7. Hukuk Dairesi 2023/737 E. , 2024/610 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1944 E., 2022/1685 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/304 E., 2021/91 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl, birleştirilen davada ise temliken tescil, olmazsa tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada temliken tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili; müvekkiline ait 602 parsel sayılı taşınmaza davalının kendisine ait olmadığını bildiği halde bina inşa ederek tecavüzde bulunduğunu belirterek el atmanın önlenmesi ve yapının kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı-birleştirilen davada davacı; müvekkili ile davalının amca çocukları ve kayınbirader olduğunu, müvekkilinin 1998 yılında yazlık bir ev yaptırmak istediğini, davalının 602 No.lu parsele ev yapabileceğini söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin 1998 yılında inşaata başladığını ve 2000 yılında inşaatı bitirdiğini, o zamandan beri yaz aylarında burada kaldığını, 2015 yılında tarafların arasının bozulduğunu belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, mümkün olmaması halinde müvekkilinin yaptırmış olduğu ev ile dikmiş olduğu ağaçlarının bedelleri ile birlikte faydalı ve zaruri masraflarının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
2. Davacı-birleştirilen davada davalı vekili; karşı tarafın kötü niyetli olduğunu, hiçbir para ödemeden ve mülk sahibinden izin almadan taşınmazını işgal ederek ev yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği, karşı dava yönünden; dava konusu taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı, ancak davalı-birleştirilen davada davacının iyiniyetli olduğu kabul edilerek tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiği, yapı nedeniyle davacı sebepsiz olarak zenginleştiği, ağaç bedeline ilişkin talepten feragat edildiği gerekçesiyle asıl davada el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme talebinin kabulüne, birleştirilen davada temliken tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne 108.675,00 TL tazminatın ...'tan alınarak, ...'a ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleştirilen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yıkılmasına karar verilen binanın bedelinin ödenmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, karşı tarafın kötü niyetli olarak müvekkilinin arsasına bina yaptığını, yıkımın kim tarafından yaptırılacağının izahsız kaldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme talebinde bulunduğu, davalının ise dava konusu taşınmazda haksız işgalci konumunda olup herhangi bir üstün hakka dayalı olmadan ev ve bahçe yaptığı, parselin bir kısmını işgal ettiği ancak bu evi ve bahçeyi, her ne kadar yazılı izin olmasa da sözlü izni ile uzun yıllar önce yaptırdığı, tarafların amca çocukları olduğu, aynı zamanda enişte kayın oldukları, uzun yıllar kullanıma ses çıkarmayan tapu malikinin aralarının bozulması üzerine 2015 yılında dava açtığı, bu nedenle birleştirilen dava yönünden temliken tescil şartları oluşmamış ise de, iyiniyetli olması nedeniyle tazminat talep etme hakkı doğduğu, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, bu tür davalarda yıkım masrafları haksız çıkan tarafa ait olduğundan karşı taraftan alınması gerektiği, gerekirse icra yolu ile de alınabileceğinden bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yıkım kararı verilen ruhsatsız ve izinsiz yapılan bina hakkında tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl, birleştirilen davada ise temliken tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718, 722, 724, 729 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!