WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/801 E.  ,  2024/947 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2210 E., 2018/2064 K.
SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
2. Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, eksik ceza verildiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; fazla ceza verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, katılan arkadaşıyla parkta buluşmak için beklediği sırada sanığın arkasından gelerek kolundan tutup ölümle tehdit etmek suretiyle kaldırıma sürüklerken katılan direnmesi ve yardım çağrısını da bulunması üzerine sanığın eylemine son vererek uzaklaştığı, bu suretle sanığın kişiyi hürriyteinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Polis tarafından tutulan 09.11.2017 tarihli güvenlik kamera kaydı inceleme ve tespit tutanağına göre, olayın müştekinin beyanı gibi gerçekleştiğinin anlaşılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurun olay günü parkta arkadaşını beklediği sırada sanığın aniden yanına geldiği, mağduru kolundan tutup ölümle tehdit ederek karşı kaldırıma doğru sürüklediği, bunu gören güvenlik görevlilerince olaya müdahale edilerek sanığın yakalandığı güvenlik kamera kaydı görüntüleri, mağdurun beyanları ile dava dosyasındaki diğer delillerden anlaşıldığından eylemin cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
2. Mağdurun 05.04.2008 tarihli duruşmada sanığın kendisine "sesini çıkarma sen benim alın yazımsın" şeklinde sözlerle kaçırmaya çalıştığını beyan etmesi karşısında; sanığın atılı suçu cinsel amaçla işlediği anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/2210 Esas sayılı kararının, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine takdîren gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.