WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/4636 E.  ,  2024/475 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, ... Köyü 461 ada 1 parsel sayılı 9.253 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliği ile beyanlar hanesine, taşınmaz içerisinde (A) ve (B) ile gösterilen ahır ile (C) ile gösterilen ev ...'a, (D) ile gösterilen ev ...'a, (E) ile gösterilen ev ....'a, F ile gösterilen ev ile (G) ile gösterilen ahır Kamil Orman'a, (H) ile gösterilen ev ile (I) ve (K) ile gösterilen ahır ...'a aittir şerhleri verilmek suretiyle, Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve vergi kaydına dayanarak, ... Köyü 461 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında müdahiller ..., ... ve ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve vergi kaydına dayanarak davaya katılmışlardır.

Davalı Hazine cevabında; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " davanın kabulüne; 461 ada 1 nolu parselin fen bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen 991,62 m²’lik kısmının davalı Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile davacı ... adına, (H), (I) ve (K) harfleri ile gösterilen 2.381,98 m²’lik kısmının davalı Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile müdahil davacı ... adına, (F) ve (G) harfleri ile gösterilen 472,91 m²’lik kısmının davalı Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile müdahil davacı ... adına, (D) harfi ile gösterilen 612,42 m²’lik kısmının davalı Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile müdahil davacı ... adına tespit ve tapuya tesciline " ilişkin ilk hüküm hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.11.2012 tarihli ve 2012/6877 Esas, 2012/13407 Karar sayılı ilamıyla; " Usûlüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması ile şahıslar adına tesciline karar verilen kısımlar dışında kalan bölüm yönünden sicil oluşturulması " gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "davanın kabulüne, 461 ada 1 nolu parselin tespitinin iptaline, fen bilirkişisinin 03.11.2010 havale tarihli krokili raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile göstermiş olduğu 991,62 m²’lik kısmın davacı ... adına; (H), (I) ve (K) harfleri ile göstermiş olduğu 2.381,98 m²’lik kısmın müdahil davacı ... adına; (F) ve (G) harfleri ile göstermiş olduğu 472,91 m²’lik kısmın müdahil davacı ... adına; (D) harfi ile göstermiş olduğu 612,42 m²’lik kısmın dahili davacı ... adına tespiti ile tapuya tesciline; (M) harfi ile göstermiş olduğu 457,37 m²’lik kısmın yol olarak terkinine; (L) harfi ile göstermiş olduğu 4.154,07 m²’lik kısmın tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline" karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.09.2018 tarihli ve 2016/9581 Esas, 2018/5744 Karar sayılı ilamıyla; " İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada fen bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (H), (I), (K), (F), (G) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı Hazinenin bu kısımlar yönünden temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesinin; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına dair kanun hükümleri saklıdır” hükümlerini içerdiği, somut olayda, davacı ve müdahil davacı gerçek kişilerin zilyetlik iddiası ile kadastro tespitine itiraz ederek kendi kullanımlarında olan kısımların adlarına tescilini talep ettikleri halde talep dışına çıkılarak bilirkişi raporunda (M) harfi ile gösterilen kısmın yol ve (L) harfi ile gösterilen kısmın ise orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğu açıklanarak, (A), (B), (C), (H), (I), (K), (F), (G) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden yine aynı şekilde kişiler adına taşınmazların vasıfları da belirtilmek suretiyle tescil kararı verilmesi, ancak (M) ve (L) kısımları yönünden davanın reddi ile tespit gibi tescil kararı verilmesi yeterli olup, talep dışında karar verilmemesi " gereğine değinilerek, bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; " Dava konusu edilen yerlerin orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı ile müdahil davacılar adına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu " gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 461 ada 1 nolu parselin kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi Sebahattin Aykılıç'ın dosyada mevcut 03.11.2010 havale tarihli krokili raporunda (A), (B) ve (C) harfi ile gösterilen 991,62 m² lik kısmın arsa vasfı ile davacı ... adına, (H), (I) ve (K) harfi ile gösterilen 2.381,98 m² lik kısmın arsa vasfı ile müdahil davacı ... adına, (F) ve (G) harfi ile gösterilen 472,91 m² lik kısmın arsa vasfı ile müdahil davacı ... adına, (D) harfi ile gösterilen 612,42 m² lik kısmın arsa vasfı ile dahili davacı ... adına tespiti ile tapuya tesciline, (M) ve (L) harfi ile gösterilen, sırasıyla 457,37 m² lik ve 4.154,07 m² lik kısımlar yönünden davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde kadastro çalışmaları 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 Sayılı Kanun) ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılmış ve 19.10.2009 - 18.11.2009 tarihleri arasında ilân edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
Bu doğrultuda; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas fen bilirkişi raporunda 461 ada 1 parsel içinde ve gerçek kişiler adına tesciline karar verilen bölümler dışında kalan (E) harfi ile gösterilen 182,63 metrekarelik yer yönünden sicil oluşturulmamış olması hatalı olduğu gibi, aynı raporda (M) ve (E) harfi gösterilen bölümlerin gerçek kişiler adına tesciline karar verilen kısımların ortasında kaldığı ve 461 ada 1 parsel ile fiili bağlantısının kopmuş olduğu gözönünde bulundurularak, anılan bölümlerin ifraz edilip, 461 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tescil hükmü kurulmamış olması da isabetsiz ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1-E numaralı bendinde yer alan "taşınmazın tespit gibi tesciline" ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine "M harfi ile gösterilen 457,37 m2 ve aynı raporda E harfi ile gösterilen 182,63 m2'lik kısımların parselden ifrazı ile 461 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına arsa vasfıyla tespit ve tesciline" cümlesinin yazılmasına ve hükmün, DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.