7. Hukuk Dairesi 2024/92 E. , 2024/599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/414 E., 2023/336 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrisimil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin 143 ada 33 ve 1 parselin malikleri olduğunu, ayrıca komşu 143 ada 31 parselde tarafların birlikte hissedar olduklarını, 143 ada 31 No.lu müşterek parselin etrafının davalılarca sarıldığını, bu parselin ve bu parsel üzerinden ulaşımı sağlanan 143 ada 33 parselin yıllardır izin alınmadan davalılar tarafından kullanıldığını, müşterek parsel üzerinde bulunan ve davalı ... tarafından yapılan evin müvekkillerinin maliki olduğu 33 parsele taşırıldığını, 143 ada 1 parselin bir kısmını da kendi parsellerine katarak kullanmaya devam ettiklerini, davalıların haksız müdahalesinin men'ine, 143 ada 31 parselin etrafına çekilen çinko ve teller ile kötüniyetli olarak taşırılan evin taşan kısmının kâl'ine ve taşınmazın eski hale getirilmesine, haksız kullanım nedeniyle geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin yasal faizi ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, dava konusu taşınmazın 40 yıl önce 3 kardeş hissedar arasında fiilen taksim edildiğini ve 40 yıldır herkesin bu taksime uygun olarak yerini kullanarak ev yaptığını, tecavüzlü evin gerçekte babaları ... 'a ait olduğunu, yapılacak keşifte belirleneceği üzere babalarına ait 143 ada 34 parselden 388 m² yerin davacıların babası ...'e verildiğini, buna karşılık 143 ada 33 parselin babalarına kaldığını, 40 yıldır da bu şekilde kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 31.05.2016 tarihli ve 2014/616 Esas, 2016/476 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 143 ada 31 parsel sayılı taşınmazın davalılarca çinko ile çevrilerek davacıların geçiş hakkının kısıtlandığı, davacılara ait 143 ada 33 parsel sayılı taşınmazı izin almadan kullandıkları ve haksız müdahalede bulundukları, 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmını kendi taşınmazlarına katmak suretiyle kullandıkları gerekçesiyle davalıların davaya konu 143 ada 1, 143 ada 33 ve 143 ada 31 No.lu parsellere vaki müdahalelerin men'i ile 143 ada 31 No.lu parsel üzerindeki çinkoların kaldırılması ve 143 ada 1 No.lu parsel için 368,09 TL, 143 ada 31 parsel için 4.606,57 TL ve 143 ada 33 No.lu parsel için 7.772,20 TL ecrimisil bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak hisseleri oranında davacılara verilmesine dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 31.05.2016 tarihli ve 2014/616 Esas, 2016/476 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.10.2020 tarih ve 2018/5942 Esas, 2020/6331 Karar sayılı ilamında; "davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, hükme esas alınan rapora atıf yapılmaksızın ve kararın eki yapıldığı belirtilmeksizin davalıların haksız olarak yapmış olduğu müdahalenin men'ine karar verildiği, fakat karar içeriğinden müdahalenin men'ine karar verilen kısmın neresi olduğunun, bahse konu tecavüzün nerede başlayıp nerede bittiğinin, hangi kısımdan hangi davalının ne kadar miktarda sorumlu tutulduğunun anlaşılmadığı, 143 ada 33 No.lu parsel yönünden, murisin ölüm tarihi olan 25.04.2014 ile dava tarihi arasındaki dönem için tecavüz edilen yerin tarla vasfı ve tecavüzlü alan esas alınarak ürün gelir yöntemine göre hesaplama yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre ecrimisil talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken arsa vasfı değerlendirmesi ile taşınmazın tamamı için ecrimisile hükmedilmesinin doğru olmadığı, 143 ada 31 parsel yönünden ise murisin ölümünden sonra söz konusu parselin etrafının duvar örülmek suretiyle davacıların bu parsele girmelerinin engellendiği ve evi kullanamadıkları anlaşıldığına göre fen bilirkişi raporunda D harfi ile gösterilen ev için kira geliri üzerinden hesaplama yöntemi dikkate alınarak taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre ve sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle davacıların murisinin ölüm tarihinden dava tarihine kadar ki dönem için hesaplanan ecrimisile hükmedilmesi gerekirken 31 No.lu parselin tamamı üzerinden bu ilkeler göz ardı edilerek ecrimisile hükmedilmesinin doğru olmadığı" gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 19.10.2021 tarihli ve 2021/25 Esas, 2021/342 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 29.09.2022 tarih ve 2022/1436 Esas, 2022/5681 Karar sayılı ilamında; bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, bozma kararı üzerine oluşan kazanılmış hakkın gözetilmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; el atmanın önlenmesi ve kâl talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece ecrimisile yönelik kurulan hüküm ile gerekçe arasında çelişki olduğunu, müdahalenin men'i talebi yönünde de keşifte dinlenen tanık beyanlarının kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, kâl talebinin fahiş zarara neden olacağını, kazanılmış hakların dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrisimil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 297 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı HMK'nın "Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi" başlıklı 294 üncü maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.
2. Aynı Yasa'nın "Hükmün kapsamı" başlıklı 297 nci maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
3. "Hükmün yazılması" başlıklı 298 inci maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
4. Somut olayda; mahkemece her ne kadar toplam ecrimisil tutarı 1.376,36 TL olduğu halde kısa kararda sehven 5.614,85 TL olarak yazıldığı, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulamayacağından bu hususun düzeltilmeyerek ıslah edilmiş haliyle ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verildiği belirtilmiş ise de; hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluştuğu anlaşıldığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!