8. Ceza Dairesi 2022/5290 E. , 2024/1044 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/805 E., 2022/935 K.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2020 tarihli iddianamesiyle temyizin kapsamına göre sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
3.Sanık müdafii ve katılan vekilinin temyizi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin 23.06.2020 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, sanığın eylemde hile kullanmış olması sebebiyle eylemin Türk Ceza Kanunun 109 uncu maddenin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan ceza tayin edilmiştir.
4. Verilen hükmü, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 9.Ceza Dairesi'nin 15.03.2022 tarihli kararı ile '' mağdurenin kullandığı cep telefonunun ailesi tarafından elinden alınması nedeniyle evden kaçması üzerine ailesinin mağdureyi aramaya başladıkları ve araçları durdurup mağdureyi görüp görmediklerini sordukları sabit olduğu, mağdurenin beyanına göre de, sanığın mağdureyi ailesine götürme teklifinin mağdure tarafından kabul edilmemesi üzerine kendi evine götürdüğü, evde bir müddet kaltıktan sonra mağdurenin talebi üzerine arkadaşının evine bıraktığı ve bu süreçte şahsına da bir zarar vermediğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 109/1, 109/3-f, 110 maddelerinin tatbik edilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle, fazla ceza tayini '' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma sonrası, bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesi'nin 09.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi, atılı suçun hile kullanılarak işlendiğine, cinsel saik bulunduğu için etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağına, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Sanık müdafinin temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurenin beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, mağdurenin ailesinin kendisini öldüreceğini söylemesi nedeniyle vekil edenin güvenli bir yere bırakma amacıyla hareket ettiğine, mağdurenin babasının kollukta şikayetçi olmadığına ve tekrar şikayetçi olamayacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesi Kabulü
Olay tarihi olan 23.06.2020 tarihinde mağdurun kedilere ekmek vereceğim bahanesiyle evden kaçtığı, mağdurun sanık ile karşılaştığı, sanığın mağdura hitaben, "Abilerin motosikletle seni arıyor, jandarma peşinde, istersen seni kurtarabilirim" dediği, akabinde mağdurun sanığın aracına bindiği, sanığın mağduru evine götürdüğü, sanığın mağdura hitaben, "Cebinde ne varsa sehpaya koy, sen yatak odasına geç, birazdan babam gelecek" dediği, mağdurun yatak odasına geçtiği, sanığın mağdurun yanına gelerek mağduru dudağından öpmeye çalıştığı, bunun üzerine mağdurun sanığın ikametinden ayrılmak istediği, bunun üzerine sanığın mağduru arkadaşı Sıla'nın ikametine bıraktığı, sanık savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmediği, ancak sanığın kaçamaklı tevil yollu beyanda bulunduğu, mağdurunun daha önce sanık ile herhangi bir tanışıklığı veya husumeti bulunmadığı, suç tarihi itibari ile 13 yaşında olan mağdurun beyanlarına itibar edilmesi gerektiğinden bahisle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının f bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin 03.12.2020 tarihli kararının sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9.Ceza Dairesi'nin 15.03.2022 tarihli yukarıdaki bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda verilen 09.06.2022 tarihli kararına göre, mağdur beyanı, sanık savunması, müştekilerin beyanı, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamından; mağdurenin kullandığı cep telefonunun ailesi tarafından elinden alınması nedeniyle evden kaçması üzerine ailesinin mağdureyi aramaya başladıkları ve araçları durdurup mağdureyi görüp görmediklerini sordukları, sanığın mağdureyi ailesine götürme teklifinin mağdure tarafından kabul edilmemesi üzerine kendi evine götürdüğü, evde bir müddet kaldıktan sonra mağdurenin talebi üzerine arkadaşının evine bıraktığı ve bu gerekçeyle sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının f bendi, 110 uncu maddesi ve 62 nci maddesi gereğince ceza tayin edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Katılan mağdure vekilinin, suçun işleniş şekli ve zamanı ile tüm dava dosyası içeriği gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince temel cezanın belirlenirken gösterilen gerekçelerde, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerine bir aykırılık bulunmadığından katılan mağdure vekilinin üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Olay ve olgular bölümündeki hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve mağdure vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.06.2022 tarihli kararında sanık müdafii ve mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!