iş bu davanın açıldığını, bu nedenle davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, ayrıca davaya konu alanın orman bütünlüğü içerisinde kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu, hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planında da orman olarak gözüktüğünü, Anayasa'nın 169 uncu maddesi ile güvence altına alınan Devlet ormanlarının tapu kaydı, zilyetlik veya zamanaşımı yolu ile iktisaplarının mümkün olmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... ili Çayeli ilçesi Kaptanpaşa Köyü 102 ada 1 parsel ... taşınmazın kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihinin 07.09.2009 olduğu, dava açılış tarihi olan 18.12.2019 tarihi itibarıyla 3402 ... Kanun'un 12 nci maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gerekçesiyle 3402 ... Kanun'un 12/3 üncü maddesi ile 6100 ... Kanun'un 142 nci maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanuna aykırı olduğunu, Kaptanpaşa Köyündeki kadastro çalışmalarının 2010 yılı Ocak ayında tamamlandığı ve orman kadastrosunun da diğer taşınmazlarla birlikte yapıldığı hususunda Kadastro Müdürlüğü tarafından davacılara bilgi verildiğini, dolayısıyla davacıların bu aşamada yanıltıldıklarını, davacıların evrak alma yetkileri de olmadığından kendilerine verilen bilgi doğrultusunda normal kadastro tarihini esas alarak iş bu davayı açtıklarını, dava konusu taşınmazın orman vasfıyla davalı idare adına tescil edildiğine göre somut olayda esas alınması gereken usul ve sürelerin 6831 ... Orman Kanunu'nda (6831 ... Kanun) öngörülen usul ve süreler olması gerektiğini, kadastro tutanaklarının usulüne uygun şekilde kesinleştirilmediğini, hal böyle olunca davacılar yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceğini, dava konusu edilen taşınmazın dosyaya sunulan eski tarihli tapu kaydının kapsamında kalan taşınmaz olduğunu, kaldı ki bu tapu kaydının kapsamındaki taşınmazın 102 ada 1 parsel içerisinde tespit edilip edilmediğinin dahi belli olmadığını, çekişmeli taşınmazın nasıl, ne şekilde ve kimin adına tespit ve tescil edildiği kesin olarak araştırılmadan davanın usulden reddedilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğunu, nitekim dava tarihi itibariyle normal kadastrosu yapılan taşınmazlar yönünden hak düşürücü sürenin de henüz dolmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilemediği, dava dilekçesinde gösterilen ve itiraza uğramayan dava değeriyle sınırlı olarak davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ise de bu husus istinaf sebebi yapılmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurularının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, istinaf dilekçelerinde açıkladıkları üzere İlk Derece Mahkemesi kararını tüm yönleriyle istinaf ettiklerini, bu nedenle istinaf taleplerinin yargılama giderlerindeki usul ve Kanuna aykırılığı da kapsadığını, fazla şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmamasının da usul ve Kanuna aykırı olduğunu açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun’un 12/3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!