8. Ceza Dairesi 2021/16981 E. , 2024/1112 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/670 E., 2020/415 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2017 tarihli iddianamesi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat, sanık ... hakkında ise mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık ... ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek, sanık ...'un beraatine ilişkin kararın kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince mahkumiyetine, sanık ...'nin cezalandırılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; sanık ... yönünden mağdur katılanın beyanlarının çelişkili olup fazla ceza tayin edildiğine, sanık ... yönünden somut delil bulunmadığına, beyanların çelişkili olduğuna, tutanak mümzilerinin dinlenmediğine, kararın hatalı olduğuna ilişkindir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği; sanıklara üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ... hakkında cezaya hükmedilmesinin hatalı olduğuna, sanık ...'nin eylemi tek başına gerçekleştirdiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, olay günü, eşi olan mağdur katılanı zorla kendi anne babasının evine soktuktan sonra sanıkların kapıyı kilitlemek suretiyle katılanın gitmesini engelledikleri, yapılan ihbar üzerine olay yerine gelen polislerin ihtarına rağmen kapıyı açmadıkları gibi kapının polislerce kırılmasından sonra da kapı arkasında durarak açılmasını engellemek suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda sanıklardan Birol'un beraatine, sanık ...'nin ise mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet ve beraat kararlarının kaldırılarak, sanık ...'un 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince mahkumiyetine, sanık ...'nin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Dosya kapsamına göre; sanık ...'un suça iştirakı ile ilgili tanık beyanlarının kısmen çelişkili olduğu, sanık ...'un savunmasında hamile olan mağdur katılana zarar gelmemesi için tarafları yatıştırmaya çalıştığını beyan ettiği, mağdur katılanın da beyanlarında sanık ...'un kendisine yönelik fiziki bir müdahalesi olmayıp olayı yatıştırmaya çalıştığını belirtmesi olayın olduğu esnada evde başka kişiler de bulunmasına rağmen onlarla ilgili aynı suçtan açılmış bir davanın da bulunmaması, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'un atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı 21.09.2017 tarihli tutanak mümzilerinin dinlenmesininde bu kapsamda dosyaya yenilik getirmeyeceği anlaşıldığından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Dosya kapsamında bulunan 21.09.2017 tarihli kolluk tutanağı, mağdur katılanın aşamalardaki beyanları, tanık M.K. nın ifadeleri ve sanık savunmalarına göre; sanık ...'nin olay günü mağdur katılanı zorla kendi babası olan sanık ...'un evine soktuğu, yapılan ihbar üzerine eve gelen kolluk güçlerinin kapının açılmasına yönelik ikazlarına rağmen kapının açılmadığı, kapının kırılmasından sonra da kolluk güçlerinin eve girişini engellemeye çalışmak suretiyle, katılana karşı cebir tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu tek başına işlediği anlaşıldığından, Mahkemece suçun sübutuna ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiş, ancak sanığın eylemi tek başına gerçekleştirdiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafii, katılan Bakanlık vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/670 Esas sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!