7. Hukuk Dairesi 2023/512 E. , 2024/712 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1026 E., 2022/1209 K.
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/203 E., 2021/67 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vasiyet eden ...’ün Karabük 2. Noterliği’nde 23.01.2013 tarihinde düzenlediği vasiyetnamenin açılıp okunduğunu, bu vasiyetname ile murisin maliki olduğu 196 ada 231 parsel sayılı taşınmazda bulunan 9 numaralı bağımsız bölümü vakıf ve derneklere hibe ve bağışta bulunmak ve aracını dilediğine satıp defin ve benzeri işlemleri yapmak üzere davacıyı yetkilendirdiğini ileri sürerek vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının vasiyeti yerine getirme görevlisi olmakla tenfiz davası açamayacağı gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacının vasiyeti yerine getirme görevlisi sıfatıyla murisin son isteklerini yerine getirmek maksadıyla gerekli işlemleri sonuçlandırmak istediğini, vasiyetnamenin usulünce açıldığını ve itiraza uğramadığını, kanuni mirasçılardan kendileri lehine olmayan vasiyetnamenin tenfizini talep etmelerinin beklenemeyeceğini, vasiyeti tenfiz görevlisi olarak görevlendirilmesine ilişkin ek kararda tapu, banka vb kurumlarda işlem yapabilmesi için tenfiz kararı alması gerektiğinin belirtildiğini, vasiyeti yerine getirme görevlisi sıfatıyla miras ortaklığını temsil ettiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının vasiyetname ile vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atandığı, TMK’nın 552. maddesinde sayılan görev ve yetkileri arasında vasiyetnamenin tenfizi davası açma yetkisinin sayılmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak ilaveten itirazlarının yeterince incelenmediği, örneğini sundukları emsal Yargıtay kararında tenfiz görevlisine yetki verilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olduğu hususlarını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 550 nci ve devamı maddeleri ile 600 üncü ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, özellikle de vasiyeti yerine getirme görevlisinin sulh hukuk hakiminden alacağı yetki ile vasiyetnamenin tenfizine yönelik işlemlerde bulunabileceği hususu dikkate alınarak temyize konu karar hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!