WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/92 E.  ,  2024/674 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1688 E., 2022/1560 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılması ve faizin başlangıç tarihi yönünden yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/295 E., 2020/151 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve faizin başlangıç tarihi yönünden yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı ile olan evliliklerinin 27/10/2014 tarihinde kesinleşen ilam ile sona erdiğini, 2720 ada 1 parsel, 4. kat, 17 No.lu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğunu, işbu taşınmaz için davalının açmış olduğu katılma alacağı davasının red ile sonuçlandığını, davalıya gönderdiği ihtarnamenin neticesiz kaldığını ileri sürerek el atmanın önlenmesi ile şimdilik 500,00 TL ecrimisil bedelinin boşanma kararının kesinleşme tarihi olan 27/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi sunmamış; ön inceleme tutanağındaki beyanında ise, davacının oturması için kendisine izin verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davanın kabulüne karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı, boşandıktan sonra davacının uzunca bir süre kendisine oturma izni verdiğini, 09.09.2019 tarihinden itibaren ise taşınmazda herhangi bir ilgisinin kalmadığını, dairenin anahtarlarının sadece kendisinde değil davacıda da mevcut olduğunu, annesinin ve abisinin baskısı ile davacının ihtarname gönderdiğini, kararı kabul etmemekle birlikte 2019 yılından itibaren faiz hesabı yapılmasının gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...2720 ada 1 parsel 17 numaralı bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu, davacı ve davalının 27/10/2014 tarihinde kesinleşen ilam ile boşandıkları, davalı her ne kadar taşınmazı kullanmadığı ve boşalttığı iddiasında bulunsa da, yapılan keşifte taşınmazın anahtarının davalıda olup bağımsız bölümün davalı tarafından açıldığı, davalının kullanımının haklı bir nedene dayanmadığı, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin kabulünde bir isabetsizlik olmadığı fakat dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalının sair istinaf talepleri reddedilerek faizin başlangıcına ilişkin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına; dava konusu bağımsız bölüme davalının yapmış olduğu el atmanın önlenmesine, 25.284,93 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı, ecrimisil bedelinin yüksek belirlendiğini, davacının muvafakati ile dava konusu taşınmazı kullandığını, bilirkişi raporlarının bilimsellikten uzak olduğunu ve 1.655,40 TL olması gereken yargılama giderini Bölge Adliye Mahkemesinin fazla hesaplandığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 üncü maddesi.

2.Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.