7. Hukuk Dairesi 2023/268 E. , 2024/603 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1712 E., 2022/2151 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/124 E., 2021/351 K.
Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile babası ... arasında İpsala Noterliğinde düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre ...'nin Edirne ili, İpsala ilçesi, ... Köyü, 2097 parsel sayılı taşınmaz ile Edirne ili, İpsala ilçesi, ... Köyü 2804 parsel sayılı taşınmazlardaki her türlü hak ve hisselerinin tamamını ölünceye kadar bakıp gözetmek şartı ile davacıya bıraktığını, davacının sözleşme şartlarını yerine getirdiğini belirterek sözleşmeye konu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...'ın vekili; davanın kötü niyetli olarak açtığını, davaya konu ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali talebiyle daha önce İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/121 Esasında kayıtlı dava açıldığını, tarafların anlaşması üzerine iptal davasının takipsiz bırakıldığını, anlaşma şartı davacının ölünceye kadar bakma sözleşmesinden doğan sözleşmeye konu taşınmazların tamamının kendi adına tapuya tescilinden feragat etmesi olduğunu, ölünceye kadar bakma sözleşmesine karşı zamanaşımı ve şekil şartları yönünden itiraz hakları da dahil olmak üzere tüm itiraz haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu sözleşmenin, diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı yapılıp yapılmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı, murise bakılmadığı iddiasının ise eldeki davada davalı mirasçılar tarafından ileriye sürülemeyeceği, murisin davaya konu iki taşınmaz dışında 5 adet taşınmazının daha olduğu ve mirasçılarına kaldığı, davalılar tarafından eldeki dava açılmadan önce sözleşmenin iptali davası açılmış olduğu ve davadan feragat ettikleri, her ne kadar davalılar feragat etme sebeplerinin davacı ... ile mirasın paylaşımı hususunda anlaşmaları olduğunu ileri sürmüşlerse de, mirasın paylaşımı hususunda tüm mirasçıların imzasını taşıyan yazılı bir anlaşma olmadığı ve davadan feragatin geçersiz olduğuna ilişkin herhangi bir dava da açılmadığı gerekçeleriyle davacının eldeki davada haklı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın kötü niyetli açıldığını, davacı tarafın İpsala Noterliği’nin 19 kasım 2012 tarih ve 4807 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesinden doğan sözleşmeye konu taşınmazların kendi adına tapuya tescilinden feragat etmiş olmasına rağmen mahkemece “mirasın paylaşımı hususunda tüm mirasçıların imzasını taşıyan yazılı bir anlaşma olmadığı” gerekçesi ile davanın kabulü yönünde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu anlaşma mirasçılar arasında yazılı olarak bir metne bağlanmamış ise de, dosyada mevcut bilgi ve belge ve tanık beyanlarından anılan anlaşmanın açıkça ortaya çıktığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras payının mirasçılar arasında devrinin yazılı sözleşmeyle kanıtlanması gerektiği gibi ilgili davada feragatın geçersizliğinin hiç ileri sürülmediği ve taraflar arasındaki feragatin miras paylaşımı nedeniyle yapıldığı hususunun yasanın ön gördüğü biçimde kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle temyiz isteminde bulunarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 611 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe bölümünde, her ne kadar "... tüm bunlardan davacının eldeki davada haklı olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş..." şeklinde ifade kullanılmış ise de; hem kısa kararda hem de gerekçeli kararda davanın kabulüne dair hüküm kurulmuş olması, yine gerekçede davacının haklı olduğu yönünde açıklamalar yapılmış olması sonrasında "davanın reddine" ibaresinin yazılması maddi hataya dayalı olup, hüküm ile gerekçe arasında bir çelişki oluşturmadığı anlaşılmış, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!