WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/5682 E.  ,  2023/2672 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemiyle temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteği davanın değeri itibariyle reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.05.03.2009-03.04.2009 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli ... ili, Hopa ilçesi, Yoldare Köyü, 101 ada 1 parsel sayılı 758.482,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde, bir tarafında Hopa Belediyesi, bir tarafında Hızar atölyesi, bir tarafında ..., ... taşınmazları ile çevrili yaklaşık 3.000 metrekare yüzölçümüne sahip taşınmaz ile yine Yoldere Köyünde bulunan bir tarafında ..., bir tarafında İbrahim ... bir tarafında ... ... bir tarafında Paşa ... ait taşınmazlara çevrili yaklaşık 3.000 metrekare yüzölçümüne sahip öncesinde mısır tarımı yapılan şimdi ise kısmen ... tarımı yapılan iki parça taşınmazın bulunduğunu, her iki taşınmazın da davacıya babalarından kaldığını, taşınmazların ormanla hiçbir ilgisi olmadığı halde kadastro çalışmaları sırasında orman arazisi olarak tespit gördüğünü ileri sürerek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile yeni bir parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman olduğunu, kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açıldığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2.Davalı Hazine; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/168 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları neticesinde 04.04.2009 tarihinde kadastro tutanağının kesinleştiği, eldeki davanın ise on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 06.08.2019 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonrasında çok büyük bir listenin ilan edildiğini, kişilerin bu listelerde kendi adlarına tespit edilen taşınmazları tespit edemediğini, ayrıca tapulu taşınmazların tapusunun da zeminde uygulanmadığını, kişilerin orman olarak tespit edilen taşınmazlardan haberdar olamadığını, dava konusu taşınmazların bulunduğu köyün kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihin 15.08.2009 tarihi olduğunu, bu tarihten önceki bir tarihte olan 04.04.2009 tarihinde orman parselinin kadastro tutanağının kesinleştiğinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların orman olmadığını, davacı tapu dairesine gittiğinde kendisine tapu işlemlerinin 15.08.2009 tarihinde kesinleştiğinin söylendiğini, eldeki davanın da bu tarihe göre süresinde açıldığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli ve 2020/349 Esas, 2020/303 Karar sayılı kararı ile Yoldere Köyünde kadastro çalışmaları başladığında öncelikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi uyarınca orman parsellerinin tespiti yapılıp dava konusu 101 ada 1 parselin de orman vasfıyla tespiti yapılarak 05.03.2009 ile 03.04.2009 tarihleri arasında ilanının yapıldığı, 30 günlük ilan süresi içerisinde tespite itiraz edilmemesi/dava açılmaması sebebiyle bu tespitin 04.04.2009 tarihinde kesinleştiği, bu ilan süreci yasal prosedüre uygun yapılmakla 10 yıllık hak düşürücü nitelikteki dava açma süresinin 04.04.2009 tarihi itibariyle kanun gereği başladığı, orman vasfı taşımayan diğer taşınmazlar yönünden askı ilanlarının daha sonraki tarihlerde yapılması ve onlar yönünden kadastro tespitlerinin daha sonra kesinleşmesinin dava konusu taşınmaza etkisinin olmadığını, buna göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 12 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

345,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile artan 165,10 TL'nin istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.