WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/684 E.  ,  2024/613 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/43 E., 2022/2161 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/559 E., 2021/195 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 428 parsel sayılı, özel parselasyon numarası 7, 8, 9, 10 olan gayrimenkulün maliki davalı tarafın da aynı özel parselasyonun 5 ve 6 numaralı yerin maliki olduğunu bu parselde başkaca hissedarların da bulunduğunu, her ne kadar davaya konu gayrimenkulün tarla vasfında birçok hisseye bölünse de 1995 tarihli röperli krokiden anlaşılacağı üzere parselin hissedarlar arasında fiilen taksim edildiğini, taşınmazın uzun yıllardır taksim edilmiş haliyle kullanıldığını, ancak davalı tarafın kötü niyetle müvekkiline ait taşınmazın büyük bir bölümünü işgal ettiğini, ihtarnameyle duruma son vermesi ihtar edilmesine rağmen davalı tarafın 10 yılı aşkın süredir kullandığını belirterek elatmanın önlenmesini, yapıların kâl’ini ve ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı; kendisine ait taşınmaza haksız müdahalesi üzerine davacıyı 24.06.2016 tarihinde Arnavutköy Kaymakamlığı'na şikayet ettiğini, şikayeti üzerine 3091 sayılı Kanun hükümleri uyarınca mahallinde yapılan inceleme sonucunda davacının tecavüzü tespit edilerek tecavüzün men'ine karar verildiğini, bu karara karşı davacı tarafından İstanbul İdare Mahkemesine iptal istemi ile dava açıldığını, talebin reddine karar verildiğini, aynı yer ile ilgili olarak iş bu davanın açıldığını, taşınmazını 13 sene önce satın alarak hissesine düşen m2'yi aşmayacak şekilde kullandığını, davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği röperli özel ifraz krokisinden hiç bir zaman haberi olmadığını, bu zamana kadar diğer hissedarlarla arasında hiç bir problem olmadığını, davacı tarafın taşınmazdaki hissesini 4 sene kadar önce satın alarak hissesine düşen m2'den fazla yer kullandığını, idare mahkemesinde dava açıldığından işbu davanın kesin hüküm varlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemedeki beyanlarını tekrarla, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyan ve taleplerinin dikkate alınmadığını, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların taşınmazda paydaş olduğu, tüm paydaşları bağlayan bir taksim sözleşmesi bulunmadığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere taşınmaz üzerinde 6 adet mesken yapısı olduğu, diğer kısımların bahçe olarak kullanıldığı ve bir kısmının boş olduğu, davaya konu alanın davalıya ait evin yan tarafında kalan boş alan olduğu, davacının toplam 980 m2 olan bu alanı tel çit ile çevirdiği, çevrilen bu alanda davalıya ait 32 m2 alan kaplayan kümeslerin olduğu, dava konusu alanla ilgili davacı hakkında 3091 sayılı Kanun uyarınca tecavüzün menine karar verildiği, İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 16.06.2017 tarihinde kesinleşmiş olan 2016/1243 Esas sayılı dosyası ile işlemin iptali talepli açılan davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından özel taksim krokisi dosyaya sunulmuş ise de bu krokinin hangi tarihte düzenlendiği ve düzenlendiği tarihte tüm malikler tarafından onaylanıp onaylanmadığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı, ayrıca bu krokiye göre dava konusu yerin 7, 8, 9, 10 No.lu parsel olarak gösterildiği ve karşısında farklı malik isimlerinin yer aldığı, tarafların taşınmazın ilk maliklerinden olan ... Kesebir tarafından satım yapılan ... 'dan hisse satışı aldığı ancak ... 'a hangi özel parsellerin isabet ettiği ve davacı ile davalıya hangi özel parsellerin tapuda hisse satışı şeklinde devredildiğinin de belli olmadığı, toplanan delillerden taşınmazın tamamında tüm paydaşları kapsayan fiili kullanım biçimi oluştuğuna dair delil bulunmadığı, yapılan idari soruşturma, idari yargıda görülen dava ve dinlenen tanık beyanlarına göre, davalının çok uzun süredir bu alanda hayvancılık yapmak suretiyle kullanımının bulunduğu, öte yandan davacının taşınmazda payına karşılık kullandığı alan olduğu, payından fazla kullanım iddiasına dayalı sorunun kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ...

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.