7. Hukuk Dairesi 2023/5518 E. , 2024/645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/114 E., 2023/25 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; vekil edeninin 179, 181, 182, 184, 186 ve 191 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalıların müvekkiline ait taşınmazları rızası dışında 5 yıldan fazla süreden beri ekip biçerek kullandıklarını, davalılar hakkında ve dava konusu haksız müdahaleler nedeniyle vekil edeninin şikayeti nedeniyle Kahta Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/426 Esas ve 2014/24 Karar sayılı dosyasında ceza aldıklarını, anılan ceza davasında, davalıların dava konusu taşınmazlara ekip biçerek müdahalede bulunduklarını kabul ettiklerini ileri sürerek, müdahalenin men’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreyi kapsamak üzere 500,00 TL ecrimisilin, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 07.05.2015 tarihli dilekçeyle talebini 38.632,31 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan ... yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılardan ... vekili duruşma beyanında davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Kahta Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/426 Esas sayılı ceza dosyası ile davalılar hakkında 179 ve 191 parsel sayılı taşınmazların 2011 yılında haksız yere işgal edildiğinden bahisle davalılara hapis cezasına hükmedildiği, görülmekte olan davanın ise 179, 181, 182, 184, 186 ve 191 parsellerle alakalı olduğu, ecrimisil bedelinin geriye dönük 5 yıllık süre için istenildiği, ancak davacı tarafça taşınmazların 2014 yılından geriye dönük 5 yıl boyunca kullanıldığına ilişkin somut bir delil öne süremediği gibi bu hususlarda dinlenilen tanıkların çelişkili beyanlarının bulunduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına göre her ne kadar davalıların taşınmazlarda malik olmadıkları anlaşılmakta ise de savunmalarında dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına göre paydaş maliklerinden olan ...’a tebaen kullandıklarını beyan ettikleri, dinlenen tanıkların açıklamalarından davalıların dava konusu taşınmazların her birinin tamamının mı yoksa yarısını mı kullanılmış olduğunun anlaşılamadığı, davacının dava konusu taşınmazlarda kullanabileceği kısımların bulunup bulunmadığının da araştırılmadığı, taşınmazların başında yapılacak keşif ile her bir taşınmazın ne kadarlık kısmının kim tarafından, ne sıfatla kullanıldığı, dava konusu taşınmazların her birinde davacının kullandığı ya da kullanmasına müsait olan kısımların bulunup bulunmadığının tanıkların dinlenmesi suretiyle tespit edilmesi, dava konusu taşınmazlardan davacının kullandığı ya da kullanmasına müsait olan kısım bulunanlar yönünden davanın reddine karar verilmesi, şayet dava konusu taşınmazların her birinin tamamının davalılar tarafından kullanıldığının tespiti halinde ise davalıların anılan taşınmazları tapu kayıtlarında paydaş olan dava dışı ...’a tebaen kullandıklarına yönelik savunmaları nedeniyle ...’ın tapudaki pay oranını aşan kısımlar yönünden, davacının anılan taşınmazların her birinde malik olduğu tarihler ve davacının her bir taşınmazdaki pay oranı dikkate alınarak ecrimisil hesaplaması yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.01.2023 tarihli ve 2021/114 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazların tamamının 2010-2014 yılları arasında davalılarca kullanıldığının anlaşıldığı, davacının kullandığı veya kullanmasına müsait olan yerlerin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı, 17.01.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu taşınmazlardaki davacının payı oranında 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak 41.903,81 TL tespit edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı tanıklarının beyanlarının bir kısmının çelişkili ve gerçeğe aykırı, bir kısmının da lehlerine olduğunu, Mahkemece ecrimisil değerinin 41.903,81 TL olarak belirtildiğini; ancak 38.632,31 TL’ye karar verildiğini, bozma ilamındaki eksikliklerin yerine getirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!