8. Ceza Dairesi 2021/683 E. , 2024/1010 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/150 E., 2015/508 K.
SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, iftira
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, suça sürüklenen çocuk müdafii, sanık ..., sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red-Bozma
Cumhuriyet savcısının temyizinin tüm sanıklara yönelik olduğunun kabulü ile;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin kararın gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan red sebepleri dışında hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sarıkamış Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 23.05.2013, 30.05.2013ve 04.06.2013 tarihli iddianameler ile sanıklar Adem, Aslan, Hüseyin, Habip, Alican ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanık ... hakkında ise iftira ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle cezalandırılmaları talep edilmiştir.
2. Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli kararı ile sanıklar Aslan ve Hüseyin hakkında atılı suçtan 2 yıl 6 ay hapis, Habip ve Alican hakkında 5 yıl hapis, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 3 yıl 4 ay hapis, cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar Neşe ve Adem hakkında da atılı suçlardan beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ... yönünden suçun sabit olduğuna, sanıklar Alican, Aslan, Adem ve suça sürüklenen çocuk ...'in savunma haklarının kısıtlandığına, birleşen dosyalardaki evrakların iddianamenin birleştiği dosyada okunmadığı, tutanak görgü tanığı Aysel'in beyanına başvurulmadığına, tanık Oya'nın çekilme hakkı hatırlatılmadığına, tanık Kübra'nın dinlenilmesinin usule uygun olmadığına, sanık ... hakkındaki iftira davasında diğer sanıklar hakkındaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin davanın sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine, takdiri indirim uygulanırken gerekçe gösterilmediğine ilişkindir.
B. Sanık ...'ın temyiz isteği; tarafların evlendiğine ve davanın düşmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, mağdure Neşe'nin hayvanlarını toplanma yerine götürdüğü esnada sanık Habib'in yanına gelerek ''benimle gel kaçalım" dediği mağdurenin ''şimdi olmaz" demesi üzerine sanığın kolundan tutup çektiği sırada mağdure Neşe'nin terliklerinin ayaklarından çıktığı, Neşe'nin kurtulmaya çalışarak bağırdığı, ancak sanık ...'in kolunu tutup onu çekmeye devam ettiği, o sırada diğer sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in de geldiği, birlikte mağdureyi çekiştirdikleri, mağdurenin fenalaştığı, gözünü açtığında kendisini ormanlık alanda başında sanıklarla bulduğu, akşam saatlerinde sanık ...'ın babası Aslan’ı arayıp mağduru kaçırdıklarını bildirerek yardım istediği, Habip'in de Adem ve Hüseyin'i arayarak yer temini konusunda yardım istediği, Hüseyin ve Aslan'ın sanıklara yardımda bulunduğu, mağdure ile sanığın akşam kaldıkları evde mağdurenin sanık ...'in zorla kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu beyan ettiği, bu nedenle sanık ...'nin 18.5.2013 ve 22.5.2013 tarihleri arasında tutuklu kalan sanık ... hakkında şikayette bulunarak cinsel saldırı suçundan hakkında soruşturma başlatılmasına sebep olduğu iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...'nın temyizi yönünden yapılan incelemede;
Yokluğunda verilen 21.07.2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ olunan hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 05.10.2020 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık ... hakkında Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede;
1. Tanık A.O'.nun savcılılıkta çelişkili ifadeler verdiği, olayın üzerinden uzunca bir süre geçtiği de nazara alındığında tekrar dinlenmesinde hukuki yarar görülmediğinden Tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Tanık O.T.'in çekilme hakkı mahkemece hatırlatıldığından Tebliğnamede bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
3. Mağdure Neşe'nin aşamalardaki beyanları, tanıkların zorla alıkonulduğuna ilişkin beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediği sabit olduğu anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık ... hakkında Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede;
1. Sanığın aşamalardaki ifadeleri, mağdurenin savcılıkta olayın sıcağı ile verdiği ifade, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlemediği anlaşıldığından Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
D. Sanıklar Alican ve Aslan hakkında Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'ın temyizine yönelik yapılan incelemede;
Sanıkların savunmalarının alındığı celselerde üzerilerine atılı suçun anlatıldığının zapta geçirildiği görülmekle temyiz talebindeki ve Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Mağdurenin savcılık aşamasındaki ifadeleri, tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
E. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
F. Sanık ... hakkında Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.05.2014 tarihli sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
G. Sanık ... hakkında Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede;
Sanık ve diğer sanık ... ile mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, mağdurenin alıkonulması suçuna iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ...'nın temyizi yönünden yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilip 21.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 05.10.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE
B. Sanık ... hakkında Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2013/150 Esas, 2015/508 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... hakkında Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2013/150 Esas, 2015/508 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Sanıklar Alican ve Aslan hakkında Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'ın temyizine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2013/150 Esas, 2015/508 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
E. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde (E) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2013/150 Esas, 2015/508 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümdeki hak yoksunluklarına ilişkin kısmın çıkartılmak suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
F. Sanık ... hakkında Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde (F) bendinde açıklanan nedenlerle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2013/150 Esas, 2015/508 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
G. Sanık ... hakkında Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde (G) bendinde açıklanan nedenlerle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2013/150 Esas, 2015/508 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!