WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/16967 E.  ,  2024/1007 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1340 E., 2020/1192 K.
SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine dair karar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma ve zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur.

2. Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2019 tarih, 2016/617 Esas, 2019/167 Karar sayılı kararı ile sanığın, kül halinde, zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli sicil kaydı okunarak ek savunması alınmak suretiyle cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Verilen karar ile ilgili sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 11.12.2020 tarihli, 2019/1340 Esas, 2020/1192 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair somut delil bulunmamasına rağmen, mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, ... müşterilerine ait banka kartlarını kopyalamak suretiyle, banka hesaplarından rızaları dışında para çekimleri yaptığı iddiasına ilişkindir.
2. Suçtan zarar gören banka kartı sahiplerinin bankaya itirazı üzerine yapılan araştırma sonucunda, müşterilerine ait banka kartlarının farklı tarihlerde, ATM'lere aparat yerleştirilmesi sonucu kopyalandığına ve bu kartlardan farklı tarihlerde para çekimi yapıldığına dair banka yazısı ve ekinde bulunan kopyalanan kartlara ait liste dosyada mevcuttur.
3. Kartlardan para çekilme anına ilişkin ATM kamera kayıtları incelendiğinde işlemlerin bir kısmının sanık tarafından yapıldığı belirlenmiştir.
4. Görüntülerle ilgili Ulusal Kriminal Büro Amirliği tarafından hazırlanan raporda da, para çekimlerinin bir kısmının sanık tarafından yapıldığının kuvvete muhtemel olduğu bildirilmiştir.
5. Suçtan zarar gören banka kartı sahipleri B.Ç., H.Ş., E.D., A.H. ve A.A. tanık olarak alınan ifadelerinde "Kartlarından, bankanın Merter Şubesi ATM'sinden para çekildiğini öğrendiklerini, kartlarının kendilerinde olduğunu" beyan etmişlerdir.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendinde "Bölge adliye mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verebileceğinin" belirtilmesi karşısında, bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi tarafından, atılı suçun işlendiğine dair ulaşılan kanaate yeterli gerekçe gösterilerek verilen karara atıf yapılarak, mahkemece verilen kararda, usul veya esas bakımından herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığının belirtilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, tebliğnamede belirtilen 2 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosyadaki olgular itibari ile; katılan bankanın 15.12.2015 tarihli yazısı ile, ekte bildirdiği mağdur müşterilerine ait banka kartlarının kopyalanarak müşterilerin hesaplarından para çekildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan araştırmalar neticesinde, 30.06.2015 tarihinde katılan bankaya ait Yıldıztepe ATM'ye, 01.07.2015'de ise Çarşamba Ofis Site ATM'ye kart kopyalama aparatı yerleştirildiği, bu şekilde kopyalanan kartlardan farklı tarihlerde para çekimi yapıldığı, para çekme anına ilişkin kamera kayıtları incelendiğinde görüntülerdeki beyaz şapkalı kişinin sanık olduğunun belirlendiği, yine görüntülerle ilgili Ulusal Kriminal Büro Amirliği tarafından hazırlanan raporda da, para çekimlerinin bir kısmının sanık tarafından yapıldığının kuvvete muhtemel olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta dair kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak;
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlama suçunun ise anılan maddenin 3 üncü fıkrasında düzenlenerek, birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, değişik bankalara ait kredi kartlarının manyetik şerit bilgilerini kopyalamak ve elde edilen kart bilgileri ile sahte kartları üretip yarar sağlanması halinde suçtan zarar gören ilgili bankalar olup, kartları kopyalanan banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda kopyalanması halinde 43 üncü maddesinin, sahte olarak üretilen kartların alışverişte kullanılması halinde ise banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak yapılan incelemede;
1. Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, bankaya ait suça konu kartları farklı tarihlerde kopyalayarak sahte kart oluşturan ve bu kartları yine farklı tarihlerde kullanarak menfaat elde eden sanığın, eylemlerinden ötürü, 5237 Sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Adli sicil kayıtları, dosya içeriği ve UYAP entegrasyon ekranından yapılan sorgulama neticesinde, sanığın aynı bankaya yönelik benzer eylemleri nedeniyle hakkında başka davaların bulunduğunun anlaşılması karşısında; mükerrir cezalandırılmanın önlenmesi bakımından sanık hakkında açılan benzer davaların mümkünse birleştirilmesi, aksi halde getirtilip incelenerek dosya içerisine alınıp bu davaları ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek, sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Hususları karşısında, sanık hakkında kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 11.12.2020 tarihli, 2019/1340 Esas, 2020/1192 Karar
sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve gerek istinaf gerek ise temyiz yoluna sadece sanık tarafından başvurulmuş olması nedeni ile, 5271 sayılı Kanunun 283 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dosyanın 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.